Neden TMMOB – Arif Nacaroğlu (Evrensel)

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı Odaların varlık nedenlerinden biri ve en önemlisi “Kamunun (halkın) ve ülkenin çıkarlarının korunması, yurdun doğal kaynaklarının bulunması, korunması ve işletilmesi için girişim ve etkinliklerde bulunmak” ilkesidir. Sadece bu amaç bile mevcut iktidarın neden Mühendis Odalarını yok etmeye çalıştığının kanıtıdır. Ülke kaynaklarının talan edilmesinin önündeki en bilgili ve güçlü kuruluş olarak Mühendis ve Mimar Odaları üyelerinin varlığı, halkın çıkarlarını korumak için ortaya koyduğu çaba, uyguladığı yöntemler, verdiği hukuk mücadeleleri talancıları, işbirlikçileri her dönem rahatsız etmiştir.

Talancı sermayenin çevreye ve tarihi değerlere ve kültürel mirasa yaptığı saldırı, tarımı yok ederek oluşacak dışa bağımlılıktan alacağı uğursuz komisyon hayali, ithal temelli gelişen sanayiden ele geçireceği haksız kazanç her zaman Mühendis ve Mimar Odalarının güçlü duvarıyla karşılaşmıştır. Sokaklarda direnmekten hukuki yollara başvurmak yelpazesi içinde her haklı ve güçlü yöntemi kullanan Odalar aldırdıkları hukuk kararlarıyla ülkeyi “Ben ne dersem o” baskısıyla yönetmeye çalışanların korkulu rüyası olmuştur.  

İşte bir örnek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mersin-Karaman Planlama Bölgesinde plan değişikliği yaparak halkın çıkarlarına aykırı ve tamamen rant yaratmaya yönelik bir girişimde bulunuyor. Para ve talan büyük. Uğursuzların iştahı kabarıyor. TMMOB’den itiraz. Dava sonuçlanıyor. Mahkeme, “Bu durumda dava konusu Mersin – Karaman Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir gerekçesiyle yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.” diyor. Gitti rant. Vekiller kızgın, bakan kızgın, başbakan öfkeli.  

Bir başka olay. Beyefendi’nin Bolu’daki ekibi Abant Ormanlarının ve göl kıyısının imara açılması, yani talan edilmesi, doğanın tahrip edilmesi emrinden yola çıkarak işe girişiyorlar. İşin başında Bolu Valisi, İl Özel İdare Genel Sekreteri ve Encümen Üyeleri.  Karşılarında TMMOB duvarı. Orman Mühendisleri Odası ile birlikte “Orman alanlarının tahrip edilmesi, ruhsatsız kazı ve dolgu çalışması yapılması, imar kirliliği ve kıyı yasasına muhalefetten sanıkların cezalandırılması istemi” ile dava açmak istiyor. Suç duyurusunda bulunuyor. İçişleri Bakanlığı göl kenarında A2 villa meraklısı talancıların sıkıntısına çare arayan memurların yargılanmasına izin vermiyor. Danıştay karar alıyor.

“İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen uygulamaların Abant Gölü Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişme Planına, mevzuata ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu ve çevrede geri dönüşümü zor tahribata yol açtığı yolunda uzman raporları bulunduğu anlaşıldığından Odaların itirazlarının kabulüyle, Vali, Genel Sekreter ve Encümen Üyelerinin yargılanamaması yönünde karar alan İçişleri Bakanlığı Kararının iptaline..”

Yani Bolu Valiliğinin Abant Gölü Tabiat Parkını ranta çevirme girişimine Danıştay, “Geri dönüşümü zor tahribat” kararı veriyor. Bu halkın seçtiği vekiller arasından seçilen İçişleri Bakanı tahribatı yaratan memurlarının yargılanmasına izin vermiyor. Halkın çıkarlarını korumak yine Mühendis ve Mimar Odalarına kalıyor.

İşte böyle bir kuruluşun pervasızca talana girişenlerce düşman görülmesi doğal değil mi? İktidarın 410 bin üyeli TMMOB’a saldırması Donkişot’un yel değirmenlerine saldırılarını anımsatıyor. Rüzgarla savrulup gidecekler.