Yüzünü Emeğe Daha Fazla Dönen Bir TMMOB İçin – Armağan Öztuksavul

Makina Mühendisleri Odası 43. Olağan Genel Kurul Delegelerine (*)

 

2008 yılında başlayan küresel ekonomik krizin etkilerinin  hala devam ettiği günlerde genel kurulumuzu gerçekleştiriyoruz. Kriz ortamında işsizlik değerleri  TÜİK verilerine göre  2009’da  ortalama işsizlik oranı %14’e çıkarken, genç nüfusta işsizlik oranı da %24’e çıkmıştır. Oysa bankalar ve büyük sermaye kesimleri bu dönemde karlarını katlamışlardır. Mühendisler de kapitalizmin krizinin etkilerini, artan işsizlik oranları ve düşen ücretlerle yoğun biçimde yaşamaktadırlar.

Meslektaşlarımızın en az %80’ini oluşturan ücretli çalışan mühendisler her geçen gün artan şekilde  güvencesiz-esnek ve kuralsız bir çalışma biçimi ile çalıştırılmakta, çoğunluğu insanca yaşanabilir bir ücretin altında ücret almaktadır. Ancak ücretli çalışan ve işsiz mühendisler örgüte yabancılaşmıştır. Örgüt giderek sadece SMM üyelerin sorunlarını dillendiren bir örgüt yapısına bürünmektedir. TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı 800’ü aşkın katılımı ile tabandan gelişen bir hareketliliğin ilk sinyallerini vermiş, örgütün çoğunluğunu oluşturan emekçi üyeleri ile nasıl ilişki kurulacağına ilişkin ipuçları ortaya çıkmıştır. Bugün TMMOB ve MMO’na  düşen tarihsel görev Kurultay kararlarını ivedilikle hayata geçirmektir. Bu kararları hayata geçirmek, mevcut durumda odamıza üye olmayan geniş bir mühendis kitlesinin de yüzünü Makine Mühendisleri Odası’na çevirmesine yol açacaktır.

Egemen sermaye ideolojisi çalışma yaşamındaki sorunların kişisel rekabete dayalı çözümler ile çözülebileceğini vazederek dayanışma, örgütlülük ve hak mücadelelerini engellemeye çalışmaktadır. “Beşeri sermaye teorisi” olarak ta bilinen ‘ kendisine yatırım yapan birey kazanır, yapmayan kaybeder’ anlayışı mühendislik alanında da ‘ömür boyu eğitim’ adı altında sertifikasyon, belgelendirme, uzmanlık tartışmalarıyla karşımıza çıkmaktadır.  Çalışanların eğitim maliyetlerini, sermayeden dışsallaştırarak bireyin kendisine yükleyen bu anlayış, meslekte uzmanlaşmanın ancak iş güvencesi ile mümkün olabileceğini gözden kaçırmaktadır. Bu anlayış mühendislik dershaneciliğini de gündeme getirmiş ve MMO yapısına da yansımıştır

Hem istihdamı arttırıcı bir unsur olarak, hem de meslek örgütümüzün varlık nedeni olan kamu yararlılığı, can ve mal güvenliği açısından kamusal denetimlerinin arttırılması olmazsa olmaz bir zorunluluktur. Yakın zamanda madenlerde meydana gelen göçük ve patlamalar, hastane yangınları aslında kamusal denetim eksikliklerinden kaynaklanmaktadır. Bu ve benzer acıları bir daha yaşamamak için, çalışma müdürlüklerinde kamusal denetim için kaç mühendisin çalıştığı ve çalışması gerektiğini, belediyelerde hizmet alanları içerisinde ne kadar mühendis istihdam edildiğini ve kamunun can ve mal güvenliği için gerçekte ne kadar mühendis istihdam edilmesi gerektiğini bilimsel yöntemlerle araştırarak, idari organlara ve kamuoyuna açıklayıp bu istihdam rakamlarının gerçekleştirilmesi  için çalışmalar yapılması gerekmektedir.

TMMOB‘yi toplumsal bir güç yapacak önemli bir diğer alan ise; neo-liberal program ile birlikte başta temiz su, enerji, ulaşım, barınma ve iletişim gibi halkın en temel ihtiyaçlarına karşı başlatılan Özelleştirme/Piyasalaştırma uygulamaları karşısında halkın hakları mücadelesinin kendi meslek alanlarından yola çıkarak aktif bir öznesi olmasını sağlamaktır.

Neo-liberalizme karşı halkın hakları mücadelesinde TMMOB’nin aktif bir bileşen olması iddiası, “bilimi ve tekniği emekçi halkımızın hizmetine sunacağız” sözünü hayata geçirmek iddiasını taşımak anlamına gelmektedir.

Bu gün AKP iktidarının Devlet Denetleme Kurulu raporu ile başlattığı operasyon TMMOB başta olmak üzere tüm meslek örgütlerine karşı saldırıya geçmeye hazırlandığını göstermektedir. AKP’nin yürüttüğü bu saldırılara karşı durmanın yolu TMMOB ve odamızın gücünü üyelerinden alan ve aşağıdan yukarıya yükseltilen bir toplumsal güç haline gelmesidir.

TMMOB ve MMO diğer emek ve meslek örgütleri ile birlikte bir emek cephesi oluşturmak için inisiyatif  almalıdır.  Bu mücadelede örgütümüz destekçi olmaktan çıkarak mücadelenin gerçek bir öznesine dönüşmelidir. Bu dönüşüm ise ancak, örgütün çoğunluğunu oluşturan ve güvencesiz bir şekilde çalıştırılan meslektaşlarının çalışma yaşamındaki sorunlarını gündemine alan; acımasız piyasa koşullarında meslektaşına arkasında bir örgüt olduğunu hissettirebilecek; sorunun mağdurlarını çözümün özneleri haline getirebilecek; demokratik katılım mekanizmalarını kuran başka bir örgütlenme stratejisi ile mümkündür.

 

YENİ DÖNEMDE YÜZÜNÜ EMEĞE VE EMEKÇİ HALKINA DAHA FAZLA DÖNEN BİR MMO VE TMMOB İÇİN

 

TMMOB YÖNETİM KURULU ADAYI

ARMAĞAN ÖZTUKSAVUL

 

* 11 Nisan 2010 ‘da Genel Kurul delegelerine dağıtılmıştır.