Kocaeli Halkevleri ve Kocaeli Tabip Odası, Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği’nde Su Forumu düzenlendi.
Kocaeli Halkevleri ve Kocaeli Tabip Odası’nın düzenlediği Su Forumu Kocaeli ve Sakarya halkının yoğun katılımıyla gerçekleşti. ‘Gölümüze, Deremize, Barajımıza, Suyumuza Sahip Çıkıyoruz’ sloganıyla düzenlenen Su Forumu’nda kentin su politikaları da konuşuldu. Foruma konuşmacı olarak Kocaeli Tabip Odası Başkanı Kemal Keşmer, Sakarya Üniversitesi’nden Çevre Mühendisi Prof. Dr. Saim Özdemir, Kuzey Ormanları Savunması’ndan Çiğdem Çidamlı ve İSU Eski Genel Müdürü Servet Alpaslan katıldı.
Sapanca Gölü ve Yuvacık Barajı’ndan görüntülerinin olduğu sinevizyon gösteriminin ardından açılış konuşmasını Kocaeli Halkevi Başkanı Yaşar Seğmen yaptı. Seğmen, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kentle ilgili bir su politikasının olmadığını vurguladı. Etkinlikte gösterilen videoya ulaşmak için tıklayınız.
Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. Saim Özdemir, Sapanca Gölü alt havası çevre havzalar ile ilgili coğrafik bilgiler verdi. Bölgede sanayinin gelişmesi ile tarım alanlarının azaldığını ve kentleşmenin arttığını vurgulayan Özdemir, toprağın yapısal değişikliklere uğradığını söyledi. Yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde bulunan derelerin tarım arazisi bölgesinde bulunan derelere nazaran daha kirliği olduğunu ifade eden Özdemir, Sapanca Gölü’nden en fazla suyu Sakarya Su Kurumu İdaresi (SASKİ)’nin çektiğini belirtti. Özdemir, Sapanca’dan su çeken kurumların sırasıyla İSU, sanayi kuruluşları, havza yerleşimleri, şişeleme tesisleri, süs bitkisi sektörü ve buharlaşma şeklinde olduğunu ifade etti.
Eski İSU Genel Müdürü Servet Alpaslan Yuvacık Barajı’nın yıllara göre su oranları hakkında bilgi verdi. 2013 yılına kadar olan güncel verileri aktaran Alpaslan, su kayıpları hakkında sunum yaptı. 1999 yılında %26 olan su kaybının depremden sonra %43’e ulaştığını belirten Alparslan, 2013 yılında ise 53 milyon metre küp su kaybı yaşandığını ifade etti. Yaşanan su kaybının yağışların az olmasının yanı sıra sanayinin kullanımından da kaynaklığını söyleyen Alpaslan, yatırım eksikliği nedeniylede kayıpların yaşandığını vurguladı.
Son konuşmayı Kuzey Ormanları Savunması’ndan Çiğdem Çidamlı yaptı. Katılımcıları Kuzey Ormanları’nın durumu hakkında bilgilendiren Çidamlı, “3. Havalimanı ve 3. Köprü projeleri ulaşımı rahatlatmak için değil, rant için yapılmış projelerdir. Boğaz köprüsü projeleri ilk köprüden itibaren hiçbir zaman ulaşımı rahatlatmayı amaçlamamıştır. İki köprü de rant sağlamak için İstanbul’un ortasına yerleştirilmiş ve milyonlarca kişinin kaderini belirleyen faktör olmuştur. Bizim oluşumumuz bu ranta karşı çıkarak, 3. Havalimanı ve 3. Köprü inşaat havzalarında yapılan ağaç katliamına karşı durmayı amaçlamaktadır” dedi.
Sunumların ardından forum kısmına geçildi. Yanıkköy ve Balaban köy muhtarları köylerinden geçen derelerin kuruduğunu, bunun sebebinin de kuraklık değil dere kaynağına kurulan su tesislerinin olduğunu belirtti. Yapılan konuşmalarda suyun metalaştırılmasına, derelerin, göllerin, barajların kurutulmasına karşı ortak mücadele hattı çizilmesi gerektiği vurgulandı.
Kocaeli Su Forumu Sonuç Bildirgesi şu şekilde;
“Sanayinin ve inşaat alanlarının plansızca arttığı günümüz dünyasında, kuraklık ve ona bağlı olarak yaşanan susuzluk, karşımıza yaşamsal bir sorun olarak çıkmaktadır.Tarım alanlarının, ve içme sularının şirketlerin yasayla da korunan bir şekilde kullanımına ve ticarileştirilmesine yol açılması sonucu su sadece bir avuç şirketin para kazandığı bir metaya dönüşmüştür. Kocaeli ilinin su havzalarının, bölgenin hızlı sanayileşmesine ve nüfus artışına yetmediği anlaşılmasına rağmen tüm yaşam için bir su politikasının olmadığı görülmektedir.
Bugün, kamu yararı ilkesi gözetilerek, su kaynaklarının insanlık ve doğanın devamlılığı açısından hizmete nasıl sunulacağı; toplumun geniş kesimlerinin temsilcilerinin oluşturacağı bir su meclisi tarafından karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bugün burada, seçimler öncesinde oy hesabı yapıp bölgenin su kaynaklarını umarsızca sömürenlere rağmen suyun bitmekte olduğunu ve acil önlem alınması gerektiğini bilen herkese , suyun ticarileştirilmesinin tüm boyutlarına karşı mücadeleyi hedefleyen bir meclisin buradan çağırıcılığını yapıyoruz.
Su hizmetlerinin özelleştirilmesi ve piyasalaştırılmasına; belediyelerin ve ilgili kamu kuruluşlarının ticarethaneler haline getirilmesine karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Su havzalarının ticarileştirilmesine, suyun kullanım hakkının şişeleme ve depolama şirketlerine geçmesini engelleyecek, başta Sapanca Gölü ve Yuvacık Barajı çevresindeki derelerin özgürce akabileceği bir mücadeleyi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.
Doğayı yıkıma uğratan ve yasalaşan düzenlemeleri fiilen uygulatmamayı ve tüm doğa için yeni bir hukuksal düzenlemeyi sağlamaya çağırıyoruz.
Kocaeli su forumundan aldığımız bilgi, birikim ve güçle birlikte Sapanca Gölünün ekolojik olarak ölmemesi ve yazı susuz geçirmemek için acil olarak uygulanması gereken taleplerimiz şunlardır:
- Yaklaşık %40 larda olan içme suyu kaybının ortadan kaldırılmasına dönük acil alt yapı hizmetleri uygulanmalıdır. Eskimiş olan isale hattının ve vanaların değiştirilmesi sağlanmalıdır.
- Sapanca Gölünü besleyen dereler üzerindeki su dolum ve şişeleme şirketleri kapatılmalıdır. Derelerin özgürce akıp Sapanca Gölü nün beslenmesi sağlanmalıdır.
- Su havzaları üzerindeki taş ocakları kapatılmalıdır.
- Sanayinin kaçak ve kontrolsüz su kullanımının önüne geçilmesi için kontroller artırılmalı, gerekli cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.
- İçme suyu üreten yuvacık barajının İSAŞ şirketinden alınarak özelleştirmesinin önüne yasal olarak engel olunmalıdır.
- Arıtılmış içme suyunun inşaat ve park-bahçelerde kullanımına yasak getirilmelidir.
- Su kullanımı ucuzlatılmalıdır.
Bizler su meclisinin çağırıcıları olarak bu taleplerimizin takipçisi olacağız. Suyumuza sahip çıkacağız.
Biz su forumu düzenleyicileri olarak; bugün bu tarihi anda yapılan tüm konuşmaları, sapanca gölü ve çevresinde yaşayanlar ile Kocaeli halkına bir manifesto olarak ulaştırılmasını sağlayacağız.”
politeknik.org.tr




