İstanbul’dan Gerze’ye Kitlesel Destek

Sinop’un Gerze ilçesinde yapılması planlanan termik santrala karşı Gerze halkının verdiği mücadeleye İstanbul’dan destek eylemi yapıldı. Yeşil Gerze Çevre Platformu’ nun (YEGEP) düzenlediği eyleme Derelerin Kardeşliği Platformu, Munzur Koruma Kurulu, Divriğililer Derneği, Karadeniz İsyandadır Platformu, Loç Vadisi Platformu da katıldı. Binin üzerinde doğa ve yaşam savunucusunun katıldığı yürüyüşte Gerze’de yaşanan polis terörü protesto edildi.

Gerze’de yapılması plananan termik satrala karşı yapılan yürüyüş saat 19.30’da Taksim Tramvay durağında başladı. “Termikçi şirket Gerze’yi terket, Gerze halkı yalnız değildir” pankartının arkasında toplanan yaklaşık bin kişi o esnada eylem yapan Barış Annelerini selamladıktan sonra yürüyüşe başladı. “Her yer hopa, hepimiz eşkiyayız”, “Anadolu grubu gerzeyi terket”, “Santral yapma boşuna yıkacağız başına” sloganları eşliğinde yürüyüş, basın açıklamasının yapılacağı Galatasaray meydanına kadar daha da kalabalıklaşarak arttı.

Galatasaray meydanında yapılan basın açıklamasında basın metnini YEGEB sözcüsü Şengül Şahin okudu. Şahin Gerze’de karşılaştıkları polis şiddetinden, coptan, biber gazından çıkarak İstanbul’a seslerini yükseltmek üzere geldiklerini belirterek basın açıklamasına başladı. AKP hükümetinin desteğini ve devletin kolluk kuvvetlerini arkasına alan Anadolu Grubu’nun toprağını, havasını, suyunu korumak amacıyla panzerlerin altına yatan, gaz bombalarına, tazyikli suya ve joplara maruz kalan halka acımasızca saldırdığını söyleyen Şahin “Devletin ambulansları halkın sağlığını korumak yerine polisin tükenen gaz bombası stoklarını takviye etmek üzere kullanılmıştır. Kendilerine ‘Anadolunun Gururu’ diyenlerin hiçbir şekilde hukuk tanımadan toprağımızı nasıl işgal ettiğini; kendilerine ‘Anadolunun Birikimi’ diyenlerin hayatlarımızı nasıl talan ettiğini anlatmak için buradayız” dedi.

Şengül Şahin hukuksuzluğun 28 Kasım 2008’de Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) yapılmadan termik santral için Anadolu Grubu’na verilen “üretim lisansı” ile başladığını ifade etti. Bu haksız üretim lisansına karşı hukuki mücadelenin başlatıldığını ve yürütmeyi durdurma kararı verildiğini; bu süreçte Anadolu Grubu’nun ÇED sürecini yeniden başlattığını ve kendilerine verilen son tarih olan 21 Aralık 2011 tarihine kadar ÇED dosyasını tamamlamak için Yaykıl Köyü’ne, polis ve jandarmayı arkasına alarak gece yarısı baskınıyla, zor yoluyla girmeye çalıştığını söyledi. Oluşan bu fiili duruma karşı Gerze halkının da “Hukuk varsa var; yoksa yok” diyerek tamamen haklılıkla direnişe geçtiğini ifade ederek “ Türkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devleti ise; bir çadır devleti ve muz cumhuriyeti değilse kendini “… sosyal hukuk devleti” olarak anayasasında tanımlamış olmasına, “Herkesin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı”nı tanımış olmasına ve lehimize kesinleşmiş yargı kararlarına rağmen; Sinop ve Gerze halkının içme suyu tesislerinin tam ortasına, SİT alanının, tarım ve orman alanının üzerine, balık üreme ve avlanma alanlarına, sahiline, ÇED başvuru raporlarında dahi gizleyemedikleri, ‘santral etki alanı’ sınırları içinde kalan Gerze İlçesi’nin ve onlarca köy ve yerleşim yerinin içerisine, bu santrali yapamazlar ve yapamayacaklar” dedi.

“Yaşam ve doğa için direnen Gerzelilere selam olsun” şeklinde biten basın açıklamasının ardından “Gerze halkı yalnız değildir”, “Hopa’dan Gerze’ye eşkiyalar heryerde”, “Çevre bakanı çevre düşmanı” sloganları ile eyleme son verildi.