İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi düşerken… - Ersin Kiriş

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde 14-15 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen 50. Dönem Genel Kurul Seçimleri’ni AKP’li gericilerin oluşturduğu Uygarlık Mühendisleri Grubu, 42 oy farkla kazandı. Sonuçların hemen ardından tekbirlerle kutlama yaptılar. İdeolojilerinde iktidarı, kamusal alanları, sokağı, kurumları ‘düşman’dan almanın fetih anlamına geldiğini herkese yeniden göstererek hatırlatmış oldular.

İnşaat Mühendisleri Odası 19 Aralık 1954 tarihinde kurulan ve TMMOB’ye bağlı en köklü odalardan biridir. TMMOB verilerine göre 2025 yılı sonu itibarıyla 164 bin 234 üye ile çatı örgütün en fazla üyeye sahip meslek odasıdır. Tam da bu nedenle neredeyse tamamı deprem koşullarında yaşayan bir ülkenin yapılarını inşa etmekle sorumlu, ülkenin sayıca en büyük meslek gruplarından inşaat mühendislerinin bağlı olduğu meslek odasının nasıl yönetildiği çok önemlidir. İMO İstanbul Şubesi yönetimini, ülkeyi uçurumdan aşağı sürükleyen bir iktidarın ‘militan’larına kaybetmek küçük ve üzerinden atlanacak bir ‘gelişme’ değildir.

Onlarca yılın ardından bu ‘devrin’ neden şimdi olduğunu değil, bu kaçınılmaz sonun nasıl geldiğini konuşmadan meslek odalarımızda ilerlemenin mümkün olmadığını düşünenlerdenim. Bu noktada sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim. Bu kaybın demokratların bu seçim özelinde oluşturduğu mevcut mavi listedeki kişi veya kişilere daraltılması yanlış ve eksik olacaktır. Çünkü İMO İstanbul şubesinde yaşanan kaybın aslında meslek odalarının birçok şubesinde ve belki de Oda merkezlerinde yaşanma sınırında/potansiyelinde olduğunu ve bu tartışmanın İMO İstanbul Şubesi özelinde yapılmasının eksik kalacağını belirterek kök nedeni tartışmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

İşçi, kadın, genç mühendislerin meslek odası olamamak

Kronolojik bir tartışma yapma gereği duymadan bugüne nasıl gelindiğini kısaca aktarmakla başlayalım.

TMMOB Türkiye’de 27 Ocak 1954’te kabul edilen 6235 (7303) sayılı yasa ile 1954 yılında kurulan ve Anayasanın 135. Maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Kendisine bağlı odaların çatı örgütüdür.

Ülkenin geçirdiği siyasal süreçlerde 1973 yılında başkan olan Teoman Öztürk devrimci tutumuyla TMMOB, meslektaşlarının ve halkın çıkarlarını önceleyen, emek mücadelesinde etkin, ilerici, demokrat mühendislerin politikalarıyla ilerleyen bir kurum haline geldi. Bu tarihsel rota ile birlikte meslek odaları yıllarca ülkesini, mesleğini, geleceğini savunan meslektaşların sahip çıktığı, çalışmalar yaptığı kurumlar oldular.

80’li yılların ardından ucuz emeğe dayalı çalışma yaşamı mühendislerin yaşamında da köklü dönüşümler başlattı. 2010’lu yıllara gelirken emeğiyle geçinen ve her yıl daha düşük ücretlerle, uzun çalışma saatleriyle çalıştırılan mühendisler için en temel haklar silikleşmeye başladı. Bu düzlem meslek odalarının önüne yeni bir sınav koydu.

Meslektaşlarının sorunlarına sahici biçimde eğilen ve çalışma yaşamında üyesine sahip çıkan, üyelerinin emek mücadelesinde öncü olan bir örgüte dönüşmek zorunluluk haline gelirken ne yazık ki TMMOB ve bağlı oda yöneticileri bu mücadeleden kaçındı. (1)

‘Mühendislerin haklarının yok sayıldığı bir ülkede ‘Meslek odalarının mühendislerin hak örgütü olması gerekir’ diyerek odalarında mücadele etmeye çalışan üyelere ‘Oda sendika değildir’ diyen ve her bir TMMOB organında emekten yana politik çizgiyle ilgili önerileri reddeden bir anlayış tüm odalarda yönetimleri yıllarca belirledi, aksini savunan üye ve toplulukları öteki ilan etti. Bu idelojik bir seçimdi ve rotada ücretli çalışan mühendislerin hak mücadelesi yoktu.

Ayrıntılarıyla ele almayacağım ama kadın mühendislerin de özne olduğu meslek odaları, şubeler oluşturulmadı. Kadınların eşitlik mücadelesi, işçi, genç mühendislerin emek mücadelesi ve gelecek kaygısı oda çalışma programlarında prosedürel şekilde yer almaya, kürsü konuşmalarında, basın toplantılarında sarf edilen cümlelerden ibaret olmaya devam etti.

Emeği ucuzlayan, güvencesiz mühendislerin adresi olamamak

Mühendis, mimar, şehir plancıların bugün sayısı milyonu buluyor. Mühendisler büyük oranda ücretli çalışan bir işçi topluluğu ve meslekleri gereği dahil oldukları üretim sürecinin öznesi/sorumlusu durumundalar. Mühendislerin emeğinin değersizleştirilmesi bu üretim sürecinin dönüşümünden bağımsız değil. Bugün kentleri yaşanmaz kılan, doğayı yok eden, kamusal alanlara kast eden, savaş sanayisini parlatan projeler aynı zamanda mühendislerin yaşamını, emeğini, sağlıklı çalışma hakkını yok ediyor. Tam da bu nedenle emeği ucuzlayan, yaşamın her alanında güvencesizleştirilen mühendislerin adresi olmak bir zorunluluk. TMMOB ve TMMOB’ye bağlı odaların organları bu zorunluluğun üzerinden atladı. Sonucunda odalar, genç mühendislerle bağı zayıflamış, binlerce mühendis için adres olmaktan uzak hale gelmiş yapılar haline geldi.

Oda genel kurullarına gençlerin katılımları da, genç sandıklardan demokrat listelerin aldığı oylar da yıllar geçtikçe azaldı. ‘Çağırıyoruz, duyuruyoruz gelmiyorlar’ denildi, alınan sonuçlar kendiliğinden olmuşçasına davranıldı. Aslında kendisi gibi olanla buluşulan, üyelerinin çoğunluğunun katılmadığı genel kurullar, değişmeyen delege listeleri rahatsız etmedi, daha ‘yönetilebilir’ görüldü.

İMO İstanbul Şubesi’nin seçimleri ve seçimlerde hazırlanan delege yapısı bunu yansıtan örneklerden biri. Sol, demokrat üyelerden oluşan Çağdaş Mühendisler grubu 2020 yılında 3314, 2022 yılında 2562, 2024 yılında 2507, 2026 yılında 2.305 oy aldı. Üye sayısının her yıl arttığını da düşünürsek oldukça sorunlu bir tablo çıkıyor karşımıza.

İstanbul Şubesi’nin son genel kurulunda oda politikalarını ve iki yıllık çalışma programının hedeflerini belirlemek üzere aday olan asıl delegelerin büyük çoğunluğu yıllardır bu listede yer alan kişiler ve 40 yaşının üzerindeler. Birçok oda ve şubede bu tabloyu görebiliriz. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklenemez elbette.

Yok sayılan kararlar

Genel kurullarda ‘kazara’ geçen işçi, kadın, genç örgütlenmesi için yazılan karar önergeleri dönem içerisinde bir biçimde boğuldu, işletilmedi. (2)

Mühendislerin itirazlarını örgütleyen, iş yerlerinde aktif, üyesinin ve odasına henüz üye olmamış mühendislerin yanında hissettiği bir meslek odası için çabalayan üyeler bu işleyişle yıldırıldı, yoruldu ve bugünlere gelindi.

İnşaat Mühendisleri Odası için de tarihsel sürecin yukarıda belirttiğim çizgide ilerlediğini söyleyebiliriz.

Adım adım gelen kayıp(lar)

İnşaat mühendisleri meslekleri gereği zor şartlarda çalışan, asgari ücretin altında çalışmaya zorlanan, çalışma ortamında işçi sağlığı ve iş güvenliği krizi yaşanan, sıkça cinsiyet eşitliği ihlali yaşayan, yürüttüğü yapı imalat sürecinden doğrudan sorumlu olan bir mühendis topluluğu. Bu sorunlara karşı mücadele programı çizemeyen, üyelerinin hak örgütü haline gelemeyen bir politikanın başarısız olacağını tahmin etmek ne yazık ki zor değil.

Oysa AKP’lilerin ülkenin geleceğine çöktüğü bir dönemde, mühendislerin yaşamını güvenceli kılmak üzere en ufak bir katkı sağlamayacak ve hatta iktidarın politikalarını aklamaya çalışacak bir topluluğun yönetimleri alamıyor olması gerekirdi!

Başka bir oda mümkün değil mi?

Her yıl işsizlik ordusuna katılan yeni mezunları, geleceğini başka bir ülkede aramak zorunda bırakılan genç mühendisleri, iş yerinde ayrımcılıkla mücadele eden kadın mühendisleri, düşük maaşıyla cebelleşen, ezilen, sorumluluklarını yerine getirmek ile işsiz kalmak arasında sıkışan üyeleri meslek odasının parçası yapabilmenin toplantı çağrısı ile olmayacağını anlamak zor olmasa gerek.

Meslek odalarında yeniden bir politika inşasına ihtiyaç olduğu açık. Nasıl yapılacağını bildiğimi iddia etmiyorum ama nereden başlanması gerektiğini ülkede yükselen itirazlarda oluşan ipuçlarını takip ederek bulmaya çalışabiliriz.

Ersin Kiriş / İnşaat Mühendisi

(1) https://politeknik.org.tr/sgk-sen-kimsin-ya-volkan-bilgin/

(2) 2009 yılında yüzlerce genç meslektaşın buluştuğu 1. TMMOB Ücretli-İşsiz Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları Kurultayı bizzat dönemin TMMOB başkanı tarafından sabote edilmiş, bu kurultayda alınan kararlar, önergeler yıllarca hayata geçirilmedi, geliştirilmedi. https://politeknik.org.tr/tmmob-ucretli-ve-issiz-muhendis-mimar-ve-sehir-plancilari-sonuc-bildirgesi/