Ülkemizde Mühendislerin Sendikalarla İlişkileri – Ertuğrul Bilir

Türkiye’de mühendislerin 100 yılı aşan bir örgütlenme tarihi vardır. İnsanlık tarihindeki önemli değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir döneme denk gelen bu süreç içerisinde hem kapitalist üretimin örgütlenme biçimleri, hem de mühendislerin konumları açısından önemli değişiklikler olmuştur. Mühendisler üretim sürecinde, sistemin sayıca az, seçkin unsurları olma konumundan, bugün artık yaşam standartları diğer emekçilere yaklaşan, işsizlikle boğuşan, sayıları yüz binleri bulan bir meslek grubu haline gelmiştir. Bu arada, halen mühendislerin ücretleri işçilerin genel olarak üzerinde olmaya, kendi işini yaparak küçük-orta çaplı işveren olma ihtimalleri emekçilerin genelinden kuvvetli olmaya devam etmektedir. Ancak bu durum, mühendis kitlesinin çoğunluğu açısından işçilerden niteliksel bir farka değil niceliksel bir farka denk düşmektedir.

Bu yazıda, yukarıda söz edilen verili koşulların ışığında ülkemizdeki mühendislerin sendikalaşma çabalarının tarihi üzerinde durulacaktır. Mühendislerin sendikalaşma çabalarını genel olarak teknik elemanlardan ayrı ele almak zor olsa da, kendi özgün örgütlenmeleri ve  güncel sorunlarımız / tartışmalarımız açısından bu çalışmada odak noktasına mühendisleri koyacağız.

 

Yazımız bu sürecin tümünü kapsama iddiasında değildir. Ancak, bir yönü ile, TMMOB ( Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ) Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı hazırlıklarının başladığı bir dönemde tartışmalara katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Bu süreçte önümüzdeki mücadele günleri için mutlaka yeni yaklaşımlar geliştirilmesi gerekmektedir. Ancak, mücadele tarihi de unutulmamalıdır. Bu tarihin diyalektik çözümlenmesi ve özneleri ise güçlü ve zayıf yanlarıyla bize gelecek için esin kaynağı olabilecektir.

Sonuç olarak, TMMOB açısından olduğu kadar, Türkiye’deki emek hareketi açısından da önemli ve köklü bir mücadele deneyiminin ortaya koyulduğu 1970’ li yıllar bu çalışmanın ana aksını oluşturacaktır. Ayrıca, mühendislerin ve diğer teknik elemanların sendikalaşma deneyimlerinin ülke ve dünya boyutunda geniş kapsamlı bir araştırmasını yapma görevi ise önümüzde durmaktadır.

 

Yazının devamı için tıklayın

 

* Ertuğrul Bilir (Makina Mühendisi), Şubat 2009