Sosyal Ağlarda Örgütlenme – İzlem Gözükeleş

Ergin Yıldızoğlu’nun “Gezi Olayı”nın yarattığı yeni “zaman” üzerine düşünürken (http://www.sendika.org/2013/06/gezi-olayinin-yarattigi-yeni-zaman-uzerine-dusunurken-ergin-yildizoglu/) adlı makalesinde tartışılan ağ örgütlenmeleri üzerine düşünürken Henri Alleg’in Büyük Geri Sıçrama adlı eserini anımsadım.
Yazıyı okuyun

#direninternet – İzlem Gözükeleş

Yaklaşık 10 yıl önce, bilgisayarın gerçekten verimliliği arttırıp arttırmadığının tartışıldığı yıllarda İngiltere’de bilgisayar kullanımı  ile ilgili bir habere rastlamıştım. Haberde, iş süreçlerinin sayısallaşmasının kağıt tüketimini azaltması beklenirken tam tersi bir durumun yaşandığı anlatılıyordu. Gerekçe olarak da çalışanların, belgelerin yazıcıdan çıktısını birkaç kez almaları gösteriliyordu.
Yazıyı okuyun

Şifrepunk Hareketi – İzlem Gözükeleş

Şifrepunk Hareketi                                                                   “Dünyada bir hayalet dolaşıyor, kripto anarşi hayaleti”     Şifrepunk hareketinin kurucularından Timothy C May’in 1992 yılında yazdığı Kripto Anarşist Manitesto’su (http://www.activism.net/cypherpunk/crypto-anarchy.html) bu tanıdık sözlerle başlıyordu. Şifrepunklar, yıllardır bilişim teknolojilerini kullananlar ve geliştirenler olarak bu teknolojilerin sunduğu anonimlik olanağının farkındaydılar. May gibi bir çok şifrepunk dünyanın sayılı üniversitelerinin ya da şirketlerinin araştırma laboratuvarlarında çalışmakta ve bilgisayarların geleceğini, temel yönelimlerini daha açık seçik görebilmekteydiler. Artık iki kişi ya da grup, birbirinin gerçek adını veya kimliğini bilmeden iletişime geçebilecek, işlerini yürütebilecek ve elektronik sözleşmeler yapabilecekti. Bu gelişmeler elbette hükumet uygulamalarının (vergilendirmeler, düzenlemeler, ekonomik etkileşimlerin kontrolü vb) doğasını da değiştirecekti. Bu devrim (hem toplumsal hem de ekonomik) için gerekli teknoloji geçen on yılda sadece teorik olarak vardı. Şimdi ise düşünceler pratiğe uygulanıyordu ve on yıl sonrasında durum bambaşka olacaktı.
Yazıyı okuyun

Yazılım Mühendisliği* – İzlem Gözükeleş

Dil Derneği tarafından yayımlanan sözlükte bilgisayar, “çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir izlenceye göre yapıp sonuçlandıran elektronik aygıt”  olarak tanımlanır. Bilgisayar, donanımdan (hardware) ve yazılımdan (software) oluşur. Yine aynı sözlükte donanım, “bilgisayarı oluşturan gereçlerin tümü” , yazılım ise “bir bilgiişlem dizgesinin işleyişiyle ilgili bilgisayar izlencelerinin, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü” şeklinde tanımlanır. Bir diğer deyişle, donanımla bilgisayarın dokunulabilir bileşenlerine, yazılımla ise maddi olmayan bileşenlerine işaret edilir. Buna göre, fare, klavye, monitör, disk vb. donanım kapsamında değerlendirilirken, işletim sistemi, oyunlar, belge biçimleri (jpg, xml, html, mpg vb.), ofis uygulamaları vb. yazılım kapsamında değerlendirilir.
Yazıyı okuyun

İnternette Anonimlik ve Tor Projesi – İzlem Gözükeleş

FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan el ilanında, vatandaşlar internet kafelerdeki terörist faaliyetlere karşı duyarlı olmaya çağrılıyorlar (bkz. http://info.publicintelligence.net/FBI-SuspiciousActivity/Internet_Cafe.pdf). El ilanı, vatandaşların teröristi nasıl tanıyacağı konusunda ipuçları veriyor. İnternette terörist ve devrimci yazının incelenmesi, polise ve hükumete karşı mücadele taktiklerinin araştırılması, silah, patlayıcı madde ya da askeri teçhizatlar ile ilgili belgelerin indirilmesi, internette gezinirken ip adreslerini gizleme amaçlı web sitelerinin ya da anonimleştiricilerin kullanılması şüpheli durumlar olarak nitelendiriliyor.
Yazıyı okuyun

DRM Tehlikesi – İzlem Gözükeleş

DRM’nin açılımı, DRM’yi savunanlarca Sayısal Haklar Yönetimi (Digital Rights Management) olarak yapılıyor. defectivebydesign.org gibi DRM’ye karşı çıkanlar ise DRM’nin açılımını Sayısal Kısıtlamalar Yönetimi (Digital Restrictions Management) olarak yapmayı tercih ediyor. 
Yazıyı okuyun

İnternet’e Eşit ve Özgür Erişim Hakkı – İzlem Gözükeleş

3 Haziran 2011’de, bizim filtreli İnternet uygulamasını tartıştığımız günlerde, Birleşmiş Milletler, İnternet erişimini temel bir insan hakkı olarak tanımlayan bir rapor yayımladı [1].  Hatırlanacağı üzere, “Arap Baharı” eylemlerinde muhaliflerin İnternet’i  etkin kullanımı karşısında hükumetler ülkelerindeki İnternet kullanımını tamamen engellemeye kadar varan yaptırımlar uygulamıştı. Fakat İnternet erişimine yönelik tehdit, bu ülkelerle de sınırlı değildi. Tüm dünyada, çeşitli web sitelerinin kapatılması ,  engellenmesi ya da bizde olduğu gibi filtrelenmesi son zamanlarda çok sık rastlanan uygulamalardı. Ancak Fransa’da ve İngiltere’de gündeme gelen “üç vuruş”  (three strikes) ya da “yükseltilmiş yanıt” (graduated response) olarak ifade edilen kanunlar, erişim engellemelerine yeni bir boyut kattı.
Yazıyı okuyun

Google’ın Yeni Gizlilik Politikası: Ne değişti? – İzlem Gözükeleş

Google, 1 Mart 2012 tarihinden itibaren uygulayacağı yeni gizlilik politikasını duyurdu. Google tarafından sağlanan çeşitli hizmetleri artık bu politika çerçevesinde kullanacağız. Uygulamaların kullanıcı lisanslarını ve web sitelerinin gizlilik politikalarını genelde pek okumuyoruz. Yasal ve teknik jargonun iç içe geçtiği bu metinlerin okunması  zor, karışık ve sıkıcı geliyor. 
Yazıyı okuyun

Filtreli İnternet – İzlem Gözükeleş

22 Kasım 2011’den itibaren artık güvenli bir İnternet’imiz var. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen müjdeyi veriyor:  “İnternet’te karşılaşılan zararlı içerikler nedeniyle ülkemiz kullanıcılarından yıllık ortalama 100 bin şikayet alıyorduk. Aileler bizden, çocuklarını bu ortamlardan kurtarmamızı istiyordu. Bundan sonra ‘güvenli İnternet’i tercih eden bütün aileler böyle bir talepte bulunmayacak. Çünkü İnternet’e güven geldi, zararlı içeriğe sahip siteler engellendi.” 
Yazıyı okuyun

Fikri Mülkiyet Hakları? – İzlem Gözükeleş

Özgür Yazılım Hareketi, özel mülk yazılıma karşı yalnız teknik alanda değil, ideolojik alanda da mücadele ediyor. Bu mücadele kapsamında, kullanıcı/geliştirici hakları  açısından olumsuz çağrışımlar içeren bazı kelimelerin kullanılmaması yönünde önerilerde bulunuyor. Örneğin, özgür yazılımda kaynak koduna erişimi ifade etmek için açık ve kapalı sözcüklerinin kullanımını doğru bulmuyor. Çünkü, kaynak kodunu ihtiyaca göre değiştirip yazılımı geliştiremedikçe kaynak kodunun görünür ya da gizli olması  bir anlam ifade etmiyor. Ya da son yılların popüler teknolojisi DRM’in açılımını Sayısal Haklar Yönetimi (Digital Rights Management) olarak ifade etmek yerine bu teknolojiyi kullanıcı hakları açısından ele alıyor ve açılımını Sayısal Kısıtlamalar Yönetimi (Digital Restrictions Management) olarak yapmayı tercih ediyor. GNU sayfasında bir listesine ulaşabileceğiniz (bkz. http://www.gnu.org/philosophy/words-to-avoid.html) bu kelimelerin üstünkörü kullanımı egemen ideolojiyi güçlendiriyor. Bunun en tipik örneği de, fikri mülkiyet kavramı.
Yazıyı okuyun

Bilgisayarlarımızı Çalıyorlar – İzlem Gözükeleş

Bilişim teknolojilerinin (BT) gelişiminde en belirleyici etkenlerden biri fikri mülkiyet hakları için yapılan  mücadele oluyor. BT’de son yıllarda yaşanan gelişmelerle beraber ses ve görüntü içeriğinin kolayca saklanabilir ve taşınabilir olması medya ve eğlence sektöründeki yapımcı şirketleri telaşlandırıyor. Bilişim sektörünün kendisinde de benzer bir durum yaşanıyor. Bilişim şirketleri, rekabet güçlerini arttırabilmek amacıyla telif hakları ve patentler üzerinden kıyasıya bir mücadele yürütüyor.
Yazıyı okuyun