Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi : Hükümet 2 B’nin “Arkasından Dolanıyor”!…

ORMANLAR VE KAMU ARAZİLERİ, EKONOMİK KRİZDEN ÇIKIŞIN REÇETESİ DEĞİLDİR!

Geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu‘ndan geçerek 26.01.2009 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan “5831 sayılı “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, yaklaşık 6 yıldır kamuoyunun gündemini meşgul eden ve daha önce Anayasa‘ya aykırılığı nedeniyle veto edilmiş bir Anayasa değişikliğinin 3 aşamalı bir Yasa Değişiklikleri ve Uygulama Süreci ile yeniden ve “arkasından dolanarak” hayata geçirilmesi sağlanmıştır. Bu düzenleme kamu arazileri hakkında bir “gizli planın” parçasıdır. Bu plana göre; önce Tapu Kanunu‘nda torba bir değişiklik yapılarak bu değişikliğin içine; “2-b arazilerinin orman kadastrosu sınırı dışına çıkarılması”na yönelik yasal çerçeve çizilecek, ikinci aşamada artık orman sınırı dışına çıktığı için satışına yönelik Anayasa değişikliğine gerek kalmayan 2-b arazilerinin diğer tüm hazine arazilerinde olduğu gibi satışında bir engel kalmayacak, son aşamada da artık orman ve 2-b niteliği taşımayan bu araziler işgalcilerine yandaşlıkları oranında satışa konu edileceklerdir. Anayasa değişikliğinin “arkasından dolanan” bu planın, kamuoyundan gizlenerek, bunca hassasiyet ve tartışmaya karşın hayata geçirilmesi kamu kaynaklarının gelecek kuşaklara aktarılması sorumluluğundaki “yürütme erki” yönünden iyi niyet çerçevesinde algılanmaktan uzaktır.

Bu düzenlemeyle, Anayasaya‘ya göre açıkça satışı olanaksız ve kamu elinde korunması gerekli alanlar olarak tanımlanan orman mülkiyetindeki alanlardan bir bölümü; “işgal edildi” gerekçesiyle satılmaya çalışılmaktadır. Üstelik bu çaba, “ekonomik dar boğazdan çıkış formülü” olarak gündeme getirilmektedir. Kamu‘nun elinde gelecek kuşaklara bırakmakla yükümlü olduğumuz doğal, kültürel varlık ve değerlerin “paraya çevrilmesi”, hukuka, doğaya ve gelecek kuşaklara olan sorumluluğumuza ve kamu yararına aykırı olduğu gibi, ekonomik sorunlar için bir çözüm niteliğinde değildir. Bir “mirasyedi” anlayışıyla elindeki tüm değer ve varlıkları satmak, “günü kurtarmak” dışında bir ekonomik değer içermez.

Üstelik bu gizli operasyon ile orman sınırı dışına çıkarılarak satışa ve daha sonra doğal olarak yerleşim amaçlı imar planlarına konu edilecek 2-b arazilerinde ayrılması zorunlu; yol, yeşil alan, okul, çocuk parkı, sağlık tesisi vb. sosyal donatı alanlarının hayata geçirilmesi için, aslında daha önce kamunun sahip olduğu bu arazilerin bedeli karşılığı satın alınması ve/veya işgalcilerine yeni yer gösterilmesi gibi bir süreç yaşanacaktır. Bir başka deyişle kamu; elindeki bu arazileri işgalcilerine satarak yarattığını ifade ettiği ekonomik değerin çok daha fazlasını da daha sonra işgalcilerinde satın almak durumunda kalacaktır. Bu ironik durum, söz konusu çabanın ekonomik anlamda da bir değer üretmekten çok daha fazla, 2-b arazilerinin kamu elinden çıkarılmasına yönelik siyasi-seçime yönelik bir rant arayışına dayandığını göstermektedir.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi bu “gizli planı” deşifre ederek, kamuoyunun bilgisine sunmayı bir görev bilmektedir.

Kamu elindeki araziler, tüm yurttaşların eşit hak sahibi olduğu ve kamusal amaçla kullanılması gereken nitelikleriyle kullanılmalıdır. 2-B arazileri, satılarak ekonomiyi kurtaracak kaynaklar değil, korunup, geliştirilerek, işgalcilerinden arındırılıp, kentlerin, ülkenin ve yeryüzünün nefes alma noktaları olarak gelecek kuşaklara aktarılacak varlık ve değerlerdir. “Mirasyedi” anlayışıyla ekonominin kurtarılması olanaklı olmadığı gibi; kentlere ve doğaya ekonomik değeri ile bakıp her parçasını ayrı ayrı satışa çıkarmanın, kentsel ve doğal çevreleri yaşanamaz hale getirmek ve seçimlere yönelik siyasi rantlar ile “yandaş sermayeler” yaratmak dışında, toplum yararına hiçbir kazanım sağlanamayacağı ortadadır.

2-B ARAZİLERİ TOPLUMUNDUR VE TOPLUMSAL YARAR DOĞRULTUSUNDA KULLANILMALIDIR.

Basına ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu