Maden Mühendisleri Odası: “Maden Mühendisleri ve İşsizlik”

Odamız, 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ve Ana Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip, Anayasa‘nın 135. Maddesinde tanımlanan kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.

–  Doğal kaynakların bulunmasında, işletilmesinde, sanayinin gereksinimine uygun olarak hazırlanmasında ve pazarlanmasında, ülke ve kamu yararı doğrultusunda madencilik politikaları üretmek, bu hedefe ulaşmak için gerekli görülen tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak,

–  Maden mühendisliği mesleğinin gelişmesi, üyelerinin hak ve yetkilerinin sağlanması, meslek onurunun korunması için gerekli çalışmaları yapmak,

–  Üyelerinin iş ve sosyal güvenliklerini sağlayıcı etkinlik ve girişimlerde bulunmak,

Odamızın görevleri arasındadır.

Ülkemiz yönetimleri, uzunca bir süredir planlama düşüncesini terk etmişler, stratejik öngörüyle insan kaynakları planlamasını da göz önüne alan ulusal kalkınma modellerinin geliştirilmesinden vazgeçmişlerdir. Ekonomik kalkınmanın, sanayileşme ve yatırım artışlarına dayalı dengeli bir yapının oluşturulması ile sağlanabileceği gerçeğini göz ardı ederek ekonomi politikalarının oluşturulması ve yürütümünü tamamen uluslararası finans kuruluşlarının ellerine bırakmışlardır. Bu kuruluşlar eliyle uygulanan politikalar sonucunda, insanı merkezine almayan, her şeyi alınıp satılan bir meta olarak gören anlayışlar doğal zenginliklerimizi, kamu kaynaklarımızı yok etmiş, küçültmüş ya da özelleştirme adı altında sermayeye devretmiştir. Kısaca, son 25 yılda madencilikten enerjiye, ulaşımdan yerleşime, eğitimden sağlığa kadar birçok sektörde ülkemiz ve toplumumuz aleyhine önemli yapısal dönüşümler gerçekleştirilmiştir.

Zamanında yapılmayan yatırımlarla giderek üretimleri düşen MTA, TKİ, TTK, ETİMADEN, EÜAŞ gibi araştırıcı ve üretici kamu kurumları ile madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli MİGEM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, TCK, DSİ ve diğer ilgili kamu kurumları  son yıllarda bu görevlerini layıkıyla yerine getirmek amacıyla gerekli kadrolara maden mühendisi alımı için neredeyse hiçbir çaba harcamamıştır. Odamızca; bu kurumlardaki tecrübeli kadroların yeni kadrolara bilgi aktarımını sağlayacak şekilde düzenli maden mühendisi alınması gerektiği, bu kurumların en üst düzey yetkilileri ile yapılan görüşmelerde ve gönderilen yazılarda defalarca dile getirilmiş olmasına rağmen kurum yetkililerinin bu konuda bir girişimi olmadığı gözlemlenmektedir.

Odamız bu çerçevede; Tünel Yapım İhalelerinde maden mühendislerine teknik ve anahtar personel olarak yer verilmesi için Karayolları ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü‘ne, imalat haritalarının yapım sürecinde maden mühendislerine yer verilmesi hususunda Karayolları Genel Müdürlüğü‘ne, şehirlerarası otoyollar ile şehirlerin metro ve hafif raylı sistemlerinin projelendirilip, projelerin uygulanması için hazırlanan ihale ve teknik şartnamelerde kilit personel olarak maden mühendisi bulundurulması için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğü‘ne, metro, tünel ve galeri yapım işlerinde teknik personel olarak maden mühendisi bulundurulması hususunda Büyükşehir Belediyeleri ve ilgili Valiliklere, zemin etüt raporu hazırlanması konusunda maden mühendislerinin mevcut yetkilerinin kullandırılması için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı‘na, maden mühendislerinin uzman yardımcısı olarak istihdam edilmesi konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘na,  enerji uzman yardımcısı olarak istihdam edilmesi konusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu‘na, Rehabilitasyon projelerinin hazırlanmasında maden mühendislerinin yer alması için Orman Genel Müdürlüğü‘ne  yazılar yazılmıştır. Ayrıca bu süreçte üyelerimizin yasal haklarının korunması için davalar açılmıştır.

Diğer taraftan TBMM‘de halen milletvekili olarak görev yapan maden mühendisi milletvekillerinden, meslektaşlarımızın yaşadığı sorunların yasal çözüme kavuşturulabilmesi için yazı ile müracaat edilerek destek istenmiştir.

Odamıza her yıl 700‘ den fazla  maden mühendisi üye olmaktadır. Ülkemizin ihtiyaçları göz önüne alınmadan açılan bölümler ve artırılan kontenjanlar, mesleğimizde işsizlik sorununu katlayarak büyütmektedir. OECD ülkeleri arasında en fazla üniversite mezunu işsiz Türkiye‘de bulunmaktadır.  Meslektaşlarımız arasında da işsizlik ciddi boyutlardadır. Odamız kayıtlarına göre üyelerimizin % 35‘i işsiz gözükmektedir. Genç meslektaşlarımızda bu oran çok daha yüksektir. En verimli yıllarını ve ailelerinin kısıtlı kaynaklarını maden mühendisi olmak için harcayan gençlerimizin mezuniyet sonrası karşılaştıkları tablo, gerçekten son derece düşündürücü ve üzücüdür.

Anayasanın 49. maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik: 3.10.2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” şeklinde belirtilen görevi yerine getirmek siyasi iktidara düşmektedir.

Cumhuriyetin ilk yıllarından beri ülkemizin kalkınması için yerin metrelerce altında canları pahasına mücadele veren tüm meslektaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Hükümeti;  maden kaynaklarımızı sanayimizin girdisi olarak değerlendirmeye, ülkemizin ithal kaynaklara bağımlılığını azaltmaya, planlı büyümeyle dışa bağımlılığın azaltılacağı yatırım modellerine yönelmeye ve bu amacı gerçekleştirmek için gerekli sayıda maden mühendisi istihdam etmek için çalışma yapmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

TMMOB
MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU

11 Şubat 2009, Ankara