İş Kazaları ve Mevzuatta Son Durum Tartışıldı
Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu tarafından “Yaşanmış İş Kazaları ve İş Güvenliği Mevzuatında Son Durum” konulu söyleşi düzenlendi. 17 Aralık Cumartesi günü şube toplantı salonunda gerçekleştirilen söyleşiye çoğunluğu makine ve endüstri mühendislerinden oluşan 30 civarında katılım oldu. Söyleşinin açılışını ve moderatörlüğünü şube yönetim kurulu yedek üyesi Ertuğrul Bilir yaptı.
 
Ertuğrul Bilir açılış konuşmasında iş kazaları ve meslek hastalıklarının en önemli toplumsal sorunlarımızdan birisi olduğunu vurguladı. Bilir, mühendislerin de işçi sağlığı ve iş güvenliğinin önemli bir unsuru olduğunu, ancak mühendislik eğitiminde konunun ancak son zamanlarda ve çok sınırlı ölçüde yer almakta olduğunu, bu nedenle mühendislerin bu alanda oldukça bilgisiz olduğunu belirtti. Bu nedenle MMO İstanbul Şubesi olarak bu tür etkinliklere yer verildiğini vurguladı.
Yıldız Teknik Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu öğretim görevlisi Oktay Tan, yaşanmış iş kazalarından görüntülerle örnekler vererek yasal sorumluluklar üzerinde durdu. İş kazaları sonrasında açılan ceza, hukuk ve rücu davaları hakkında bilgi verdi. İşverenin İş Kanunu’na göre gerekli bütün önlemleri alması gerektiğini vurguladı. Hangi durumlarda işverenlerin iş kazalarından sorumlu tutulacağını, işveren vekillerinin karşı karşıya kalabileceği hukuksal yaptırımlar hakkında bilgi verdi.
İş Müfettişleri Derneği üyesi, iş müfettişi Şeref Özcan da sunuşunda halen Bakanlar Kurulu gündeminde bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı hakkında bilgi verdi. Türkiye’de iş güvenliği mevzuatındaki gelişim üzerinde de duran Özcan, mevcut tüzüklerin teknik olarak açık ve kapsamlı içerikte olduğunu, ancak uygulamada ve devletin denetim işlevinde önemli eksiklik yaşandığını belirtti. Cezaların da oldukça düşük olduğunu, bu nedenle işverenlerin bazı önlemleri almaktansa ceza ödemeyi tercih ettiğine örnekler verdi.  Özcan, yeni yasa tasarısında da alanın özerk örgütlenmelerine yer verilmesinin tercih edilmediğini vurguladı.
Sunuşların ardından izleyiciler de görüş ve sorularıyla söyleşiye katıldılar. Bu bölümde katılımcılar alanda bulunan yasal boşluklar, meslek odalarının sürece katılımı, 50 kişiden küçük işyerlerinde durum, ataması yapılmayan öğretmen intiharları üzerinde durdular.
Oktay Tan bu bölümde verdiği cevaplarda devletin denetimi geniş kapsamlı yapmasının bir çok sorunun ortadan kalkmasını sağlayacağını, ancak bunun tercih edilmediğini belirtti. Şeref Özcan da işçi sağlığı ve iş güvenliğinin ekonomik, sosyal pek çok etkenle ilişkili olduğunu, çalışanların sendikalaşma hakkının bu alanda önemli bir unsur olduğunu vurguladı. Söyleşi, 21 Aralık’ta yapılacak greve destek çağrısıyla son buldu.
 
 
politeknik.org.tr