Bangladeş’in başkenti Dakka’da duvarlarında çatlaklar olan ve yetkililer tarafından boşaltılması istenen binada üretime devam edildi ve bina 24 Nisan tarihinde çöktü. Şimdiye kadar 600’ün üzerinde insanın cesedi çıkarıldı. Sayının 1000’i geçeceği tahmin ediliyor. Binadaki tekstil işyerlerinde 3 binden fazla insan, dünyanın tanınmış markaları da içinde olmak üzere, ihracata dönük üretim gerçekleştirmekteydi. Bangladeş’te güvenlik önlemleri olmayan binalardaki yangınlarda her sene yüzlerce işçi ölüyor. Bangladeş Maliye Bakanı, kazanın ülkenin en büyük ihracat kalemi olan tekstil ihracatını olumsuz etkilemeyeceğini söyledi. Olaydan sonra, protesto gösterisi yapan işçiler polis tarafından zor kullanılarak dağıtıldı.
Browsing Category
Çalışma Yaşamı
54 posts
Subcategories
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinde Emeğin Örgütlenmesi* – Ertuğrul Bilir
İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİNDE EMEĞİN ÖRGÜTLENMESİ*
Ertuğrul Bilir (Makina Mühendisi, İş Güvenliği Uzmanı)
Sosyal Güvenlik Kurumu dalga mı geçiyor? – Ertuğrul Bilir
Türkiye’deki istatistik ve kayıt sistemlerinin eksiklik ve yanlışlığından yıllardır yakınırız. TÜİK’in işsizlik…
Mesleğin haritası bedenimizde çizilidir: “Çalışmak sağlığa zararlıdır” – Ertuğrul Bilir
Adınız Mustafa … Türkiye’de kurulmaya çalışılan nükleer santraller, itirazlara rağmen hayata geçmiş… Nükleer reaktör bakımı yapan taşeronda çalışan 28 yaşında bir işçisiniz…
BİTDER’in Ardından* – İzlem Gözükeleş
BİTDER web sitesine (http://www.bitder.org/) girildiğinde aşağıdaki mesajla karşılaşılıyor: “GENEL KURUL 2. ÇAĞRISI İLE 31 TEMMUZ 2010 TARİHİNDE GENEL KURULUMUZU GERÇEKLEŞTİRDİK.
YETERLİ ÜYE KATILIMI SAĞLANAMADIĞI İÇİN DERNEĞİMİZİN GELECEĞİNİ YASAL SÜREÇ BELİRLEYECEKTİR.
DUYURULUR.”
Mesajın açıklaması: BİTDER kapanıyor!
Şili’den Türkiye’ye Maden Kazaları-Baran Eroğlu
“Maden işletmelerinde kazalar olur ölümde onların kaderidir.”
Yakın zamanda genel doğruydu birileri için ama Şili de bir göçük sonrası mahsur kalan madencilerin 69 gün sonra bile kurtarılması maden kazalarında ölümlerin kader olmadığını, teknolojinin geliştiğini tüm dünyaya gösterdi.
Çalışma Yasalarında Mühendisler-Mimarlar – Ertuğrul Bilir
1. Mühendislik-Mimarlık Alanını Düzenleyen Kanunlar Ülkemizde mühendis, mimar ve şehir plancılarına ilişkin…
Teknik Eleman Hareketinin Toplumsallaşması Üzerine – Armağan Öztuksavul
Toplumsallaşma derken işçi sınıfı içinde nitelikli emeği temsil eden kesimi oluşturan teknik eleman kitlesinin meslekleri üzerinden kazandıkları bilgilerini emekten yana olarak, halkın çıkarları doğrultusunda halkla paylaşmalarını, etkileşim içinde olmalarını, bir anlamda parçası oldukları sınıfın aynı zamanda organik aydınları haline gelmelerini anlıyorum.
Ağır Bedelli Zafer: 1 Mayıs 2009 – Ertuğrul Bilir*
AĞIR BEDELLİ ZAFER: 1 MAYIS 2009
Bu 1 Mayıs’ta ülkedeki 1 Mayıs mücadelesinin merkezi olan 1 Mayıs Meydanı’na binlerce insanın sendikal ve siyasal pankartlarıyla, bayraklarıyla, sloganlarıyla, 1 Mayıs marşıyla girmiş olması bir başarıdır. Şimdi hepimize düşen görev bu başarıyı önümüzdeki mücadele günlerine yansıtmaktır. Ve tabii önemli bir mücadele günü olan 1 Mayıs’tan güçlü ve zayıf yanlarımıza ilişkin dersler çıkarmaktır.
Ülkemizde Mühendislerin Sendikalarla İlişkileri – Ertuğrul Bilir
Türkiye’de mühendislerin 100 yılı aşan bir örgütlenme tarihi vardır. İnsanlık tarihindeki önemli değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir döneme denk gelen bu süreç içerisinde hem kapitalist üretimin örgütlenme biçimleri, hem de mühendislerin konumları açısından önemli değişiklikler olmuştur. Mühendisler üretim sürecinde, sistemin sayıca az, seçkin unsurları olma konumundan, bugün artık yaşam standartları diğer emekçilere yaklaşan, işsizlikle boğuşan, sayıları yüz binleri bulan bir meslek grubu haline gelmiştir. Bu arada, halen mühendislerin ücretleri işçilerin genel olarak üzerinde olmaya, kendi işini yaparak küçük-orta çaplı işveren olma ihtimalleri emekçilerin genelinden kuvvetli olmaya devam etmektedir. Ancak bu durum, mühendis kitlesinin çoğunluğu açısından işçilerden niteliksel bir farka değil niceliksel bir farka denk düşmektedir.
Bu yazıda, yukarıda söz edilen verili koşulların ışığında ülkemizdeki mühendislerin sendikalaşma çabalarının tarihi üzerinde durulacaktır. Mühendislerin sendikalaşma çabalarını genel olarak teknik elemanlardan ayrı ele almak zor olsa da, kendi özgün örgütlenmeleri ve güncel sorunlarımız / tartışmalarımız açısından bu çalışmada odak noktasına mühendisleri koyacağız.
IBM Türk’de Sendikal Mücadele Üzerine – Pınar Hocaoğulları
Geçtiğimiz yılın ortalarından itibaren önemli bir gündem maddesi olarak açığa çıkan IBM Türk’deki bilişim çalışanlarının sendika mücadelesi; hem mühendislerin diğer çalışanlarla beraber örgütlenmesi, hem bu süreci meslek odası ve sendikanın birlikte örgütlemesi, hem de meslek odalarının ve sendikaların sürece dair hareket noktaları açısından değerlendirilmesi gereken dinamikler içeriyor.
Emeği ucuzlatmanın karnesi: Diploma kiralama – Hansel Özgümüş*
Ülkemizde bütünsel kalkınma politikası ve buna uygun olarak da bir teknik eğitim politikasının olmayışı pek çok meslek dalında olduğu gibi mühendislik alanında da istihdam fazlasının oluşmasına yol açıyor.
Ücretli – işsiz mühendislerin mücadelesi ve TMMOB – Ertuğrul Bilir
2-23 Eylül 2007 tarihlerinde TMMOB tarafından “Mühendislik, İstihdam ve Ücretlendirme Sempozyumu” düzenlendi. Sempozyum esas olarak ücretli ve işsiz mühendislerin sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışmak için yapıldı. Bu vesileyle ben de bu kesime ilişkin bazı düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının (yazıda kısaca mühendisler diyeceğiz) yaklaşık %80’inin ücretli olduğu TMMOB çevrelerinde genel kabul gören ve yapılan araştırmaların da desteklediği bir görüştür. 1998 araştırması mühendislerin %6’sının ise işsiz olduğunu göstermektedir. Ancak bugün için TMMOB çevrelerinde işsiz mühendislerin oranının %20 civarında olduğu görüşü yaygındır.
Mühendislerin hakları var, topluma söyleyecek sözleri de var – Ümit Erdoğdu
Mühendislik mesleği kapitalist üretim ilişkilerindeki rolü bakımından oldukça geniş bir akademik tartışma başlığı oluşturmakta. Ancak bu metinde yürütmeye çalıştığımız tartışma bakımından; mühendislik mesleğinin ve kapitalizmin tarihsel gelişim dinamiklerinin eş güdümünü ve kapitalizm açısından vazgeçilemeyecek bir üretim dinamiği olan mühendislerin aynı zamanda kapitalizmin sömürü ilişkilerinde ücretli kesimler olduğu gerçeğini vurgulamakla yetineceğiz. Bu vurgumuz yani “kapitalizmin çocuğu” mühendislerin aynı zamanda kapitalizm açısından mirastan reddedilen “evlatlık” durumu mühendislerin toplumsal konumu üzerine yürütülen tartışmaların içeriğini belirleyen bir özgünlüktür.