Dünya ‘Su Sömürüsü’ Forumu – Oktay Ekinci

Dünya devlerinin dünya suları üzerindeki egemenlik pazarlıklarını yaptıkları Dünya Su Forumuna 2009’un Mart ayında Türkiye ev sahipliği yapacak. İnsanlığın suyuna bile göz koyan küresel güçler, yakın geçmişin su kentiolan, ancak kaynaklarını imar sömürgeciliğine kurban eden İstanbul’da buluşacaklar…

Yaklaşık 8 ay sonraki bu ev sahipliğine hazırlanan Devlet Su İşleri (DSİ), İTÜ, ODTÜ, KTÜ gibi üniversitelerden temsilcilerin de katıldıkları bir konferansı geçenlerde Samsun’da gerçekleştirdi… Benzer toplantıların Dünya Su Forumu’na kadar Trabzon, Van, Bursa, Konya ve Artvin’de de yapılacağı bildirildi…

 

DSİ yetkilileri, bu konferanslardan çıkacak sonuçların 2009 Dünya Su Forumu’na sunulacağını belirtiyorlar. Ne var ki hem Samsun’da, hem de gelecek buluşmaların programlarında, İstanbul’da dünya gündemi olacağı bilinen suyun pazarlanmasına pek yer verilmediği gözleniyor.

Öyle görünüyor ki DSİ hazırlıkları sadece sel”, “taşkın vb. gibi su afetlerinin konuşulmasıyla geçecek. Asıl felaket olan ve insanlığın su gereksinmesini şişeleyerek satmayı hedefleyen su pazarıgündemine hazırlıkları ise siyasilerimiz yapıyor olmalılar…

Demokratik Direniş

Su Forumu’nun resmi hazırlıkları süredursun, ülkenin akademik ve mesleki kurumları ile DİSK, KESK gibi yurt değerlerine duyarlı demokratik toplumsal örgütleri 15 Temmuz 2008’de İstanbul’da Taksim’de bir araya gelerek kamuoyuna bir açıklama yaptılar.

TMMOB adına mimar Torez Dinçöz’ün okuduğu bildirgede bakın neler anımsatılıyor;

Emperyalizmin pazar kavgası-arayışı, yeryüzünün tüm doğal değerlerini metalaştırmaya başlamıştır. Canlı hayatın temel kaynağı su bile alınıp satılan bir piyasa malı haline getirilmiştir.

Daha şimdiden dünyanın pek çok yerinde içme sularının dağıtımı özelleşmiş ve yoksul halkların ciddi tepkileriyle karşılaşmıştır. Ülkemizde de birkaç ilin su dağıtım şebekeleri özelleştirilmiş, Edirne örneğinde olduğu gibi paylaşım kavgaları artık gizlenemez hale gelmiş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ırmakların bile kullanımının özel şirketlere devredileceğini açıklamakta sakınca görmemiştir.

Öte yandan suyun ticarileştirilmesi, özelleştirilmesi, metalaştırılması çabaları yalnızca yoksulların temiz suya erişim hakkını tehdit etmekle de kalmıyor. Yeni baraj ve santral inşaatları mevcut su havzalarının tümüyle kaybedilmesi, havzalardaki canlı yaşamın ve gen kaynaklarının tahrip edilerek ekosistemlerin sona ermesi, tarihi ve kültürel mirasın yok edilmesi gibi telafisi mümkün olmayan tehlikeler yaratmaktadır.

Bugün petrol yüzünden savaşlar yapılmaktadır, yarın su savaş sebebi olacaktır. Dünya halklarının ortak malı olan su ve su kaynaklarının talan edilmesine ve sermayeye peşkeş çekilmesine izin verilemez. Su kaynakları halkın malıdır. Alınıp satılamaz, ticarileştirilemez, halkın su kullanım hakkı engellenemez.

Dünya Su Konseyinin gerçekleştirdiği Dünya Su forumlarının hepsinde dünya sularının özelleştirilmesini amaçlamaktadır. Biz, aşağıda imzası bulunan kuruluşlar, suyun özelleştirilmesine ve Dünya Su Forumunun Mart 2009da İstanbulda bu süreci daha da hızlandırmak amacıyla düzenleyeceği toplantılara karşı birlikte mücadele etmek için bir araya geldiğimizi duyuruyoruz…

Ve İmar Dosyası

Kanal B’deki İmar Dosyasında da bu gece irdelenecek olan Metropollerimizde Susuzlukkonusunu işte bu birlikteliğin temsilcileri değerlendirecekler. Mimarlar Odası İzmir Şb. Bşk. Hasan Topal, İzmir’deki su gündeminin şehircilik ve planlama ilişkilerini anlatıyor.

Ziraat Müh. Odası İstanbul Şb. Bşk. Ahmet Atalık, bir yandan suyun azalması ve kirlenmesinden yakınıp bir yandan da havzalardaki imar yoğunluğunu daha da arttıranların suçlarını sergiliyor.

TMMOB’nin Su Politikaları Kongresi Yön. Kur. üyesi, inşaat mühendisi Ahmet Göksoy da 2009 Mart’ında İstanbul’da toplanacak dünya su pazarı üleşimi zirvesini ele alıyor…

 

Cumhuriyet

10.08.2008