TMMOB Bursa İKK Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Komisyonu: “Kızkardeşlerimizin Yanındayız”

TMMOB Bursa İKK Kadın Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Komisyonunu 22.06.2009 tarihinde MMO Bursa Şubesi’nde kuruluş nedenlerini ve H.Üzmez ile ilgili biri MMO Bursa Şubesi öğrenci komisyonu üyesi olan, kadınlara açılan davanın konu edildiği bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 

BASINA VE KAMUOYUNA

Üretimin her alanında yer alan kadın mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak, yaşanılan ekonomik krizin en çok kadınları mağdur ettiği, meslek alanlarımızda da en çok bizlerin mağdur olduğu düşüncesiyle, sorunlarımızı tartışmak ve çözüm önerileri oluşturmak amacıyla bir araya geldik. Çalışma yaşamında ve toplumsal hayatta karşılaştığımız sorunların genel olarak Türkiye‘deki ve dünyadaki tüm kadınların yaşadıkları sorunlardan ayrı olduğunu düşünmüyoruz.

Biliyoruz ki Türkiye‘de kadınların sorunları sadece 2008 kriziyle ortaya çıkmamıştır. Son 30 yıldır uygulanan ekonomik ve sosyal politikalar sonucu kadınlar krizi katmerli biçimde yaşamaktadırlar. 1988 yılında %35 olan kadın istihdamı, bu gün %24 seviyesine inmiştir. İstihdam edilen kadınların %55‘i kayıt dışı çalışmaktadır. Bu demektir ki çalışabilir kadın nüfusunun sadece %11‘i sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak çalışmaktadır. Çalışan kadınların %32‘si ise ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır. 6 milyon kadın okuma yazma bilmemektedir. Kadınlar daha vasıfsız işlerde ve daha düşük ücretlerle çalışmakta, ucuz işgücünü ve işten ilk çıkarılacak olanı temsil etmektedir. Kadın emeği acımasızca sömürülmektedir. Çocuk sahibi mühendis kadınlar çocuklarını emzirecek zamanı bulmakta zorlanmaktadırlar. Ülkemizin en başta gelen sorunlarından biri çalışan kadınların sorunlarıdır. Bizler kadın sorununa aynı zamanda insan hakları ve yurttaşlık hakları çerçevesinden bakıyoruz. Her yurttaş gibi, anayasal hakkımız olan çalışma hakkına, parasız eğitim ve sağlık hakkına, her yurttaş gibi anayasal hakkımız olan kanunlar karşısında eşitlik hakkına sahip olmak istiyoruz. Devlet yönetiminin ve hükümetlerin en temel görevinin anayasal hakların kullanımını temin etmek olduğunu biliyor ve hatırlatıyoruz.

Ülkemizde 24 Ocak 1980 kararları ile başlatılan ve 2001 krizinden sonra daha yoğun bir şekilde uygulanan liberal politikalarla, kazanılmış sosyal haklar budanmış, sosyal devletin görevleri STK‘lara, tarikatlara, cemaatlere havale edilmiştir. Sonuçta bir sadaka kültürü yaratılarak emekçi halkın ve kadınlarımızın onuru rencide edilmiştir.

Bu çerçevede, daha ana rahminde vatandaşlık hukuku başlayan bebeklerimiz ile bakıma muhtaç yaşlılarımızın bakımında, destek kurumlarının var olanlarını kapatarak ve yenilerini oluşturmayarak devlet kendi görevlerini kadına yüklemiş ve işin içinden sıyrılmıştır. “Üç çocuk doğur, evinde otur” denilerek kadına evinin yolu gösterilmiştir. Kadın istihdamının düşüklüğünün en önemli nedenlerinden biri bakım hizmetlerinde kadının yalnızlaştırılmasıdır. Çalışma koşullarının giderek kötüleşmesi ve çalışma saatlerinin uzaması daha fazla zaman ve enerji ihtiyacını dayatırken kadınların eş ve annelik görevlerini de üstlenmeleriyle iş gücüne katılımda,uzmanlaşmada ve mesleki gelişimlerini sağlamada zorluklar yaşaması kaçınılmaz olmuştur..

Bu politikaların devamı olarak tacize uğrayan kadınlarının mağduriyetlerinin giderilmediğini görüyoruz. Toplumda bilinçli olarak yaratılan kadının 3. sınıf insan niteliği, tacizcilere verilen cezaların yetersizliği veya ceza verilmemesi bunun aynasıdır. Hergün, daha sıklıkla duyduğumuz kadına yönelik şiddet ve cinsel taciz bir yana, bu gün Türkiye‘de bütün kadınlar ekonomik ve sosyal olarak şiddet ve taciz altındadır.

Bursa‘da uzun süredir devam eden H.Üzmez davası buna en iyi örnektir. H.Üzmez‘in de temsil ettiği, belli bir zihniyetin tacizi altında olan kadınların buna tepki göstermesi de çok doğal bir durumdur. Suçüstü yapılarak yakalanmış ve yargılanması devam eden H.Üzmez‘in her duruşmadan elini kolunu sallayarak çıkması karşısında durumu suç işleme kastı olmaksızın protesto eden ve tepki gösteren kadınlara 7,5‘ar yıl hapis cezası istemi ile dava açılmış olması da adalet duygularımızı yaralamıştır. Pınar Koyuncu ile birlikte hakkında dava açılan Nergis Şişek MMO Bursa şubesi öğrenci komisyonu üyesi olup, TMMOB Bursa İKK Kadın komisyonu üyesi olan biz kadın mühendis mimar ve şehir plancıları da dava süresince kız kardeşlerimizin yanında olacağımızı ve davanın takipçisi olacağımızı basına ve kamuoyuna duyuruyoruz.

22.06.2009

Saygılarımızla

TMMOB Bursa İKK

Kadın Mühendis Mimar Şehir Plancıları Komisyonu