KMO Sorumlu Müdürlük/Yöneticilik Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

KMO SORUMLU MÜDÜRLÜK/YÖNETİCİLİK SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRGESİ

Odamız tarafından düzenlenen SORUMLU MÜDÜRLÜK/YÖNETİCİLİK SEMPOZYUMU,  5 Aralık 2009 Cumartesi günü Petrol-İş Konferans Salonunda gerçekleştirilmiştir.

Sempozyum süresince; sorumlu müdürlük kültürünü yaygınlaştırarak sorumlu müdürlüğü/yöneticiliği çalışma yaşamının asli bir unsuru haline getirebilmenin koşullarını yaratabilmek amacıyla, geçmişten günümüze sorumlu müdürlüğün, sorumlu yöneticiliğin yasal boyutu; sorumlu müdürlerin, sorumlu yöneticilerin hak, yetki ve yükümlülükleri ile iş sağlığı ve güvenliği açısından sorumlulukları ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ele alınmıştır.

Çalışma ortamını olumsuz etkileyen olası riskler ve bu riskleri giderebilmek ya da  en aza indirebilmek için yapılması gerekenler, uygulamada görev alan uzmanların, sorumlu müdür ve sorumlu yöneticilerin katkılarıyla paylaşılmıştır.

89 mühendis (76 kimya, 4 gıda, 4 makine, 3 metalurji, 1 çevre ve 1 endüstri mühendisi), 9 kimyager, 1 gıda teknikeri ve 76 mühendislik öğrencisi( 74‘ü KMO Öğrenci üyesi) olmak üzere toplam 175 delegenin katıldığı ve 9 tebliğin sunulduğu sempozyumda, “Geçmişten Günümüze Sorumlu Müdürlük/Yöneticilik” konulu bir Panel ile Forum düzenlenmiştir.

Sempozyum kapsamında sunulan bildiriler ile panel ve forumda dile getirilen görüşler, öneri ve saptamalar ana başlıkları ile aşağıda özetlenmiştir:

1- Çalışma yaşamının etkinlik birimleri olan işyerlerinde gerçekleştirilen tüm işler ya da işlemlerin nitelikleri bakımından, can, mal ve çevreye yönelik tehlikelerin oluşması ya da oluşma olasılığı, bu tehlikeler ile ilgili önlemlerin alınmadığında her an ortaya çıkabilmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince 2009‘un ilk altı ayında iş kazası sonucu yapılan teftişlerde; iş kazasına uğrayan 3154 işçiden 670‘inin öldüğü, 549‘unun uzuv kaybına uğradığı ve 1727‘sinin yaralandığı belirlenmiştir. Bu veriler yanında başta Organize Sanayi Bölgeleri olmak üzere işyerlerinde meydana gelen patlama ve yangınlar, sorunun yaşamsal önemini gözler önüne sermektedir.

2- Başta 4857 sayılı İş Kanunu olmak üzere, çalışma yaşamını düzenleyen mevzuat; bu tehlikelerin çok önemli bir bölümünü kapsayan iş sağlığı ve iş güvenliği alanında işverenler; gerekli önlemleri almak ve sorumluluklarını yerine getirmekle, işçiler de alınan önlemlere uymakla yükümlü kılınmışlardır. İşverenler bu alandaki yükümlülüklerini, denetleme ve eğitim zorunluluklarını yerine getirmelerinde, işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları yanında sorumlu müdürlerden, sorumlu yöneticilerden yararlanmak durumundadırlar.

3-Yasalarda bir sınırlama olmamasına rağmen, uygulamaya yol gösteren yönetmeliklerde  ” 50 işçi sayısı” bir sınır oluşturmaktadır.

İşçi sayısı 50‘den az olan işyerlerinde; işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı mühendis veya teknik eleman istihdamı zorunluluğu olmadığı gibi, iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturulması da, İşyeri sağlık ve güvenlik birimi kurulması da yasal olarak zorunlu değildir.

Oysa ki, ülkemizdeki işyerlerinin % 98‘inin 50‘den az işçi çalıştırdığı, tüm çalışanların % 70‘inin 50‘den az işçi çalıştıran işyerlerinde çalıştığı, iş kazalarının % 63‘ünün de 50‘den az işçi çalıştıran işyerlerinde meydana geldiği bilinmektedir.

 İşçi sayısı 50‘nin altında olan küçük ve orta ölçekli işyerlerinde; sağlık ve güvenlik için işveren kimi çalıştırmakla yükümlüdür sorusunun yanıtı, sorumlu müdür/sorumlu yöneticidir.

4- Sorumlu müdürlük/ sorumlu yöneticilik; başka sorumlulukları yanında iş sağlığı ve iş güvenliği alanında önemli ve vazgeçilemez bir araç olup, özellikle ve öncelikle işlevsel olarak, çalışma yaşamında karşılaşılan tehlikelerle ilgili önlemlerin alınmasında yetkili olmak ve sorumluluk taşımaktır.

Bir dizi Kanun, Tüzük ve Yönetmelikte belirtildiği üzere, sorumlu müdürler, sorumlu yöneticiler; üretimin teknolojisinden, ürünün kalitesine, standartlara uygunluğundan,  işçi sağlığı ve iş güvenliğine, iş hijyeninden, çevre ve toplum sağlığına bir dizi alanda sorumludurlar.

Sorumlu Müdürler, sorumlu yöneticiler yol göstericiliğinde işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında alınacak önlemler; işyerlerinde çalışanların, çevrenin ve çevrede oturanların yaşamlarını ve sağlıklarını koruyup geliştirecek, hammadde, ürün ve malzeme kaybını önleyecek,  aynı zamanda üretimin kalite ve verimliliğini de etkileyecek koruyucu önlemlerdir.

Sorumlu müdür çalıştıran işyerlerinin, çalışma ortamını olumsuz etkileyen olası riskleri yönetmek üzere risk değerlendirmelerini ve  acil durum planlarını yapmış, ekiplerini kurmuş ve gerekli eğitimleri aldırmış olarak acil durumlara hazır olduklarını düşündüğümüzde can ve mal kayıplarının ve zararlarının çok az olacağını ve bu olaydan kıl payı olmasa bile çok daha az bir zararla sıyrılabileceklerini söyleyebiliriz.

5- KMO İstanbul Şubesi bünyesinde sorumlu müdür konumunda çalışan, sınırlı sayıda kimya mühendis ve kimyageri kapsayan,  risk yönetimi konusunda yapılan anket sonuçları göstermektedir ki; sorumlu müdürler

ve sorumlu yöneticiler bu alandaki yükümlülüklerini gerektiği gibi yerine getirememekte, getirmemektedirler.

Sorumlu Müdürler, sorumlu yöneticiler bağlı oldukları Odaları ile iletişim içinde, sorumlu müdürlüğü/ yöneticiliği bir belge olmaktan çıkartarak çalışma yaşamının asli bir unsuru haline getirebilmenin koşullarını yaratabilme sürecine katkıda bulunmak, uygulamadan doğan sorunların aşılmasında yol gösterici olmak gibi devasa bir sorumluğu üstlenmek zorundadırlar.

Sorumlu müdür/yöneticilerin bu alandaki sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için;

      a)Sorumlu Müdürlük konusundaki mevzuatı, hak, yetki ve sorumluluklarını bilmeleri,

      b) İSİG mevzuatına hakim olmaları,

      c)OHSAS 18001 ve ISO 14001 yönetim sistemlerinin mantığı hakkında bilgi sahibi olmaları,

      d)Uygulamaya yönelik olarak ilk önce tehlike analizi yaparak, tehlike analizi sonrası risk analizi gerçekleştirmeleri ya da gerçekleştirilmesini sağlamaları,

      e)Teknik zarar azaltma önlemlerini belirleyip, bütçelendirerek uygulamasını hayata geçirebilmeleri,

      f) Acil durum prosedür ve planlarını hazırlayabilmeleri,

      g) Entegre acil durum yönetim tatbikatlarını düzenleyebilmeleri….vb. gerekmektedir.

6- Odalarımız da,  sorumlu müdür/ sorumlu yönetici belgesi verdikleri üyelerini çalıştıkları işyerlerinde denetleyecek, uygulamada karşılaştıkları sorunlara çözüm getirecek, onların talep ve önerilerini değerlendirerek yerine getirecek, yanlarında olduklarını gösterecek mekanizmalar yaratmalıdırlar. Onlara yasal hak ve sorumlulukları ile teknik bilgi desteği sağlamalı, bu alanla ilgili eğitimler ve sempozyumlar düzenleyerek kamusal yükümlülüklerini yerine getirmelidirler.

Öncelikle Ziraat, kimya ve gıda mühendisleri odasında imzalanan 3‘lü protokol kapsamında, gıda işletmelerinde gıda tedarik zincirinin tüm halkalarında denetleme yetkisine sahip olan ortak bir GIDA DENETİM BİRİMİ oluşturulmalıdır. Birimin görev yetki ve sorumlulukları yalnızca gıda güvenliğini denetlemek değil, gıda işletmelerinde sorumlu yöneticilik yapan mühendislerin çalışma koşulları ve özlük haklarının sağlanmasına yönelik denetimleri de içermelidir.

7- Sadece kimya sanayinde faaliyet gösteren 14000‘e yakın işletmenin % 98‘i küçük işletme düzeyindedir. Bu işyerlerinin çok büyük çoğunluğunda, organize sanayi bölgelerinde, genellikle de küçük ölçekli ya da henüz kurumsallaşmamış olan işyerlerinde, sorumlu müdür/ yönetici istihdam edilmemektedir. Sınırlı sayıda işyerinde çalışan Sorumlu Müdürler /Sorumlu Yöneticiler ise; etkin olarak çalışmalarının gereği olmadığı, yalnızca yasal zorunluluk nedeni ile çalıştırılacağı, düzenlenecek Sözleşme içeriğinin önemli olmadığı gibi tutumları kabul ederek çalıştırılmaya zorlanmaktadırlar. Bu konudaki somut kanıt Sorumlu Müdürlerin/Sorumlu Yöneticilerin ücretlerinin aşırı düşüklüğüdür. Bu durum, işyerinde Sorumlu Müdür/Sorumlu Yönetici olarak görev yapacak kişilerin, işlevsiz olarak yalnızca aydan aya olağandışı düşük ücretlerini almaları sonucunu doğurmaktadır. Bu tür uygulamaların en önemli nedeni ve sakıncası; işyerlerindeki işler ve işlemlerin oluşturabileceği tehlikelerin bilgisinde ve bilincinde olunmamasıdır. İşverenlerin bu sakıncalı tutumu ve davranışı bir kazanın oluşuna dek sürmekte, çoğu kez kaza oluşundan sonra anlayış değişikliği gerçekleşmektedir. Ancak ve hiç kuşkusuz artık iş işten geçmiş olmaktadır. Çünkü her bir kazanın bedeli çok yüksektir. Ve hatta kimi kez bir kazanın bedeli asla ödenemez.

8-Çeşitli kanun, tüzük ve yönetmeliklerle sorumlu müdür/sorumlu yönetici istihdamı zorunlu kılınmış olmasına rağmen, denetim elemanlarının sınırlı sayıda olması, kamu adına denetim yetkilerinin dağınık birimlerde ve siyasal iktidar organlarının kontrolünde olması gibi nedenlerle uygulamada çeşitli sorunlar yaşanmaktadır.

Birinci sınıf gayrı sıhhi müesseselerde, işletmenin faaliyet alanında mesleki yeterliliğe sahip bir sorumlu müdür çalıştırılması yükümlülüğüne uyulup uyulmadığı, LPG otogaz istasyonlarında sorumlu müdür, gıda işletmelerinde sorumlu yönetici bulundurulması zorunluluğu yeterince denetlenememekte, kayıt dışı istihdam gibi bu durum da da çaresizliğe teslim olunmaktadır. Odalarımız bu konuda yetkili ve işlevli kılınmalı, kamusal denetimden dışlanması tutumundan vazgeçilmelidir.

 9- 5393 sayılı Belediye Kanunu‘yla, gayrisıhhi müesseselerin ruhsatlandırılması ve denetlenmesi ile her türlü akaryakıt ile LPG ve LNG ikmal istasyonlarına izin verilmesi yetkisinin Belediyelere verilmesiyle birlikte yerel yönetimler de denetim sorumluluğuna dahil olmuşlardır. Belediyeler bu görev ve sorumluluklarını yerine getirirken, sorumlu müdür/sorumlu yönetici istihdamını da denetlemek durumundadırlar. Belediyelerin bu konuda dışlayıcı tutumdan vazgeçerek, Odalarımızla eşgüdüm içinde olmaları, kamusal yükümlülüğün yerine getirilmesinde

Önemli bir adım olacaktır.

10-Organize Sanayi Bölgeleri Yönetimleri, bu alanda Odalarımızla birlikte çalışmalı, işyerlerinde, üretim alanı ve kapasitesine göre sorumlu müdür/ yönetici istihdamı konusunda girişimde bulunarak, bir yandan çalışma ortamını ve çevreyi koruyacak önlemlerin akılcı ve rasyonel biçimde alınması, öte yandan ürün ya da hizmet kalitesinin geliştirilmesinde mühendislik birikiminden yararlanılmasını sağlamalıdırlar.

11- Ülkemizde bu alanda ilk kez düzenlenen bu sempozyumun, eksiklikleri de değerlendirilerek, konunun taraflarını yaygınlaştırılarak tekrarlanması, dahası gelenekselleşmesi için çalışılmalıdır.   

 

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası