Küresel Su Krizi, HES’lerin Günümüzdeki Asıl Yapılış Amacı ve Enerji Sorununa Alternatif Çözüm Önerileri / Derleme – Taner Aktekin*

HES’lerin anlamı günümüzde sadece enerji üretmek midir? Ayrıca Türkiye genelinde yapılması planlanan 600den fazla HES (Karadeniz 341, Akdeniz bölgesi 225, Doğu Anadolu 30, Güneydoğu Anadolu 20) ten üretilecek enerji Türkiye’deki tüketim payının yüzde olarak ne kadarını karşılar? Temelde sorun aslında nedir? Bu gibi sorulara cevap vermek için bu yazıyı yazdım. Ülkemizde toplumumuz, sanayimiz ve ekonomimiz için mantıken uygulanması gereken enerji politikalarını öne sürdüm; olabildiğince bilimsel verilere ve pratikteki sonuçlara dayanarak bunu belli bir mantık çerçevesinde açıklamaya çalıştım. Son olarak da enerji sorununa birtakım alternatif çözüm önerileri sundum. Öncelikle suyun ticarileştirilmesi konusundan giriş yapıyorum.
Yazıyı okuyun

Bir Bilim ve Aydınlanma savaşçısını kaybettik: Cemal Öğretmen – Ender Helvacıoğlu*

Bir Bilim ve Aydınlanma savaşçısını kaybettikCemal Öğretmen Ülkemizin önde gelen bilim felsefecisi ve bilim tarihçisi, yaşamı boyu bilimsel düşüncenin yaygınlaştırılması ve Aydınlanma hedefi için mücadele etmiş değerli bilim insanı Sevgili Cemal Öğretmenimizi kaybettik. Prof. Dr. Cemal Yıldırım 20 Mart günü uykuda geçirdiği kalp krizi sonucu 84 yaşında hayata veda etti.
Yazıyı okuyun

Ergenekon’dan Sonra Eçhel-i Cühela Cemaati İddianamesi – Burçak Karaman Uysal

Yok Birbirlerinden Farkları Hepsi Çevrecinin Daniskaları* Literatürümüze Başbakan’ın sayesinde giren “çevrecinin daniskası” tamlamasının sözlük tanımının yapılması, artık bu memleket için bir ihtiyaç olmuştur. Bu görev hepimizin vatandaşlık görevidir. Ben dil bilim uzmanlarının affına sığınarak bu konudaki naçizane görevimi yerine getiriyor ve yapacağı bu çalışmada Türk Dil Kurumu’na katkısı olsun diye “Eçhel-i Cühela”yı öneriyorum.  Ne demek “eçhel-i cühela” diyenlere bir küçük açıklama: Bırakmalı “gavur” icadı “daniska”yı bir yana, ikisi de birbirinden Arapça ikisi de bir birinden “cahil ve bilgisiz” kelimeyi getirivermeli yan yana, hem daha bir Arapça yapmalı bu sıfat tamlamasını hem daha cühela… (bkz. www.tdk.gov.tr)
Yazıyı okuyun

Üç Kağıtçı – İbrahim Saral

-Bul kararı, al parayı dedi. Tok sesi ile, tekrarlayıp duruyordu bu sözleri, bazen birileri tezgahına yaklaşıyorlar ve izliyorlardı, meraklı gözlerle, tezgah çevresine birileri yaklaşınca, iki kırmızı, bir de siyah kızdan oluşan üç kağıdı eline alan üç kağıtçı, önce kağıtları izleyicilere gösterip, elinekilerin iki kırmızı bir kara olduğunu iyice belletip hızla önündeki tablaya karmaşık olarak bırakıyordu. Her defasında hangisinin siyah olduğu o kadar belirgindi ki… Tezgahın yakınından biri kağıtların birinin üzerine, izleyenlerin çoğunun kırmızı olduğunu düşündüğü kağıt üzerine para koyar. İzleyenlerin yüzü gerilir. Bazıları kendini tutamayarak homurdar. Üç kağıtçının keskin bakışları homurdana yönelirken kağıdı açar. Evet bilememiştir. Kağıt kırmızıdır. Üç kağıtçı kağıtları tekrar bırakırken yıne “bul karayı, al parayı” tekerlemesini tekrarlar. Adam bu kez izleyenlerinde kara olduğunu düşündükleri kağıt üzerine parayı bastı. Bu sefer kazanmıştı, sevinçten nara attı. Bir sonraki sefere kenardaki bir kaç kişi birden kara belledikleri kağıda parayı bastılar ama yanılmışlardı. Sonrakine daha bir hırsla bastılar. Yine yanılmışlardı… zabıtanın görünmesi ile tezgahın toplanması bir oldu. Kaybedenler kaybettikleri ile kalmışlardı gene.!
Yazıyı okuyun