Şehir Plancıları Odası: Bugün Ülkemizi ve Kentlerimizi Krize İten Rant Rejiminin Gerisinde 12 Eylül Düzeni Vardır!

12 Eylül Askeri Darbesi’nin 28. yıl dönümündeyiz. 12 Eylül Rejimi’nin ilk icraatlarından biri seçimle gelen belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması ve belediye meclislerinin görevden alınması olmuştur. Belediyeler siyasetten arındırılma adına, özelleştirme uygulamalarına ve demokratik olmayan bir yönetim anlayışına teslim edilirken, toplumcu güçlere yönelik uzun süreli ağır baskı ve sindirme politikası, siyasal alanın ve kentlerin piyasacı güçlerin tekeline bırakılması ile sonuçlanmıştır.

Ülkeyi ve kentlerimizi krizden çıkarma adına yapılan 12 Eylül Darbesi’nden 28 yıl sonra ülkemiz ve kentlerimiz derin bir krizi yaşıyor. Kamuoyuna yansıyan son tartışmalar göstermektedir ki, AKP ve desteklediği sermaye grupları başta olmak üzere, rant arayışındaki büyük sermaye çevreleri, kentlerin genel çıkarının korunamadığı bir ortamda, kentleri parça parça parselleyip, yağmalamaktadır.

Planlamayı her düzeyde tasfiye eden 12 Eylül rejiminin sağladığı ortamda, belediye başkanları ve yönetimleri kent bütününü dikkate almayan ve plansız bir biçimde kentlerde her anlamda maliyetleri yüksek katlı kavşaklar, kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri uygulamakta ve kentleri her gün biraz daha içinden çıkılmaz sorun yumakları haline getirmektedir.

Tıpkı 12 Eylül Düzeni’nde olduğu gibi, başta gecekondu alanları olmak üzere, bugün de alt gelir gruplarının yaşadığı mahalleler suç, şiddet ve düzensizliğin alanı olarak yansıtılmakta ve kentsel dönüşüm adı altında yağmalanmaktadır. Mevcut iktidar ve yerel uzantıları kentlerde 12 Eylül düzeninin otoriter tavrına benzer tavırlar sergilemekte ve kendi yaşam biçimlerine uygun olmayan kesimlere yönelik baskı ve şiddet uygulamalarına başvurmaktadır.

Bu benzerlikler rastlantısal değildir. Mevcut iktidar, tüm tersi yöndeki söylemine karşın, 12 Eylül Rejimi’nin sağladığı siyasal baskı ortamında serpilmiş ve toplumcu güçlerin sindirildiği bir ortamda iktidara gelmiştir.

Kuşkusuz aradan geçen bu uzun süreye rağmen, toplumcu güçlerin toplumdan yalıtılma sorununu aşamamasının muhasebesi ve eleştirisi yapılmak durumundadır. Öte yandan bu durum, son otuz yılda yaşanan büyük olumsuzlukların sorumluluğunun büyük ölçüde 12 Eylül Rejimini inşa edenlerde olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Aradan geçen bu uzun süre bu toplumsal suçu unutturmamıştır. Sorumlular er ya da geç yol açtıkları bu giderilmesi olanaksız olumsuzlukların hesabını vereceklerdir.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.

TMMOB Şehir Plancıları Odası