Elektrik Mühendisleri Odası Teknoloji Fakültelerine Dava Açtı

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Gazi Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi‘nde mesleki ve teknik eğitim fakülteleri kapatılarak yerlerine kurulan teknoloji fakültelerinde mühendislik bölümleri açılmasına yönelik rektörlük işlemleri ve bu işlemi onaylayan YÖK Yürütme Kurulu kararları ile bu işlemlerin dayanağı olan Bakanlar Kurulu Kararı‘nın iptalini istedi.

Danıştay‘a 2 Temmuz 2010 tarihinde iki ayrı dava açan EMO, teknoloji fakülteleriyle ilgili işlemlerin 3795 sayılı Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Yasa, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası ile 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Yasa‘ya aykırı olduğunu dile getirdi. Teknoloji fakültelerine 2010-2011 eğitim yılı için öğrenci alınması ve yerleştirme kılavuzlarında teknoloji fakültesi mühendislik bölümlerinin de yer alacak olması nedeniyle giderilmesi güç ya da imkansız sonuçlar doğacağı belirtilerek, yürütmeyi durdurma da talep edildi.

Dilekçede, EMO tarafından Yükseköğretim Kurulu‘na ve Milli Eğitim Bakanlığı‘na yazı gönderilerek işlemlerle ilgili açıklayıcı bilgi istenildiği, ancak yanıt alınmadığı belirtildi. 3795 sayılı Yasa‘ya göre teknik öğretmen unvanı kazananların teknik eğitim fakültelerinde en fazla 2 yarıyıl tamamlama programını bitirerek mühendis unvanı alabildikleri anımsatılan dilekçede, şöyle denildi:


    Dava konusu yapmış olduğumuz Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye‘de kurulu bütün mesleki ve teknik eğitim fakülteleri kapatılarak teknoloji fakültelerine dönüştürülmüştür. Bu kararın gereği olarak, ‘teknik öğretmen‘ yetiştirilmesinin teknoloji fakültesi adı altında gerçekleşeceği izlenimi doğmaktadır. 3795 sayılı Yasa kapsamında teknik öğretmen yetiştiren fakültelerin tamamının kapatılmış olması açıkça yasaya ve hukuka aykırılık taşıdığı gibi, teknik öğretmen yetiştiren program sonrasında mühendis unvanı verilecek olması da yasaya ve hukuka aykırıdır.


Dilekçede, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Yasa‘da


    Mühendislik veya mimarlık tahsilini gösteren Türk yüksek mekteplerinden verilen diplomalar” tanımlamasıyla mühendis unvanı verilebileceklerinin belirlendiğine dikkat çekilerek, “Teknoloji Fakültesine dönüştürülen mesleki ve teknik eğitim fakültelerinde ‘mühendislik tahsili‘ gösterilmemesi nedeniyle, bu fakültelerden mezun olacakların ‘mühendis‘ unvanı taşımaları da söz konusu olamayacaktır.


denildi. Gazi ve Sakarya üniversitelerinde Mühendislik Fakültesi bulunduğu, Mühendislik Fakültesi ile Teknoloji Fakültesi bünyesindeki bölümler karşılaştırıldığında; Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümlerinin her iki fakülte bünyesinde de bulunduğu saptamasına yer verildi. Bu duruma ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:


    Aynı üniversitenin iki ayrı fakültesi bünyesinde aynı mühendislik bölümlerinin bulunuyor olması, Teknoloji Fakültesinde mühendislik eğitimi verilmediğinin de açık göstergesidir. 2010-2011 eğitim öğretim yılında Sakarya Üniversitesinde mühendislik bölümlerini seçecek öğrencilerin hangi kriterlere göre bu iki fakülte arasında tercih yapacakları da belirsizdir.


Yükseköğretim Yasası‘nda açık bir şekilde “bir fakülte ya da yüksekokulda, aynı veya benzer nitelikte eğitim-öğretim yapan birden fazla bölüm bulunamaz” denildiği vurgulanarak, “Yasa‘nın bu amir hükmü, farklı ad altında fakülte kurulmak suretiyle bertaraf edilemez. Bir fakülte bünyesinde aynı veya benzer nitelikte eğitim-öğretim yapan birden fazla bölüm bulunmasının yaratacağı sakıncalar, farklı fakülte bünyesinde kurulacak aynı ad altındaki bölümler için de geçerli olacaktır” denildi. Dava konusu kararların aynı yasanın “imkan ve fırsat eşitliği” hükümlerine aykırılığı da şöyle anlatıldı:


    Dava konusu işlemlerle kurulan yeni mühendislik bölümlerine üniversite seçme ve yerleştirme sınavı sonrasında hangi puanla öğrenci alınacağı, meslek lisesi mezunlarına teknoloji fakültelerine girmek için ek puan verilip verilmeyeceği de bilinmemektedir. Bu konuda hiçbir açıklık bulunmamaktadır. Ancak her durumda, teknoloji fakültelerine daha düşük puanla öğrenci alımı yapılacağı da gerçektir. Bu durum, mezuniyet sonrasında aynı unvana sahip olacak öğrenciler arasında da eşitsizlik yaratacaktır.


Mühendislik fakülteleri ile teknoloji fakültelerinde farklı nitelikte öğretim yapılmak suretiyle aynı hak ve yetilere sahip olacak şekilde mühendis unvanlı öğrenciler yetiştirilecek olması, Yükseköğretim Yasası‘ndaki “Yükseköğretim kurumlarının özellikleri, eğitim-öğretim dalları ile amaçları gözetilerek eğitim-öğretimde birlik ilkesi sağlanır” hükmüne de aykırı olarak değerlendirildi. Yasadaki aynı meslek ve bilim dallarında eğitim veren kurumlarda eşdeğerlik sağlanmasına yönelik hükümler anımsatılarak, şöyle denildi:

Farklı üniversitelerdeki eğitim-öğretim açısından dahi eşdeğerlik konusunda esaslar tespit edilerek belirli kararlar alınması gerekirken, aynı üniversitelerde farklı fakülte bünyelerinde verilen eğitim-öğretim sonrasında eşit haklar içerecek şekilde unvan verilecek olması açıkça hukuka aykırılık taşımaktadır. Teknoloji fakültelerinde mühendislik eğitimi verilmesine yönelik Üniversitelerarası Kurulun önerisi alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca bir düzenleme yapılıp yapılmadığı dahi bilinmemektedir. Üniversite sınavlarının tamamlandığı, bu sınavlar sonucu teknoloji fakültelerine öğrenci kaydedileceği bir ortamda, YÖK‘ün ve ilgili üniversitelerin gizli-saklı bir süreç işleterek, nasıl bir eğitim sonucunda hangi hak ve yetkilere sahip öğrenci yetiştirileceği belirsizdir.

Aynı üniversite bünyesinde iki farklı fakültede aynı adlı bölümlerin kurulması, hiçbir yasal düzenleme yapılmaksızın teknik öğretmen yetiştiren fakültelerin kapatılmış olması, mühendislik eğitimi açısından ‘üretim-insangücü-eğitim unsurları arasında dengenin sağlanması‘nın gözetilmemiş olması ve bütün bunları kapsayacak şekilde herhangi bir planlamaya dayalı olarak karar verilmemiş olması, uygulamanın nitelikli ara insan gücünü ortadan kaldırması açılarından yasayla getirilen amaç ve ilkelere aykırılık taşımaktadır ve dava konusu işlemlerin iptali gerekir.