EMO 42. Olağan Genel Kurulu’na Bir Bakış-Pınar Hocaoğulları

Son EMO Genel Kurulu’nun ardından iki aya yakın bir zaman geçti ama değerlendirilmeden geçilemeyecek bir genel kurul olma niteliğini kaybetmedi. 
Son dönemlerde iki günlük ODA genel kurulları ,Türkiye’nin içinden geçtiği siyasal gündemler ve mühendislik alanında, mühendislerin hayatlarında  yaşanan değişimler göz önüne alındığında, çalışma programı oluşturabilecek verimli tartışmalar için yeterli olmuyor. EMO Genel Kurul’u her ne kadar bazı yönetmelik değişikliklerinin yapılabilmesi için üç gün olarak belirlenmiş olsa da farklı gündemlerin de tartışılabileceği bir zaman aralığı sunuyordu.  Bu gündemler de bizim* açımızdan ücretli mühendislerin gündemini merkezine koyan bir EMO için, TMMOB Ücretli-İşsiz Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları Kurultayı kararlarıydı. İşte bu aşamada, seçime giren iki liste(1) ve ODA çalışma anlayışları arasındaki farklar belirgin bir biçimde görüldü.

Ayrım Noktaları…
Genel kurulda kurultayda alınan kararların önerge şeklinde sunulmasıyla başlayan tartışmalarda EMO’nun ticarileştirilmesine karşı olanlar ve olmayanlar, ücretli – işsiz üyelerin örgütlenmesi ve bu bağlamda mücadele etmek için önerisi olanlar ve olmayanlar ayrımı netleşti.
Kurultayda karara dönüşen bazı önergeler genel kurulda karara dönüşemedi. Bir bakıma “ODA işleyişinde belki de zaten var olan mekanizmaları yenilenmiş bir iddia ile çalıştıralım ve kararların verdiği sorumlulukla motive olalım, örgütlenelim” çağrısı yapan önergeler tam da bu dinamizmi ve örgütlenmeyi yaratma amacına karşı ‘bu uygulamalar zaten var, bunların önünde bir engel yok, bu kararları alırsak bugüne kadar bunları yapmıyormuşuz anlamına gelir…’ homurtuları eşliğinde kabul edilmedi.
Herhangi bir iddia ve alternatif öneri sunmayan, seçimlerde Beyaz Liste ile temsil edilen bu tavır EMO’nun ticarileşmesine karşı ve ticarileşmesi için verilen iki önerge ile daha net hale geldi.

Ticarileşme ve verilen önergeler
Oda’larda ticarileşme uzun yıllardır, yavaş yavaş yagınlaşan bir biçimde yaşanıyor: ODA gelirleri çeşitli denetim hizmetleri (hizmet üretimi de diyebiliriz), eğitim ve belgelendirme faaliyetlerine odaklanıyor. Giderlerin büyük bir kısmı da bu kalemlere ayrılırken, örgütlenme ile ilgili alan boş bırakılıyor. Üyelerden elde edilen aidat gelirleri toplam gelirin çok küçük bir oranını oluşturmaya başlıyor. Üyelerden kopuk bir tablo oluşuyor.  Bu noktada ise ODA’nın hizmet üretimi, belgelendirme ve yetkilendirme faaliyetlerini bir kenara koyup, üyesi için üyesinden aldığı güçle oluşturacağı bir çalışma programı önerisi ‘Hangi gelirle? Üye aidat gelirlerinin durumu ortada. Demagoji bunlar.’ gibi sığ eleştirilere maruz bırakılıyor.

Bu tartışmanın bir ucu yetkin, yetkili, uzman mühendislik tartışmalarına uzanırken, diğer bir ucu da -aslında tüm tartışmayı kapsayan- üyelerin büyük oranını oluşturan ücretli-işsiz mühendisler için etkili mücadele etme çağrısına temas ediyor. 

Genel kurulda kamusal denetimin piyasalaştırılma sürecine karşı mücadele etme önergesi EMO’nun ticarileşmesine karşı verilen önergelerden birisiydi. Önerge;  asansör denetimi, topraklama ölçümü, aydınlatma ölçümü, elektromanyetik alan ölçümü gibi sağlıklı ve güvenli bir yaşam için gerekli denetimlerin kamu eliyle yürütülmesi ve kamu kurumlarında denetimin sağlanması amacıyla yeterli sayıda mühendisin istihdam edilmesi için mücadele anlamını içeriyordu.  Kamusal denetim ODA’ların asli sorumluluğudur vurgusuyla reddedildi. Aslında bu red, Beyaz Liste tavrının netleştiği, gelirleri ve faaliyetleri ölçüm, kontrol  ve belgelendirmeye indirgenmiş ODA çalışmalarına devam edelim anlamını taşıyordu.  Her ne kadar Beyaz Liste içerisinde bulunan bazı gruplar Kurultay’ı sahiplenen, ticarileşmeye ve belgelendirmeye karşı bir çizgiye sahip olsalar da genel kurulda esen bu rüzgarın sorumluları arasında yer almaktadırlar.

Ticarileştirmeye yol açacak bir önerge de enerji verimliliği yasasıyla gündeme gelen enerji yöneticiliği eğitimi vermek –yeni bir belgelendirme faaliyeti – için EMO’nun çalışmalara başlaması içeriğini taşıyordu. Önerge oy çokluğu ile kabul edildi. Önergenin; yetkilendirme ve belgelendirme kavramları örgüt içinde hala tartışılırken ve önümüzdeki dönem çalıştay yaparak sonuçlandırma mutabakatı sağlandıktan sonra gündeme getirilmesi EMO’da demokratik işleyişe büyük bir darbe indirdi.(2) ( Ayrıca geçtiğimiz dönem EMO’nun konuyla ilgili çalışmaları, şubelerden görüş almaksızın başlatmış olması, yani önergenin,  zaten böyle bir karara gerek duymayanlarca verilmesi)

Turuncu Liste’nin Artıları, Eksileri
EMO’da ücretli-işsiz mühendislerin taleplerinin ve mücadelesinin açığa çıkmasını isteyen, bu sebeple yetkilendirmeye, belgelendirmeye ve ticarileşmeye karşı olan bir Turuncu Liste vardı. Peki Turuncu Liste, genel kurula giderken nasıl ‘var’ oldu ve genel kurulda ne kadar ‘var’ olabildi? Turuncu Liste’de ne yoktu?

Bu sorular etrafında; seçime giren ikinci liste olan Turuncu Liste’yi bizim açımızdan değerlendirelim. Turuncu liste neyi, nasıl dediği belli olan bir çalışma programıyla örgütlenmedi.  Ortada bir çalışma programı yokken yürütülen bir genel kurul çalışması ne talepleri, ne de iddiaları görünür kılamadı. Böylelikle katılıma ve desteklenmeye açık olamadı. Sürecin bu şekilde örgütlenmesi genel kurul günlerine de yansıdı. Listelerin birbirine kürsüden laf atma atmosferini değiştirebilecek bir hazırlık yapılmadığı gibi bu atmosfere teslim olan bir Turuncu Liste tavrı göründü. Son ve atlanmaması gereken bir not da, Turuncu Liste’nin ücretli mühendislerin taleplerini, belgelendirme ve ticarileşmeye karşı mücadeleyi  gericiliğe ve kamusal alanın neo-liberal politikalarla tasfiye edilmesine karşı yürütülecek bir çizgiyle birleştirememiş olmasıydı.

Neden Destekledik?
Geçtiğimiz dönem EMO’da turuncu liste ve beyaz listedeki hakim tavır ayrımının ipuçlarının belirginleştiği bir çalışma dönemi yaşandı. Bunlar, tüm yazıda bahsi geçen TMMOB Ücretli-İşsiz MMŞP Kurultayı ile EMO Yetkin, Yetkili, Uzman Mühendislik Kavram ve Uygulamaları Kurultayı ile açığa çıkan ipuçlarıydı.

Bu ipuçlarıyla açığa çıkan; ücretli-işsiz meslektaşlarının sorunlarına ve örgütlenmelerine karşı herhangi bir çalışma yürütmeyen ve ticarileşme faaliyetlerini ODA’ların ayakta kalmasının tek seçeneğiymiş gibi gösteren Beyaz Liste’deki hakim anlayışa karşı, talepleri ve iddiasını geçtiğimiz dönem içerisinde hissettiren, bu çalışmayı daha net ve açık hale getirebilecek potansiyeli olan Turuncu Liste’yi, EMO’daki bu dinamizmin varlığını sürekli kılmak ve daha fazla hissettirmek için destekledik.

Atlanmaması gereken son notlar
EMO’da bu dönem gerici delegasyon belirleyici duruma geldi. Şube genel kurulları sonucunda gerici delegasyon listelerinin temsiliyet hakkı kazandığı Gaziantep ve Trabzon Şubelerine Antalya Şube’si de eklendi.  Genel kurulda; gericileşmeye , EMO’daki bu erezyona  karşı mücadele hep bir ağızdan yükseltilmesi gereken bir iddia olmasına karşı, seçim sonuçlarını belirleyici hale gelen gerici delegasyonu ürkütmemek tercih edildi.  Şube genel kurullarında seçim sonuçlarında özellikle son sandıklardan çıkan oyların genelinin sağ-gerici oylar olduğu düşünülürse bu tavır bu erezyonun biraz daha büyümesine yol açtı diyebiliriz.
Planların bu denli omurgasızlaşabildiği EMO Genel Kurul sürecinde, yine de, kurultay kararlarını tartışmaya açan, genel kurulun olabildiğince demokratik bir biçimde sürmesini sağlayan ilerici damarın EMO’daki varlığı gelecek dönem açısından inat edilmesi, büyütülmesi, mücadele edilmesi gereken bir çizgiye işaret ediyor.
Gelecek dönem için, başlatılan çabanın eksikliklerini görüp telafi ederek yola devam etme zamanı şimdi…

(1)Turuncu Liste:Demokrat Mühendisler
     Beyaz Liste: Devrimci, Çağdaş, Yurtsever, Demokrat Mühendisler
(2)Geçtiğimiz çalışma döneminde EMO Yönetim Kurulu’nun, konuyla ilgili çalışmaları Şubelerden görüş almaksızın başlatmış olmasına rağmen bu önergenin verilmesi bir maçta sportmenliğe leke sürmek pahasına bile gol atma hevesinden öteye gidemeyeceğinin bir kanıtı.

*Biz: EMO Politeknik

Pınar Hocaoğulları

Elektronik ve Haberleşme Mühendisi