TMMOB İstanbul İKK: “Sürgün Görevlendirmesinden Derhal Vazgeçilmelidir”

TMMOB İstanbul İKK, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman’ın sürgün edilmesine karşı bir açıklama yaptı. 
Açıklama şu şekilde;
Tayfun Kahraman‘a Verilen “Sürgün Görevlendirmesinden” Derhal Vazgeçilmelidir
 
Gezi Parkıyla başlayan ve tüm ülkeye yayılan direnişin kurucu unsurlarından birisi olan Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman “geçici görevlendirme adı altında sürgün görevine gönderilmek istenmektedir.

Özelde Tayfun Kahraman ve Şehir Plancıları Odası, en genel düzeyde TMMOB‘ye bağlı Odalar;  bugüne kadar AKP hükümetinin birçok rant planına karşı kamunun ve halkın çıkarlarını gözeten hukuksal girişimlerde bulunmuşlardır.

Bu süreçte Taksim Yayalaştırma Projesi adı altında yapılan hukuksuz ve kent planlama ilkelerine aykırı projeye karşı hukuksal mücadele başlatılmıştır. 118 sendika, siyasi parti ve sivil toplum örgütü 2012‘de bir araya gelerek Taksim Dayanışması adıyla Gezi Parkı`na, kışla görünümlü AVM ve rezidans inşası gibi İstanbul`un kimliğine, doğal ve kültürel değerlerine açık saldırıya dönüşen uygulamalara karşı demokratik muhalefet haklarını kullanmışlardır.

Siyasi iktidarın doğayı, haklarını ve geleceklerini savunan Taksim Dayanışması ve toplumsal mücadeleye karşı tutumu tam bir diktatoryal, faşist rejim örneği olmuş, polis saldırılarında 5 vatandaş hayatın kaybetmiş, onlarca insanımız gözlerini kaybetmiş ve binlerce insanımız yaralanmıştır. 

Tayfun Kahraman‘ın Şahsında Demokratik Haklarını Kullanan Taksim Dayanışması Cezalandırılmak İstenmektedir

Taksim Gezi Parkı‘nı betonlaştıracak, Taksim Meydanı‘nı kimliksizleştirecek proje ortaya çıktığı günden bu yana mücadele eden, parkına ve meydanına sahip çıkan, iş makinalarının önüne yatan, parkta sabahladığı için polis şiddetine maruz kalan, gece gündüz Taksim başta olmak üzere ülkenin her yanında parkı ve yaşam alanlarını savunan Oda yönetici ve üyelerimiz TMMOB‘nin onurudur.

Bu mücadeleye katkı sunan tüm kişiler gibi Odalarımız şahsında Yönetici arkadaşlarımız iktidarın yürüttüğü cadı avının hedefi konumundadır. Bu konuda son halka, Taksim Dayanışması`nın sözcülüğünü yapan ve 3,5 yıldır TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Tayfun Kahraman‘ın Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul`da sürdürmekte olduğu görevinden ve sürdürdüğü kent hakkı mücadelesinden “Gaziantep`te 1 ay geçici görevlendirme” suretiyle uzaklaştırılmasıdır.

Bu anti demokratik cezalandırma girişimi, Tayfun Kahraman nezdinde, yükselen demokratik halk muhalefetinin susturulması, en küçük bir hak arayışını bastırma, kamu çalışanlarına gözdağı vererek susturma amacı taşımaktadır.

TMMOB gibi anayasal bir kurumun, bağlı meslek Odalarımızın öncelikli görevi meslek etiğine ve bilimin gereklerine ve toplum yararı ilkesine göre hareket etmektir. Öte yandan Şehir Plancıları Odamız ise bunun yanında şehircilik ilkeleri ile kamu yararını birleştirerek doğal ve kültürel değerlerin korunması için mücadele etmektedir.

Sınırsız bir rant ve talan hırsıyla ülkenin tüm doğal ve kültürel değerlerini hedef alan iktidar, kamusal bir alanın talanını engelleme çabası ile başlayıp, temel insan hakları ve demokrasi talebine dönüşen bu mücadelenin yükselişini engellemek amacıyla her türlü hukuksuzluğu sürdürmekten çekinmemektedir.

Sürgün Cezası Hukuksuzdur!

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`nda da kamu personelinin üye ve yönetici olabileceği demokratik kitle örgütleri arasında meslek odalarının yer alabileceği belirtilmektedir. Devlet Memurları Kanununca da tanımlanmış olan “kamu hak ve çıkarlarını öncelikle gözetme” görevinin gereklerini yerine getirmeye çalışan ve Taksim Dayanışması sözcülüğü ile sembolleşen Tayfun Kahraman‘ın İstanbul dışında geçici (!)görevlendirilmesine karşı hukuki ve toplumsal demokratik haklarımızın gereklerini yerine getirecek ve kendisine “dokundurtmayacağız.” 

Bu sürgünün tüm çalışanları yıldırma amacı taşıdığını biliyor, ŞPO İstanbul Şube Başkanımız Tayfun Kahraman`a yönelik bu uygulamanın derhal düzeltilmesini talep ediyoruz. Bir kez daha söylüyoruz; devlet ve/veya hükümetin bu tür baskı ve sindirme girişimleri bizleri yıldıramayacaktır. Kentlerimizi, doğamızı, sözde değil gerçekten demokratik bir ülkeyi, insan hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz.

Baskılar Bizi Yıldıramaz.

TMMOB İstanbul İKK