MMO: Rusya’dan Doğalgaz Sevkiyatının Kesintiye Uğraması Üzerine

Oda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz:

RusRusya’ dan Batı Hattından Yapılan Doğalgaz Sevkiyatının Kesintiye Uğraması, Enerji Politikalarında Dışa Bağımlılığın Yarattığı Sonuçları Köktenci Bir Şekilde Değerlendirmeye Yol Açmalıdır

Dışa Bağımlılığın ve Son Üç Yıldır Çeşitli Vesilelerle Yapılan Kesintilerin Yarattığı Sorunlar,  Ancak Yerli ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Doğru Ciddi Bir Yönelim ile Aşılabilir

Rusya’dan Batı Hattından yapılan gaz ithalatının Rusya-Ukrayna arasındaki ödeme sorunu nedeniyle durması, 2006 Ocak ayında Rusya ve İran’ın, 2007 Ocak ve 2008 Ocak aylarında da İran’ın ülkemize sattığı doğalgazı azaltmasını hatırlatmıştır. Kronikleşen sorun, çeşitli gerekçelerle bugün Rusya’nın, yarın “arz sıkıntısı, fiyat sorunu” veya başka bir nedenle İran’ın Türkiye’ye sattığı gazı azaltmasıyla açıklanamayacak ve iddiaların aksine “üç beş gün içinde” çözümlenmeyecek kadar ciddi bir sorundur. Son üç yılın Ocak aylarında yaşanan gelişmeler bu gerçeğe işaret etmektedir.
Sorunun temelinde yıllardır çeşitli siyasal iktidarlarca enerji sektöründe izlenen yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına ağırlık vermeyen, enerjide serbestleştirme politikaları ve dışa bağımlılık bulunmaktadır. Bu çarpık politikalar nedeniyle,
–    Zengin linyit ve taş kömürü kaynaklarımız yeterli bir şekilde değerlendirilmemiş, bugünkü elektrik üretim kapasitesinin dörtte biri oranında 10.000 MW kapasite kömür yakıtlı santraller kurulmamış,
–    Özelleştirileceği gerekçesiyle mevcut linyit yakıtlı santrallerde gerekli iyileştirme, kapasite artırımı, bakım ve onarım çalışmaları yeterli düzeyde yapılmamış,
–    Zengin hidrolik kaynaklarımızın yalnızca 1/4’i değerlendirilmiş, yapımı süren santrallerin süresi içinde bitirilmesi için DSİ’ye yeterli kaynak aktarılmamış, hidrolik enerjinin değerlendirilmesi özel sektörün istemlerine bırakılmış,
–    Yerli rüzgar, jeotermal, güneş ve biyoyakıt enerji kaynaklarımız yeterince değerlendiril-memiş,
–    Doğalgaz temininde Rusya ve İran’a % 80’i aşan oranlarda bağımlı kılınmış,
–    Yeterli kapasitede doğalgaz depolama tesisleri zamanında inşa edilmemiştir.
Gaz temin programları bir dizi teknik öğe yanı sıra politik parametre içermektedir. Bu nedenle gaz temin anlaşma ve programlarının ilgili tüm tarafların, uzmanların ve akademisyenlerin de katılacağı çok ciddi bir stratejik çalışma olarak ele alınması gerekmektedir. Zira ülkemiz uluslararası arenada enerji kozunu elinden çıkarmakta, vanaları başkalarınca açılıp kapanabilecek bir küresel enerji savaşında “enerji koridoru” olmakla avunmaktadır.
Ülkemizin bir enerji krizi ile karşılaşmaması ve yaşanan bu tür uluslararası sorunlardan etkilenmemesi için kapsamlı adımlar atılması gerekmektedir. Bu adımlar şunlardır:
1.    Doğalgaza bağımlı enerji politikalarından bir an önce vazgeçilerek yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımıza yatırımlar yapılmalıdır. Doğalgazın gerek birincil enerji tüketiminde gerekse elektrik üretiminde payı azaltılmalıdır. Doğalgazın kentlerde ve sanayide kullanımının yaygınlaşması yanı sıra yeni tesis edilecek santrallerde yakıt olarak kullanılmasıyla doğalgaza talebin daha da artacağı resmi kurumlarca tahmin edilmektedir. Doğalgaz tüketim artışındaki en büyük etken, elektrik enerjisi üretiminin yaygın bir biçimde doğalgaza dayandırılmasıdır. Elektrik üretimi içinde ithal doğalgaz ve taşkömürünün elektrik üretiminde yarıyı aşan payları, yerli ve yenilenebilir kaynaklar devreye alınarak, kademeli olarak önce % 40’lara daha sonra % 30’lara, sonra dörtte birlere düşürülmelidir.
2.    200 milyar kws olarak gerçekleşmesi beklenen 2008 elektrik üretiminin neredeyse iki katı kapasitede yılık üretimi sağlayabilecek yerli kaynaklar, atıl vaziyette değerlendirilmeyi beklemektedir. Yerli linyit kaynaklarının % 70’i, hidrolik kaynaklarının % 75’i, rüzgar, jeotermal, güneş ve biyoyakıt enerji potansiyelin ise neredeyse tamamı değerlendirilmeyi beklemektedir. Elektrik enerjisi üretiminde ulusal ve kamusal kaynaklar ile yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmelidir.
3.    Özel olarak elektrik enerjisi üretiminde, genel olarak tüm enerji kaynaklarının temin ve kullanımında, ülke ve kamu çıkarlarını gözeten bir strateji esas alınmalı ve ülke ölçeğinde geçerli olacak bir “Enerji Stratejisi ve Master Plan” uygulamasına geçilmelidir. Doğalgaz, kömür, hidrolik, rüzgar, jeotermal, güneş ve biyoyakıt kaynaklarının ulusal ve kamusal çıkarlar gözetilerek değerlendirilmesine yönelik Strateji Belgeleri ilgili tüm kesimlerin katılımıyla hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.
4.    Doğalgaz ithalatı ile ülke ihtiyaçları arasında bir açık söz konusu olduğunda, kentlerin ve sanayinin gazı kesilmemeli, doğalgaz yakıtlı elektrik üretim santrallerine verilen gazda kesinti yapılmalıdır.
5.    Bir kaynaktan gelen gaz arzında, bugün yaşanan türden bir sıkıntı olduğunda, ulusal iletim şebekesinde, diğer kaynaklardan gelen gazın tüm ülkeye ulaşmasına imkan verecek teknik altyapı yatırımları yapılmalıdır.
6.    Kömür yakıtlı termik santrallerimizde gerekli bakım, onarım, iyileştirme, kapasite artırımı çalışmaları hızla sonuçlandırılmalı çevre kirliliğini önleyecek önlemler alınmalı, bu santraller tam kapasitede çalıştırılmalıdır.
7.    DSİ’nin hidrolik santral yatırımlarına gerekli kaynaklar aktarılarak hızla sonuçlandırılması sağlanmalıdır. EPDK lisans verdiği santrallerin yapım çalışmalarının öngörülen süre içinde sonuçlanıp sonuçlanmadığını denetlemelidir.
8.    BOTAŞ’ın küçültülmesi politikaları son bulmalı, kurum güçlendirilmeli ve etkin kılınmalıdır. BOTAŞ’ın mevcut doğalgaz sözleşmelerinin özel kuruluşlara devrine son verilmelidir.
9.    Enerji sektöründeki kamu kurumlarını küçültme, işlevsizleştirme, özelleştirme amaçlı politika ve uygulamalar son bulmalıdır. Mevcut kamu kuruluşları etkinleştirilmelidir. Doğalgaz ve petrol arama, üretim, iletim, rafinaj, dağıtım ve satış faaliyetlerinin entegre bir yapı içinde sürdürülmesi için BOTAŞ ve TPAO, “Türkiye Petrol ve Doğalgaz Kurumu” bünyesinde birleştirilmelidir.
10.    Mevcut doğalgaz alım sözleşmeleri yeniden görüşme konusu yapılmalı, anlaşmalarda fiyat, alınmayan gazın bedelinin ödenmesi, ödemelerin nakit olarak yapılması, gazın üçüncü ülkelere satılmasının önlenmesi v.b. Türkiye aleyhine olan şartlar iptal edilmelidir. Satın alınan gaz bedellerinin mal ve hizmet ihracıyla ödenmesi sağlanmalıdır. Gaz teslimatlarında ihracatçı ülkelerden kaynaklanan eksiklikler ve aksamalar tazminat konusu olmalıdır. İhracatçı ülkelerin günlük, aylık, yıllık satış miktarlarını taahhüt etmeleri sağlanmalıdır. 
11.    Yap–İşlet ve Yap-İşlet-Devret santrallerinin sözleşmeleri tekrar gözden geçirilmeli, bu santrallere verilen gaz temin ve elektrik alım garantileri ile ayrıcalıklar iptal edilmelidir.
12.    Rusya ve İran’a bağımlılığımızın azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütülmeli, başka ülkelerden kaynak çeşitlendirmesine gidilmeli, yerli doğalgaz arama ve üretim faaliyetleri desteklenmeli, doğalgaz depolama tesis yatırımlarına öncelik verilmelidir.
13.    Azerbaycan’dan yapılan gaz ithalatının artırılma imkanları araştırılmalıdır. Türkmenistan ve Mısır’dan ülkemize doğru boru hattı tesisi çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Doğalgaz ithal edilecek ülkelere Irak’ın eklenmesine çalışılmalıdır.
14.    Rusya ve İran’dan kaynaklanan bir gaz kısıntısına karşı Cezayir ve Nijerya’dan LNG ithalatında artış imkanları araştırılmalı, uluslararası spot piyasadan LNG alımı programlanmalıdır.
15.    2000 yılından beri sürüncemede kalan Tuz Gölü Depolama Tesisleri Projesinde yapım çalışmalarına ivedilikle başlanmalı, yeni doğalgaz depolama alanları araştırılmalıdır.
16.    Enerji açısından dışa bağımlı olan ülkemizde enerjinin verimli ve etkin kullanımı ulusal politika haline getirilmeli, Enerji Verimliliği Kanunu’nun gerekleri acilen yerine getirilmelidir.
17.    Yerli doğalgaz üretiminin artırılmasına çalışılmalıdır. Zonguldak taşkömürü sahalarındaki metanın ticari olarak kullanım imkanları sağlanmalıdır. TPAO’nun Karadeniz’deki ve ülkenin bütünündeki doğalgaz ve petrol arama çalışmaları desteklenmelidir.
18.    Kamusal planlama, kamusal üretim ve yerli kaynak kullanımını reddeden, bu alandaki yatırımların aksama, gerileme ve gecikmesinin temel nedenini oluşturan serbestleştirme ve özelleştirme uygulamalarından vazgeçilmeli, enerji sektöründe kamusal çıkarları gözeten planlama ve uygulamalar esas olmalıdır.                                                                                                                                                                                                                           

                                                                                                                                                               Emin KORAMAZ

                                                                                                                                               TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

                                                                                                                                                               Yönetim Kurulu Başkanı