“Kamusallık Yeniden” Bursa Çalıştayı Düzenlendi

EMO’nın düzenlediği Kamusallık Yeniden – Bursa Çalıştayı, “Kamunun Çöküşü; Mülksüzleştirme – Güvencesizlik” başlığı ile 6 Kasım Cumartesi günü Bursa Baro Evinde gerçekleştirildi.

EMO Bursa Şubesi tarafından düzenlenen yerel çalıştaya ve TMMOB Bursa İKK, Bursa Tabip Odası, Disk Birleşik Metal- İş Bursa Şubesi, Disk Genel-İş Bursa Şubesi, Disk Tekstil-İş Bursa Şubesi, Disk Devrimci Sağlık-İş Güney Marmara Bölge Temsilciliği, Kesk Bursa Şubeler Platformu, Türk- İş Petrol –İş Bursa Şubesi, ÇHD Bursa Şubesi destek verdi.

EMO Bursa Şube Başkanı Remzi Çınar, TMMOB Bursa İKK Sekreteri Fikri Düşünceli, Kesk Şubeler Platformu adına Süleyman Ayyılmaz, Disk Devrimci Sağlık- İş Güney Marmara Bölge temsilcisi Derya Öztürk, ÇHD Bursa Şube Başkanı Aslı Evke ve Kamusallık Yeniden Kurultayı Yürütme Kurulu adına Ali Yiğit’in açılış konuşmaları ile başlayan Çalıştay, Dinçer Demirkent’in Kamusallık kavramı üzerine çerçeve sunuşu ile devam etti.

Ardından Çiğdem Çidamlı; insanların kendisini bir toplum olarak var ettiği alan olarak “kamunun” ,kapitalimin neo- liberal dönemindeki çöküşünün insanlığın kendini var ediş biçiminin çöküşü olduğunu vurguladı. Kapitalizmin sadece mülk sahibi, erkek ve egemen ırktan olanların içinde olduğu bir kamu oluşturulmaya çalışıtığını ve mülksüzleştirilen, güvencesizleştirilen geniş halk kitlelerinin ise kamunun dışına fırlatılarak, kendini ifade edebilme ve kendini yeniden var edebilme imkanlarının elinden alındığını anlattı. Halkın kamudan dışlanmasının önemli bir aracı olan mülksüzleştirme kavramını açıklayarak, sermayenin değil, halkın ortak çıkarları üzerinden şekillendirilmiş ve halkın kendine ait kültürünü yarattığı bir kamunun yeniden inşasının önümüzde görev olarak durduğunu belirtti.  77 gün süren Tekel direnişinde  Ankara’nın ortasında kurulan çadır kent ile tekel işçilerinin ortak çıkarları üzerine kurulmuş ve halkın tüm kesimleri ile farklı bir dayanışma kültürünü geliştirerek aslında emekçilerin kendi kamusal alanlarının oluşturulmasına dair önemli bir örneği de var etmiş olduklarını vurguladı.

DİSK Devrimci Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu; büyük tip fabrikalarda güvenceli olarak çalışan bir işçi kitlesinin yerini, artık parçalanan üretim ilişkileri içerisinde güvencesiz, esnek, kuralsız bir çalışma hayatına mahkum edilen yeni bir işçi kitlesinin aldığını ve bu yeni proleterleşme dalgasını tarihin en büyük, en geniş, ve en akut işçileşme dalgası olarak yaşandığı bu süreçte işçi kitlesinin özelliklerini değiştirirken geleneksel işçi kitlesinin her türlü örgütlenme modellerini işlevsiz kıldığını belirtti. Güvencesizlik ile mücadelenin geleneksel sendikal anlayışın, ücret ve toplu sözleşmeye endeksli bir örgütlenme ve mücadele yöntemleri ile örgütlenmesinin mümkün olmadığını, Devrimci Sağlık-İş Sendikasının örgütlenmeye başladığı dönemde Taşeronlarının örgütlenmesi mümkün değildir denilirken, bugün sağlık alanında taşeron çalıştırılamayacağına dair mahkeme kararları kazanan bir örnek oluşturulduğunu, bundan sonraki süreçte bu örnekleri arttırarak, güvencesizliğe karşı ortak bir mücadelenin örgütlenmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. İşaya Öşür ; mülksüzleştirme ve güvencesizleştirme saldırılarının karşısında mücadelenin kapitalizm ile mücadele olduğunu vurguladı.

Katılımcıların soru ve katkıları ile devam eden çalıştay “ daha güzel bir dünya kurabiliriz “ vurgusu ile son buldu.

politeknik.org.tr