TMMOB Mehmet Soğancı değildir, Mehmet Soğancı TMMOB’ye ve mücadelesine zarar vermektedir! – Politeknik

Son bir kaç yıldır AKP’nin neoliberal saldırı programını kurumsallaştıran düzenlemelerin hız kazanması, TMMOB’yi dolaylı ve doğrudan etkileyen sonuçlar yarattı ve yaratmaya devam ediyor.

Bu kapsamda planlanan TMMOB yasası değişikliği geçici bir süreliğine rafa kaldırılmış olsa dahi TMMOB’nin yetkilerinin devre dışı bırakılarak mesleki çalışma kapsamının daraltılması, tüm üyelerin ve meslek mensuplarının mesleki haklarının sermayeye devredilmesi biçimiyle süren yasal düzenlemeler hızla hayata geçiriliyor.

TMMOB’nin, TMMOB’ye bağlı odaların yönetici kadrolarının ve üyelerinin gündeminde yer alan bu döneme ilişkin örgütsel bir yenilenme,  çalışma alışkanlıklarının TMMOB’nin örgütsel bütünlüğünü koruyacak, üyeleriyle dayanışmasını büyütecek bir biçime evrilmesinin gerektiğini söyledik. Bulunduğumuz her yerde bu yenilenmeyi açığa çıkaracak çalışmaları örgütledik.

Biraz daha açıklayıcı olmak ve tekrarlamak gerekirse TMMOB kentlerin talanına karşı meydanlarını savunan, barınma hakkı mücadelesi veren halkla omuz omuza sokaklarda olmalıdır. HES’lere karşı doğasına, suyuna ve toprağına sahip çıkanlarla birlikte olunmalıdır. Ulaşım hakkı, enerji hakkı, güvenli gıda hakkı mücadelesi TMMOB’nin bilimi ve tekniği halkın hizmetine sunacağı çalışmalarla büyütülmelidir. Çalışma yaşamında güvencesizliğin farklı biçimlerini yaşayan ücretli mühendis, mimar ve şehir plancılarının güvenceli çalışma mücadelesi, ana çalışmalardan birisi haline getirilmelidir. TMMOB tüm mühendislerin yanı başında hissettiği bir mücadele örgütü haline gelmelidir.

Toplumsal muhalefetin etkin bir bileşeni olmak üzere mühendis, mimar ve şehir plancılarını hak mücadelelerinin öznesi haline getirecek çalışmalar yürütmek olarak özetleyebileceğimiz yeni mücadele hattı, bu mücadelede yerini alan/almaya çalışan odalarına rağmen, TMMOB’nin beş dönemdir başkanlığını yapan Mehmet Soğancı’ya ters düşmektedir.

Mehmet Soğancı TMMOB’nin mücadelesini sitesinde yayımlanan basın açıklamalarına indirgeyen ve düşük bir profil çizmeye özen gösteren bir yönetim anlayışını sürdürmektedir. Soğancı her konuşmasında bu açıklamalardan övgüyle bahsetse de, bugün AKP’nin gerici ve piyasacı politikalarına karşı mücadele hattı sokaktan geçmektedir. Ve bu mücadele hattı toplumsal muhalefeti yükseltmek için birleştirici olmalıdır. TMMOB ise Mehmet Soğancı inisiyatifi ile emek ve meslek örgütleriyle birleşen değil, bu cepheyi parçalayan bir konum edinmiştir.

TMMOB’nin toplumsal muhalefetteki son dönemini değerlendirecek olursak, ‘birlik, mücadele ve dayanışma’ günü olan 1 Mayıs’ta, AKP’nin Taksim meydanını halkın/emeğin meydanı olmaktan çıkararak sermayenin mekanına çevirmek için aldığı yasaklama kararı ortada iken Başkan Mehmet Soğancı TMMOB yönetim kurulu üyelerinin kararı ve haberi olmadan emek ve meslek örgütlerine TMMOB’nin 1 Mayıs tertip komitesinde yer almayacağını açıklamıştır. Emek ve meslek örgütlerinin Taksim 1 Mayıs’ı için 29 Nisan’da Tayyip Erdoğan’la yaptıkları görüşmede TMMOB yer almamıştır.  İktidara 1 Mayıs’ın hemen öncesi böyle bir görüntü hediye edilmiştir. Taksim 1 Mayıs’ında Şişli’de ve Beşiktaş’ta saatler boyu direnenlere AKP’nin uyguladığı şiddeti görmemiş ve bu şiddete karşı emek ve meslek örgütlerinin 1 Mayıs sonrası yürüttüğü çalışmalarda TMMOB yer almamıştır.

Ve bugün Türkiye’de büyük bir halk direnişi, halk isyanı yaşanmaktadır. Gezi parkı direnişinin fitillediği mücadele AKP’nin baskıcı ve gerici politikalarına karşı süren bir halk direnişine dönüşmüştür. Bu eylem toplumun her kesiminden çok geniş kitlelerin kendiliğindenci katılımıyla AKP faşizmine karşı büyük bir mücadele hattını ortaya çıkarmıştır. Bu mücadelenin somut kazanımlarla ilerlemesi için emek ve meslek örgütlerine büyük sorumluluklar düşmektedir. İşte bu noktada Mehmet Soğancı bir kez daha TMMOB’yi pasifize eden, geri planda tutan, eylemini basın açıklamaları ile sınırlayarak mücadeleyi geriletici, TMMOB kitlesinin çabalarını absorbe edici bir tavır izlemiştir. 1 Mayıs’ta gösterdiği tavrı tekrarlamış ve emek örgütlerinin düzenlendiği eylemlerde TMMOB’yi, mücadelenin asli unsurlarından biri değil, “destekleyicisi/katılımcısı” konumuna indirgemiştir.

Mehmet Soğancı, onbinlerce insanın takip ettiği, emeğin ve mücadelenin portalı olan sendika.org sitesinde siyasal gündeme ilişkin değerlendirmeler içeren yazıda, kendisine yönelik eleştirilere (yine) tahammül edemeyerek tarihinin en hızlı reaksiyonunu sergilemiş ve TMMOB Yürütme Kurulu imzalı bir açıklama yayınlamıştır. Yazı TMMOB tarihi açısından kara bir leke niteliği taşısa da, TMMOB’nin demokratik karar alma süreçleri işletilmeden, yine Mehmet Soğancı otoritesi ve emrivakisiyle oluşturulduğu için TMMOB mücadelesi ve üyeleri açısından hükümsüzdür. Bu hükümsüzlük kendisini, mücadele alanlarında, sokakta birlikte olacağımız, yan yana ve omuz omuza duracağımız TMMOB üyeleriyle gösterecek. Bu hükümsüzlük kendisini, ücretli mühendislerle düşük ücretlere karşı güvenli gelecek mücadelesini büyütürken gösterecek. Bu hükümsüzlük kendisini, AKP karşıtı direnişi, odasında, mahallesinde, derneğinde, sendikasında büyütecek mühendis, mimar ve şehir plancılarıyla gösterecek.

Mehmet Soğancı TMMOB demek değildir ve izlediği politikalar TMMOB’ye yakışmamaktadır. TMMOB’yi Teoman Öztürk geleneğine ve çizgisine yeniden taşımak halkın mühendislerinin en temel görevlerinden biri haline gelmiştir.

NOT 1: Sendika.Org sitesinin yayınladığı aktüel gündem yazısının ardından TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı Gezi Parkı direnişini 12. gününde ziyaret etti. Oysa 1 Haziran 2013 tarihli TMMOB YK toplantısında, başta İstanbul ve Ankara’da direnişler devam ederken yapılan toplantıda, bu isyan gündem yapılmamış ve halk direnişine ilişkin herhangi bir karar alınmamıştı. Yazıdaki eleştirinin kısmen de olsa etkili olması bizleri memnun etti.

NOT 2: TMMOB Yürütme Kurulu imzalı metnin ardından Mehmet Soğancı oda başkanlarının desteğini de göstermek üzere bir metni daha dolaşıma soktu. İkinci metin oda başkanlarının dirençleri ile değiştirildi. Son metin üç günlük çabanın ardından ilk olarak muhalefet.org isimli sitede yayımlandı. Metnin imzalanması esnasında bazı odalara yapılan baskılar 22 oda başkanının imzasını taşıyan metnin aslında bir birliği değil, AKP’nin neoliberal saldırı politikalarına karşı çalışmalarını sürdürmek isteyen ve bu noktada TMMOB’ye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyan odaların verdiği imzalar bütününü göstermektedir.

NOT 3: Bu tartışmalarda TMMOB üyesi dostlarımızdan aldığımız iyi niyetli uyarı zamanlama konusu idi. Halk direnişinin içinde eleştiri olur mu? Bu soruya cevabımız tartışmasız olarak evettir. Bugün Türkiye’de daha önce benzeri görülmemiş bir halk isyanı yaşanmaktadır. Bu isyan AKP’yi geriletecek potansiyel taşımaktadır. Muhalefet örgütlerinin sorumluluklarını hatırlatmak ve birleştirici bir mücadele çizgisi için çağrı yapmak, mücadele edenlerin temel sorumluluğu arasında yer almaktadır. Çünkü yarın geç olacaktır. Amacımız tartışma yaratmak değil tam da bu dönemde halkın mühendisleri olarak TMMOB’yi harekete geçirmektir.

Ekler:
http://www.sendika.org/2013/06/muhalefet-orgutleri-sokagin-gerisinde-kalmamali-halk-hareketinin-onunu-acmali-aktuel-gundem/ Sendika.org’un 4 Haziran tarihli yazısı

http://www.tmmob.org.tr/genel/bizden_detay.php
TMMOB Yürütme Kurulu’nun 5 Haziran tarihli açıklaması

http://www.tmmob.org.tr/genel/bizden_detay.php
Oda başkanları imzaladığı metin

http://www.tmmob.org.tr/belgeler/yk_karar_detay.php
TMMOB’nin 1 Haziran tarihli kararları