Site iconPoliteknik – Halkın Mühendisleri Mimarları Şehir Plancıları

İstanbul’daki su krizinin gerçekleri – ÇMO İstanbul Şubesi Başkanı Emine Girgin ile röportaj


İstanbul’da su krizi yaşanıyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve İSKİ su sıkıntısının olmadığı yönünde açıklamalar yapıyor. Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Emine Girgin ile röportaj yaptık. Emine Girgin, yaşanan su krizinin nedenlerini, suyun neden koktuğunu, su politikalarını, İSKİ’nin, Orman ve Su İşleri Bakanı’nın son dönemde yaptığı açıklamaları yorumladı.

Bundan birkaç hafta önce de ÇMO İstanbul Şubesi olarak su sıkıntısının gerçeklerini Melen Projesi’nin yetersizliği ve sağlıksızlığı bilgileriyle paylaşmıştınız. Bu bilgilendirmenizden kısa bir süre sonra İstanbul’un bir çok ilçesinden suyun koktuğu şikayetleri geldi. İstanbulluların iki aylık suyunun kalmasıyla paralel bir gelişme mi su kokusu?

Evet, kesinlikle öyle. Biz Melen’e ilgili yaptığımız açıklamada Melen’in çözüm olmayacağını ifade etmiştik. Melen’den günlük getirilen su miktarı İstanbul’un günlük su tüketiminin yaklaşık üçte biri. Barajlardaki su miktarının çok düşük olduğunu, yağış olsa bile bu miktarın yaz aylarında yeterli seviyeye çıkamayacağını ve her gün Melen’den su çekilmesiyle su sıkıntısının giderilemeyeceğini ve tüm bu bilgiler ve mevcut verilerle iki aylık su kaldığını duyurduk. Ve kısa bir süre sonra suyun koktuğu şikayetleri geldi. Şu an barajda kritik su seviyesinin altından su çekiliyor.  Toprağa yakın,  organik maddelerin ve canlıların bitkilerin olduğu kısımdan su çekiliyor. Buna bağlı olarak da çekilen suyun organik kirlilik oranları artıyor. Mevcut arıtma tesisleriyle bu organik maddelerin arıtımının yapılması mümkün değil. Üstelik arıtmada kullanılan aktif karbon maddesi de şu an İSKİ’de bulunmuyor. Bu sebeple arıtma işlemi suda kokuya sebep olan organik maddeleri (geosmin ve MIB) arıtmakta yetersiz kalıyor.

Aktif Karbon neden bulunmuyor?

Bize ihalede yaşanan sorunlar sebebiyle maddenin alımının yapılamadığı bilgisi verildi. Bu durum da plansızlığın bir başka göstergesi. İSKİ’nin elinde bu maddenin yeterli miktarda bulunması gerekiyor. Aktif karbon organik maddeleri tutabilir ve koku sorunu yaşanmayabilirdi. İSKİ’nin mal temininde hatası, şehir şebekesine verilen suyun kalitesi konusundaki şüphelerimizi haklı çıkardı.

Bu sıkıntılar Orman ve Su İşleri Bakanlığının, İSKİ’nin yalnızca günlük su planı yapabildiğini gösteriyor. Oysa su planlarının çok daha uzun süreli ve hatta asırlık olması gerektiğini belirttiniz. Bu plansızlıktan bahseder misiniz?

Evet. Gerçekten bir su planı yok. Bu sebeple her gün yağmur yağmasını bekliyorlar. Tek umutları o. Orman ve Su İşleri Bakanı ve İSKİ genel Müdürü Allah’ın yardımından ve yağmurun yağmasından bahsediyor. Çünkü söyleyebilecekleri başka hiçbir şey yok. Bilimsellikten uzak bu açıklamaları kabul edemeyiz. Her defasında A, B, C planlarından bahsediyorlar. Bu planları açıklamıyorlar. A planı da, B planı da, C planı da aynı çünkü. Yağmuru beklemek. Düşünün son yağmurlarda en çok su biriktiren baraj Sazlıdere Barajı’ydı. Sazlıdere Barajı Kanal İstanbul Projesiyle yok edilmesi planlanan bir baraj. Mevcut barajlar yeterli değil, su İstanbul dışından temin edilmeye çalışılıyor, bir taraftan da mega projelerle mevcut barajlar yok ediliyor. Plansızlar ve planlama yapmayı da düşünmüyorlar.

Mevcut barajlar iyileştirilebilir, şebeke kayıpları giderilebilir. İstanbul’un bütününde şebeke kayıpları %25. İSKİ’nin yapacağı çalışmayla bu oran aşağıya rahatlıkla çekilebilir. Kemerburgaz’da şebekelerde %55 kayıp vardı. Yapılan çalışmayla bu oran %15’e düşürüldü. %25 oranı İstanbul’un genelinin ortalamasının oranı.

Tasarruftan bahsediliyor. Su sıkıntısını halka tasarruf yap diyerek çözemezsiniz. Elbetteki tasarruf önemli bir parametre. Fakat sağlıklı yaşamak için suya ihtiyacımız var. Tasarruftan bahsedilecekse eğer sanayide yapılacak bir planlamadan bahsedebiliriz. Sanayinin kullandığı suyu arıtarak yeniden kullanması oldukça basit bir uygulama ve hayata geçirilebilir. Gri su dediğimiz lavabolarda kullanılan su yeniden arıtılabilir. Toplu konutlar, siteler, oteller gibi su tüketimi yüksek olan yapılarda gri su uygulamaları yapılabilir.

Planlama yapılmalı, mevcut barajlar korunmalı, şebekeler iyileştirilmeli ve böylelikle şebeke kayıp oranları düşürülmeli, ayrıca İstanbul’un suyunu İstanbul’dan sağlayacak projeler geliştirilmeli.

Halk sağlığı için temiz su gerekiyor ve sağlıklı bir hayat için su kullanmamız gerekiyor.

Ne olacak peki? Bakanlığın ve İSKİ’nin kesinlikle susuz kalmayacağımıza dair açıklamaları ne anlama geliyor?

Su kesintilerine gidecekler. Aslında su sıkıntısı gündem olmadan önce geceleri suyu kesmeye başlamışlardı. Herhangi bir açıklama da yapmadılar. Büyük bir ihtimalle bir süre sonra yeniden kesintilere gidecekler ve yağmurları bekleyecekler.

Sakarya’dan su getirmeye devam edecekler, Sakarya nehri içme ve kullanma suyu eldesi için uygun kriterlere sahip değil ve organik madde ve ağır metal kirliliği mevcut. İstanbul dışında Sakarya Nehrinden şebeke suyu elde etmeye çalışan bir diğer kent yok, çünkü diğer kentler için (Ankara, Sakarya, Eskişehir) Sakarya Nehri atıksuların arıtılarak ya da arıtılmayarak deşarj edildiği bir nehir. Atıksu deşarjları ile kirletilmiş bir nehirden su getirip İstanbul şebekesine verecek kadar çaresiz durumda olup hala İstanbul’da su sorunu yok diyebiliyorlar. Bu sorunu kabul etmek yerine, halkı sağlıksız su tüketmeye mecbur bırakıyorlar.

Su kokuyor şikayetleri üzerine şebeke suyundan örnek alıp analiz ettirdiniz. Analiz sonuçlarını gelecek haftalarda paylaşacaksınız. Daha sonraki planlarınız ne?

Evet analiz sonuçlarını bekliyoruz. Sonrasında tekrar bir değerlendirme yapacağız. Sakarya Nehrine bir teknik gezi, İstanbul’a su alınan noktanın tespiti ve suyun kalitesinin araştırılması için analiz çalışması planlarımız bulunmakta.

Son olarak bugün İSKİ bir açıklama yaparak ÇMO İstanbul Şubesi’nin “İstanbul’un 60 günlük suyu kaldı” açıklamasının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Ne söylemek istersiniz?

İSKİ açıklamada 60 günlük su kaldığının tamamen yanlış olduğunu iddia etmekte ve “23 Temmuz 2014 yani bugün itibariyle barajlarımızın doluluk oranı % 20.04 mevcut su miktarı ise 174 milyon 68 bin metreküptür.” demektedir. İstanbul’un günlük su tüketimi yaklaşık 3 milyon m3; böldüğümüzde 58 gün çıkıyor.

politeknik.org.tr


Exit mobile version