EMO: “Siyaset-Medya-Ticaret Üçgeni İş Başında”
Spread the love

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, son dönemde TMMOB ve bağlı odalarına yönelik artan ideolojik baskı ortamına tepki gösterdi. İktidar tarafından her türlü yola başvurularak yürütülen toplum mühendisliği çalışmalarına karşı yapılan basın açıklamasının tam metni aşağıda yer alıyor.
 

EMO, üst birliği TMMOB ile birlikte saldırılara karşı dimdik ayakta…
SİYASET-MEDYA-TİCARET ÜÇGENİ İŞ BAŞINDA

 “AKP demokrasisinde”, kamu kurumlarının iktidarın ve iktidar yandaşı sermayenin rant alanı haline getirilmesi yeterli görülmemektedir. Sermayeyi temsil eden örgütlerden medyaya, üniversitelerden yargıya, sendikalardan odalara, tüm kurumların sermayeyi ve siyasal iktidarı temsil etmesi, temsil etmeyen kurumların da yok edilmesi, yok edilemiyorsa güçsüzleştirilmesi ve sindirilmesi istenmektedir.

Demokrasinin güçler dengesi üzerine oturduğu ilkesini tamamen yok sayan iktidar, kendisi dışında hiçbir gücün varlığına katlanamamaktadır. Nitekim bu zihniyet, her ne kadar daha sonra “dil sürçmesi” olarak düzeltilmeye çalışılmışsa da, bizzat Başbakan‘ın ağzından “tek din” olarak ortaya saçılmıştır. Üstelik bu tahammülsüzlük, giderek totaliter bir yönetime varan “AKP demokrasisi” ile halkın iradesiymiş gibi sunulabilmektedir. Bunun için de ne yazık ki halkın haber alma özgürlüğünün temsilcisi olması gereken gazeteler ve medya kuruluşları doğrudan iktidarın ideolojik aygıtları olarak kullanılmaktadır. AKP iktidarı önce medyayı ele geçirmiş, ele geçiremediği gazetecileri de cezaevlerinde terbiye etmeye çalışmaktadır. Halefi olduğu kendinden önceki siyasal iktidarların da denediği gibi çeşitli ihalelerle iş ilişkisi içinde olduğu kimi medya kuruluşlarına tetikçilik rolü oynatılmakta, gazeteler halkın haber alma özgürlüğü bir tarafa iktidarın borazanı haline dönüştürülmektedir.

Meslek örgütlerine yönelik ilk adım Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu‘nun hazırladığı 28 Eylül 2009 tarihli rapor ile atılmıştır. TMMOB ve bağlı odaları demokratik olarak denetim altında olan bir örgüt olarak hiç çekinmeden zaten büyük çoğunluğu kamuya açık olan tüm bilgilerini paylaşmıştır. Yönetimlerin iş başına gelişlerinden, yönetim şekline varıncaya kadar demokratik bir şekilde işleyen, seçimlerle yönetimleri belirlenen, yine seçimlerle oluşturulan bağımsız denetleme kurullarıyla sürekli denetim altında tutulan, demokrasi adına bu ülkede belki de en örnek kurumlardan biri olan TMMOB ve bağlı odalarını yasal çerçevede sıkıştıramayacağını, seçim süreçlerinde de ele geçiremeyeceğini anlayan iktidar, ideolojik bir savaşa soyunmuş görünmektedir. Bu ideolojik savaşta anlaşılan iktidar olmanın gücü yeterli görülmemiştir ki, hukuki ve etik olmayan güçlere de başvurulmaya başlanmıştır.

TMMOB ve bağlı odaları AKP iktidarı öncesinde olduğu gibi kuruluşundan bu yana kamu yararı doğrultusunda üstlendiği sorumlulukları yerine getirmektedir. Bugün Gazetesi‘nde yayımlanan haberlerde; mesleki teknik eğitim fakültelerinden bozma teknoloji fakülteleri ile “tabela değişikliğiyle mühendis” yetiştirme girişimine karşı çıkmış olmamız, öğrencilerin mağdur edilmemesini talep etmemiz “Birlikten mühendis yetişmesin davası” başlığıyla verilmektedir. Üstelik Danıştay tarafından bu davada haklılığımız görülmüş ve yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olup; bu dönem üniversite sınavları da bu karara göre düzenlenerek yapılmıştır. Teknoloji fakülteleri üzerinden TMMOB ve odalarını hasım ilan eden Türkiye Teknik Elemanlar Vakfı Başkanı‘nın ciddiyetle bağdaşmayacak ifadelerinin “haber” gibi halka sunulması, yalnızca siyasal ve ahlaki olarak değil, gazetecilik mesleği açısından da sorunludur. Yine bir ciddiyetsizlik örneği olarak, gazete ve haberi yapan gazeteci haberini yaptığı kurumun ne iş yaptığının dahi farkında değildir. TMMOB ve bağlı odalarını hedef alan haberde, ticaretle uğraşan meslek odaları üzerinden meslek örgütleriyle ilgili genel bir haber yapılıyormuş havası yaratılarak Türkiye Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu‘ndan (YESİDEF) görüşe yer verilmiştir.

Sermayenin kamu kapsamındaki üretim ve hizmet alanlarının özelleştirilmesinin ardından kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin sorumluluk alanlarını kendine hedef seçtiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu iktidar döneminde her şey öylesine sermayenin denetimine açılmalıdır ki, özel istihdam bürolarının para kazanabilmeleri için mühendis ve mimar odaları İnternet sitelerinden tüm üyelerine açık bir şekilde iş ilanlarına yer verdikleri için cezalandırılmışlardır. Şimdi kalkıp odaların üyelerinden haksız yere para aldığından, üyeleri için bir şey yapmadığından söz edilmektedir. Üyelerimiz; örgüt içi dayanışma ilişkilerimize dahi müdahale eden/etmeye çalışan, iş alanlarına göz dikmiş olan iktidara ve yandaş sermayesine karşı mesleğine ve meslek örgütüne sahip çıkacaktır.

Sağlık sisteminin dönüşümünde; göz boyayıcı ifade ve düzenlemeler arasında “parası olana sağlık” anlayışı yerleştirilmiş, bu dönüşüm sırasında gözden kaçırılarak bir kanun hükmünde kararname ile ansızın Türk Tabipler Birliği‘nin kanundaki amaç maddesinden “kamu yararı” ifadesi kadırılıvermiştir. Benzer bir sürecin mühendis ve mimarlar için de yürütülmek istendiği anlaşılmaktadır. Bu sürece karşı kamuoyunu ve üyelerimizi uyanık olmaya çağırıyoruz.

Haberde kamu yetkisi kullanan meslek örgütlerinin tekelcilikle suçlanması da hem idare hukuku hem de verilen hizmetlerin ticari kaygı güdülmeksizin gerçekleştirildiği gerçeği karşısında tamamen bir safsata oluşturmaktadır. Kamu kurumlarındaki pek çok ihale Kamu İhale Kurumu‘nun bile denetimi dışına çıkarılırken, denetimsiz HES inşaatlarında işçiler canlarından olurken, hazırlanan denetim raporları sümen altı edilirken, ülkede denetimsizlik alıp başını giderken; zaten denetim yapısı işleyen odaların denetimi ülkenin birinci gündemi haline getirilmeye çalışılmakta, gazete bu görüşleri manşetine taşıyabilmektedir. Seçim sisteminde yüzde 10 barajıyla demokrasinin önüne konulan 12 Eylül ürünü engel halen korunurken, TMMOB ve bağlı odalarında tüm üyelerin katılımına açık gerçekleşen neredeyse doğrudan demokrasi örneği uygulama, nispi temsil olmadığı gerekçesiyle eleştirilebilmektedir.

Siyaset yapma eleştirisi ise başlı başına demokrasi dışı bir eleştiridir. Dini kurumlarda siyaset yapmak serbest, cemaatlere siyaset yapmak serbest, meslek odalarına mı siyaset yapmak yasaktır? Üstelik meslek odaları siyaseti; partiler üstü, meslek, meslektaş ve kamu yararı üzerinden örgütlemekte, kişisel çıkarlarına alet etmemektedir. Çünkü TMMOB ve bağlı odaları tahakküme dayanan demokrasi anlayışının temsilcisi olan sivil toplum örgütü değil, kamu tüzel kişiliğine sahip meslek kuruluşları olarak demokratik kitle örgütleridir. Cemaatler demokrasinin temeli olarak görülen sivil toplum örgütü; sendikalar ve meslek örgütleri ise demokrasi düşmanı, tekelci, saldırgan yapılanmalardır öyle mi? Her alanda bir çarpıtma ve tarihin yeniden yazılması süreci yaşanmaktadır.

Ne yazık ki Anayasa‘yı, demokrasi ve hukukun temeli olan yargı kararlarını uygulama zorunluluğunu bile sermayenin çıkarları doğrultusunda yok sayan, hatta bunun için yasa yapan bir iktidarla karşı karşıyayız. Hukuku bile hiçe sayan bir siyasal anlayış karşısında sessiz kalmayacağımızı; kamu yararı, halkımızın çıkarı için mücadele veren bir meslek örgütü olarak, ekonomik ve ideolojik baskılarla üyelerimizin özgür iradesi üzerinde kurulmak istenen tahakküme asla izin vermeyeceğimizi ilan ederiz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
43. DÖNEM YÖNETİM KURULU
11 Mayıs 2012

Spread the love