Nükleer Karşıtı Platform: “Nükleer santral baştan sona rezalet”
Spread the love

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin`in Türkiye`ye geldiği 1 Aralık 2014 tarihinde alel acele onaylanan Akkuyu Nükleer Santral Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu ile ülkemiz ve dünyamızın geleceğini “jest” malzemesi olarak sunan anlayışın altından “sahtekarlık” da çıktı.

Bugün ülkemiz “sahte deliller, sahte davalar, sahte darbelerle” sarsılırken, TMMOB tarafından yaptırılan bilirkişi ön incelemesinde Akkuyu ÇED Raporu`ndaki nükleer enerji mühendisi imzalarının sahte olduğu belirlenmiştir. Nükleer lobilerle pazarlık halinde AKP iktidarının her ne olursa olsun nükleer santral kurma ısrarı, sahte imza depremiyle yerle bir olmuştur. Fukuşima Nükleer Felaketi sonrasında tüm dünyada deprem, tsunami ve nükleer santral güvenliği tartışılırken, doğal felaketler bir yana ülkemizde nükleer santral ile ilgili ön raporların dahi güvenilirliğinin olmadığı anlaşılmıştır.

Akkuyu Nükleer Güç Santralı ÇED Raporu, ilk olarak 4 Temmuz 2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`na sunulmuştu. Eksiklerin tamamlanması istemiyle 15 Temmuz 2013 tarihinde iade edilen rapor, 23 Ağustos 2013`de Bakanlığa yeniden iletilmişti. İlk raporda imzası bulunan nükleer enerji mühendisinin 31 Temmuz 2013`de işten ayrılmış olmasına rağmen 23 Ağustos 2013 tarihinde eksiklikler giderilerek bakanlığa sunulan raporda yine imzası olduğu belirlenmiştir. 2014 yılında ise yeni ÇED raporu sürecinde yeni bir nükleer enerji mühendisinin imzasıyla rapor 31 Mart 2014 tarihinde sunulmuştur. Ancak bu mühendis de 19 Mart 2014 tarihinde şirketten ayrılmış. İnceleme Değerlendirme Komisyonu`nun 24 Temmuz 2014 tarihli toplantısında görüş ve önerilerin alınmasının ardından 24 Eylül 2014 tarihinde Nihai ÇED raporu Bakanlığa sunulurken; yine 6 ay önce işten ayrılan mühendisin imzası taklit edildiği saptamıştır.

İmza sahtekarlığı, Akkuyu için AKP iktidarında yapılan ihalenin de hukuki olmadığı için iptal eden davayı açmış olan TMMOB`nin mühendislerin noter tasdikli imza beyannameleri ile ÇED raporlarına atılan imzaları karşılaştırmak üzere 3 ayrı bilirkişi ön incelemesine göndermesinin ardından ortaya çıkmıştır.

Sahte imzaların ortaya çıkmasının ardından Twitter`a sarılan Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce ise “Akkuyu konusunda çıkan sahte ÇED raporu haberleri gerçeği yansıtmamaktadır. Birileri engellemeye çalışsa da Türkiye gelişmeye devam edecek” diyerek hamaset edebiyatına başlamıştır. Sahtekarlıklar ortadadır, gerisi lafı güzaftır. “Önce sahte imzalı raporla iş yap, sonra beni engelliyorlar” diye bağır. Artık kim inanırsa…

Enerji özelleştirmeleri dahil pek çok olayda da görüldüğü gibi AKP, hukuksuzluğunu her alana taşıyor. Nükleer santral gibi tehlikeli ve riskli bir alan bile bunun dışında kalmamıştır. İhalesiz, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklarla yürütülen nükleer sürecindeki hukuksuzluklar, pervasızlıklar Türkiye`nin nasıl bir yola sürüklendiğini kaygı verici bir şekilde ortaya koymaktadır. Yüz karası bu sürecin kabul edilebilir bir yanı yoktur. Yalanla, sahte imza ile hukuksuz bir şekilde Türkiye`nin nükleer batağına saplanmasına izin verilemez.  AKP`nin tüm çabasına rağmen, Türkiye bu karanlığa geçit vermeyecektir.

NÜKLEER KARŞITI PLATFORM SEKRETARYASI


Spread the love