Günümüz yaşam zorlukları üzerine uzun mesai saatleri, düşük ücretler, eksik yatırılan sigorta…
Browsing Category
TMMOB
74 posts
Odalarda Genç Mühendislere Yer Var mı? – Ersin Kiriş, Eren Özmen
Neoliberal-piyasacı anlayışla 30 yıldır süren işçileştirme dalgası birçok meslek alanı gibi mühendis,…
“Fırtınalar” İklimi – Özgür Yergin
“…hilesiz kucaklamak istiyorum dünyayı, şehri ve seni…” demişti Sait Faik . Sevmekle…
AKP’nin Kadın İstihdam Paketi’ne Karşı Mücadelede TMMOB’nin Yokluğu – Pınar Hocaoğulları
AKP çalışma hayatına ilişkin yeni yasal düzenlemelerle çalışanları daha fazla güvencesizleştirme hazırlığı…
Mesleki Denetim ‘Yetkisi’ Olsa da Olmasa da TMMOB Mücadelesini Haziran Direnişiyle Yenilemelidir – Pınar Hocaoğulları
TMMOB’nin mesleki denetim yetkisini devre dışı bırakan önerge meclisten geçti. 9 Temmuz Salı gecesi AKP’li vekillerin Torba Yasa görüşmeleri kapsamında son dakikalarda sunduğu önergede İmar Kanunu’nun 8. maddesine eklenen bend ile odaların proje denetimlerinde onay ve vize verme, meslektaşını bu kapsamda denetleme yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca belirlenen ‘yetkili’ kuruluşlara bırakılıyor.
‘TMMOB‘YE SALDIRILAR DEVAM ETMEKTEDİR…’ Başlıklı Yazıya Cevap – Politeknik
Başlıkta yer alan yazıya ilişkin cevap hakkımızı şimdilik saklı tutuyoruz. Yazıya imza…
TMMOB Mehmet Soğancı değildir, Mehmet Soğancı TMMOB’ye ve mücadelesine zarar vermektedir! – Politeknik
Son bir kaç yıldır AKP’nin neoliberal saldırı programını kurumsallaştıran düzenlemelerin hız kazanması,…
Genç Mühendisler ve TMMOB Öğrenci Üyeleri için 1 Mayıs… – Uğur Akdoğan
Emeğin her alanında olduğu gibi mühendislik alanında da sömürünün dozu her geçen gün artmakta ve mühendisler bu sömürüye en çok maruz kalan kesim haline gelmektedir . Bu durumun oluşmasındaki ana etken hiç kuşku yok ki sanayileşmeye çalışan ülkemizde mühendislerin çok büyük bir kesiminin ücretli mühendis olarak iş gücüne dahil olmasıdır. İlk bakışta mühendislerin ücretli olarak çalışması ile bu durum arasındaki bağlantının anlaşılması güçtür. Bu bağlantıyı anlamak için ücretli mühendislerin sorunlarına göz atmamız gerekir.
TMMOB 1 Mayıs çağrıcıları arasında yer almalıdır! – Pınar Hocaoğulları
1 Mayıs’ın çağrıcı kurumları bu yıl da Taksim’den emek bileşenlerine kararlı bir biçimde seslendi: 1 Mayıs’ta, birliğin dayanışmanın ve mücadelenin gününde, Taksim’deyiz.
Özgür Yazılım ve Cinsiyet Ayrımı * – İzlem Gözükeleş
Geçen yazıda, özgür yazılımın belirlenmiş, değişmez bir olgu olmayıp, farklı çıkar ilişkilerini barındıran dinamik bir süreç olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Bu sayıda ise özgür yazılımdaki ve diğer özgür kültürel çalışmalardaki (Wikipedia gibi) cinsiyetçi eğilimleri tartışacağım.
Yeni YÖK Yasası; Piyasalaştırma ve Güvencesizlik – Eren Özmen, Burak Ergene
AKP, geçtiğimiz yaz boyunca velilerin ve demokratik kitle örgütlerinin kitlesel eylemleriyle karşı durdukları gerici ve piyasacı 4+4+4 eğitim sistemini yürürlüğe koydu. İlkokuldan liseye kadar olan eğitim sürecine müdahalesinden sonra şimdi de yeni YÖK yasası ile üniversiteleri yeniden dizayn etmeye çalışıyor.
Asgari Ücret Mücadelesinde Mühendisler – Pınar Hocaoğulları
TMMOB geçtiğimiz günlerde mühendis, mimar, şehir plancıları için asgari ücret* belirledi. Ücretli…
Politeknik Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Güvencesizlik Anketi Değerlendirmesi
Sunuş
Teknik elemanların kapitalizm içindeki konumu 200 yıllık süreçte önemli değişimler göstermiştir. Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları teknik problemleri çözen, yaptığı işin süreçlerine hakim olan ve sermayenin, yönetimin ayrıcalıklı elemanlarını oluşturan sayısal ve oransal olarak oldukça küçük bir kesimden kitlesel olarak emek piyasasında yer alan, parçalanmış işlerde sınırlı etkileri olan bir kesime dönüşmüştür. Ancak, geçmişin “ihtişamı, ayrıcalıkları, zenginliği” teknik elemanların üstünde bir bulut gibi dolaşmaktadır. Bir yandan, insanlar üniversite tercihlerinde mühendislik, mimarlık, şehir plancılığına yer verirken alana duyulan mesleki ilginin yanında geçmişin parlak günlerinin izlenimlerini taşımakta ve bu izlenimlerle okulun zorluklarını aşıp çalışma hayatına girmektedir. Çalışma hayatında da işyerleriyle, birlikte çalıştığı işçilerle ilişkilerinde aynı izlenimi kafasında taşımaktadır. Meslektaşların bir kısmının görece hızlı şekilde yönetici olması veya kendi işyerlerini kurarak işveren haline gelmesi de geçmişten gelen izlenimlerle birleşerek ayrıcalıklı bir gelecek hayalini beslemektedir.
Harita İş Kolunda İş Kazalarının Analizi ve Değerlendirilmesi – Müge Özgüven
Türkiye’de yakın çalıştığı tüm sektörlerde olduğu gibi harita iş kolunda da çok sayıda iş kazası meydana gelmesine karşın Harita Mühendisliği alanında iş kazaları ve iş güvenliği üzerine yapılmış kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır.
Demokrasi, Teknoloji ve Mühendisler – Hayati Can
Bilim,
Gericiliğin karanlığının yırtılmasını sağlayan yegane tılsım oldu. Gericiliğin tüm kurumlarını yerle bir eden bu tılsım, gerçeğin kendisinden başka bir şey değildi. Bu dönemin tüm bilim adamları Galileo gibi tehdit altındaydı. Kadınlar ise şeytan denilerek diri diri yakılırdı. Kıta Avrupası engizisyon karanlığında boğuşurken, Asya’nın batısı islamın karanlığına gömülmüştü. İslamiyet te hristiyanlık gibi kadını en temel hedef seçer ve cazalandırma yöntemi olarak kırbaç ve recm (taşlama) yöntemini kullanır. Muhaliflere ise, kılıçla kafa koparma cezası uygulanır. Bu dönemin ortak özelliği, her türlü bilimsel gelişme iktidarı tehdit olarak algılanır ve şeytan icadı olarak ilan edilir. Bu yüzden dini temel alan yönetimlere en temel eleştiri gericilik olmuştur. Bilim ise, gericiliği parçalayan bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Genlerimize binlerce yıllık bir mücadelenin sonuçları olarak yerleşen karanlık ve onu ortadan kaldıran tılsım, insanların sarsılmaz bir güvenini kazandı. Bu durum onun üretim süreçlerinin sorgulanmasını engelledi. Bilimin sınıfsal içeriği, parlak ışığı altında gizlenmeyi başardı.
Transformers Kurultay’daydı. Gözlerimle gördüm. – Armağan Öztuksavul
Uzun yıllardır “Transformers” diye bir şey duyardım. İleri yaşta bir oğlum olunca ne olduğunu öğrendim. Gerektiğinde araba, kamyon vs olan, gerektiği zaman da robota dönüşen makinaların anlatıldığı bir çizgi filmmiş bu. İlginç bir hayal ürünü… Daha da ilginci, geçtiğimiz hafta sonunda, bunun bir benzeri ile gerçek hayatta karşılaştım. 25 – 26 Şubat 2012’de iki gün olarak yapılması planlanan ve yerel kurultaylardan gelen 157 önergenin görüşüldüğü “TMMOB II. Mühendis, Mimar , Şehir Plancıları ve İşsizlik Kurultayı”, Türk mühendislerinin bu büyük icadı sayesinde, bir günde tamamlandı. İcadın ismi “harekete duyarlı, önerge reddetme makinası”. Delegeleri, Kurultay’ın belirli bir anında dönüştürüveren bir icat bu. İnanmadınız mı? Anlatmaya çalışayım o zaman…
OSTİM Mahkemesi Gözlemleri – Ertuğrul Bilir
İstanbul’daki 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin açılışının ertesi günü Ankara’da ülkemizdeki işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerçek durumunu yansıtan OSTİM patlamalarının duruşması 12 Eylül günü yapıldı. 3 Şubat 2011 tarihinde iki ayrı işyerinde meydana gelen ve 20 kişinin öldüğü katliamdan 7 ay sonra ceza davası Ankara 10 Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Duruşma başlamadan önce patlamada yakınlarını kaybedenlerin bir kısmının aileleri Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Bütün sorumlular yargılanıncaya kadar adalet mücadelemizi ve arayışımızı sürdüreceğiz. Bu inanç ve kararlılığımız kıymetlilerimiz kaybettiklerimize ve diğer işçi kardeşlerimize karşı vicdanı sorumluluğun gereği olarak görmekteyiz. Vicdan sahibi bütün kardeşlerimizi, bu mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz” denildi. Basın açıklaması sonrasında duruşma salonuna gidildi.
Anadolunun Talanında Yeni Anayasa İçin İlk Adımlar ya da Güvencesiz Yaşam İçin KHK – Hayati Can
Türkiye’de neoliberal dönüşüm için tam 21 yıl önce bugün Fatsa’da Nokta operasyonu yapıldı. İki ay sonra ise, askeri faşist darbe bu ülkenin geleceğini neoliberal politikalara döndürecek olan süreci başlatmış ve Özal dönemi diye adlandıracağımız karanlık dönemin başlangıcını oluşturmuştu. Bu dönem aynı zamanda baskı politikalarının zirve yaptığı ve ülke yönetiminin TBMM tartışmalarına dahi tahammül gösteremediği KHK dönemidir. Hızlı ve icracı bir hükümet için Bakanlar Kuruluna (Belki de imzalı boş kağıtlarla tek adama) tüm düzenleme yetkileri veren bir uygulama süreci, henüz belleklerimizden silinmedi.
3 Haziran tarihli bakanlar kurulu kararı ile çıkarılan KHK, 8 haziran tarihinde yayınlandığında bende uyandırdığı algı, ülkenin yeni bir 11 Temmuz yaşadığıdır. Yeni 12 Eylülümüz ise, tüm siyasilerin ağzına pelesenk ettiği yeni Anayasa olacaktır.
Neo-Liberal Saldırı Alanları Belli, Yığınak Yapacağımız Mevzilerimiz De! – E.Elif Güven
4 temmuz 2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan KHK ile “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” ile “Orman ve Su İşleri Bakanlığı” kurulmuştur. Özellikle “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı”nın görev tanımları arasında, ilgili meslek odaları ile ilgili mevzuat düzenlemelerinin yer alması nedeni ile yeni kurulan bu iki bakanlık TMMOB camiasında da tartışmalara yol açtı. TMMOB’ye bu yolla yapılacak saldırıları doğru anlayabilmek ve bu saldırılar karşısında TMMOB’nin güçlendireceği mevzileri belirleyebilmek için öncelikle bu iki yeni Bakanlığın kurulmasını, Türkiye’de kurumsallaştırılan neo-liberal politikaların yapısal adımlarından biri olarak görmek ve bu yapısal dönüşümün neye karşılık geldiğini ve bu dönüşümle birlikte gelişecek neo-liberal saldırı programının şiddetini iyice tarifleyebilmek gerekiyor. Bu çerçevede TMMOB ‘ye yapılacak saldırının ilgili bakanlıkların neo-liberal icraatları içerisinde TMMOB’yi neo-liberalizme uyumlu bir yapıya dönüştürme çalışmasından başka bir şey olmadığı açıkça görülecektir.
Yeni dönem yeni mücadeleler – Ertuğrul Bilir
AKP’nin yeni iktidar dönemi daha seçimler yapılmadan önce selamını verdi ve işbaşı yaptı.