Üyelerimiz Çağdaş, Hikmet ve Uğur’a ve onların nezdinde tüm dostlarımıza,

Öncelikle, hepinize en içten duygularımızla merhaba diyoruz, zor ancak sizleri yıldırmayacak koşullarda güçlü ve sağlıklı olmanızı diliyoruz.

Dostlar,

Size tahammül edemediler. Nasıl edebilirlerdi ki?

Sizler üniversitelerinizi onlara ve onlar gibi tüccar zihniyete sahip olanlara bırakmayanlardınız. Dilinizde parasız eğitim, demokratik üniversite sloganları, elinizde bazen bir pankart, bazen bir flama, bazense yumurta; onlara başkaldırdığınız, susmadan ve korkmadan, üniversite kapılarını yoksul halka kapatanlardan, eğitimi niteliksizleştirenlerden, üniversiteleri gericileştirmeye çalışanlardan hesap sordunuz. Para kazanabilecekleri bir müşteri bile bulamayacaklarından çok korktular.  

Sizler kariyerine değil karakterine ve geleceğine sahip çıkanlardınız. Göz boyamaya, şov yapmaya gelen umut tüccarlarının yalan balonlarını patlattınız, sermayeyi ve yandaşlarını üniversitenize sokmadınız, yaz boyu sertifika peşinde değil yoksul mahallelerde halkın eğitim hakkı için koşturdunuz. Masallarına inanacak bir üniversiteli bile kalmayacağından çok korktular.

Sizler güvenceli iş insanca bir yaşam talep edenlerdiniz. Üniversitelerin tabeladan ibaret olmadığını, bilimsel ve nitelikli bir eğitimin üniversitenin olmazsa olmazı olduğunu, işsizliğin, fazla ve kuralsız çalıştırmanın, düşük ücretlerin mühendis ve mimarların kaderi olmadığını söylediniz. Köleleştirecekleri bir kişi bile bulamayacaklarından çok korktular.

Sizler “HES’lerin mühendisi, 3. Köprü’nün mimarı, kentsel dönüşümün şehir plancısı olmayacağız” diyenlerdiniz. “Halkın mühendisi” olduğunuzu her fırsatta dile getirdiniz, evine, suyuna ve yaşamına sahip çıkanlarla kol kola girdiniz, Metin Abinizin kanının yerde kalmayacağını gösterdiniz. Köprülerini, HES’lerini, santrallerini yapabilecek yer ya da yaptırabilecek kimseyi bulamamaktan çok korktular.
Korktuklarının başlarına geleceğini kendileri de biliyorlar. Sizlerle bizi ne duvarların ne de parmaklıkların ayıramayacağını, diktiğiniz “ilk umut fidelerinin” büyümesine engel olamayacaklarını, elden ele taşınan o taşların kocaman bir tiyatroya dönüşeceğinin farkındalar.
Birimizi öldürmekle, onumuzu hapsetmekle, hepimizi tehdit etmekle yıldıramayacaklarını taslarını taraklarını toplayıp terk ederken Hopa’yı; kepçelerini, polislerini gerisin geriye döndürürken Dikmen’den bir kez daha gördüler.

Biliyoruz.

Yoksul mahallelere ders vermeye giderken, Dikmen’e kurduğumuz barikatın arkasında yaşamı yeniden kurarken, 3. Köprü’yü başlarına yıkarken, rant ve talancıların heveslerini kursaklarında bırakırken, göz diktikleri sularımızı burunlarından getirirken biz yine beraber yan yana olacağız. Onlardan bütün yaptıklarının hesabını tek tek soracağız ve evet bu hesabı sorarken birlikte, onlar kadar tahammülsüz ama gerçekten adil olacağız.

Halkın mühendisleri sizleri sevgiyle ve mücadeleyle selamlıyor.

Politeknik

 

Çağdaş, Hikmet ve Uğur mektuplarınızı aşağıdaki adreslerden paylaşabilirsiniz:

Ö.Çağdaş Ersoy: Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Cocuk ve Geçlik Koğuşu A3 

Hikmet Tanıl: Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1 no’lu F tipi Cezaevi  A7 20

Uğur Uzunpınar: Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1 no’lu F tipi Cezaevi  C11 98