Şehir Plancıları Odası: “Belgelerle Parsel Parsel Ankara’nın Yağmalanması”

Yerel Seçime az bir sürenin kaldığı şu günlerde, başta TMMOB Şehir Plancıları Odası olmak üzere, kentsel sorunlara yönelik çalışan meslek odalarına yönelik kapsamlı bir baskının var olduğu açıktır. Başbakan Tayyip Erdoğan Partisinin Kızılcahamam toplantısında, meslek odalarını belediyelerin çalışmasını engelleyen ideolojik ve siyasi bir tavır içinde olmakla suçlamıştır. Benzer biçimde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’te meslek odalarına yönelik ağır ithamlarda bulunmuştur. Bu açıklamaları izleyen günlerde, YÖK üniversitelere gönderdiği bir genelge ile meslek odalarında görev alan öğretim elemanlarının üniversitelerinden izin almaları gerektiğini bildirerek, daha önce Anayasal bir hak olarak yaptıkları bu görevi izne bağlamıştır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası mesleki sorumluluğunun bir parçası olarak başta planlama ve imar alanı olmak üzere, kentlerimizde belediyelerin yaptığı uygulamaları yakından izlemekte ve mesleki sorumluluğu içinde gördüğü konuları Anayasal hakkını kullanarak yargıya taşımaktadır. Başbakanı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanını rahatsız eden, bizlerin yargıya taşıdığı plan kararlarının önemli bir bölümünde yürütmeyi durdurma ve iptal kararı alınmasıdır.

Bu konuda takındığımız ve çoğu durumda belediyelerin uygulamalarına karşı duruşun birbiriyle ilişkili iki temel nedeni vardır. Birincisi kuruluş yasasında kamu yararına sıfatını taşıyan TMMOB’nin bir parçası olarak görev yapan Şehir Plancıları Odası son dönemde yapılan uygulamaların kentlerimizde geri dönüşü olmayan hasarlar yarattığını ve bir talan düzenine dönüşerek kamusal değerlerimizi birer birer ortadan kaldırdığını görmekte, bu durumu bir yandan kamuoyu ile paylaşıp, bilgilendirme görevini yapmakta, bir yandan da bu olumsuzlukları durdurmak için, en temel hakkı olan yargı denetimine başvurmaktadır. Bu konularda aldığımız yürütmeyi durdurma ve iptal kararları haklılığımızın birer göstergesidir.

İkinci olarak son dönemde, hiçbir dönemde rastlanmayan bir biçimde, siyasiler mesleki uzmanlık alanlarına ve özel olarak da biz şehir plancılarının meslek alanına el atmış bulunmaktadır. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bir televizyon kanalında yayınlanan bir programda, imar plan kararlarını ve yapılaşma haklarını bizzat kendisinin belirlediğini söylemektedir. Bir alışveriş merkezi için sahiplerinin istediği 2.5 emsale karşılık, ‘ben 2.75 vereyim siz bunun karşılığında bana Nasrettin Hoca heykeli yapın’ diyebilmektedir. Bu tür plan kararları ve emsaller pazarlık masalarında değil, plancının tüm sonuçlarını araştırdığı bir ortamda yapılmalıdır. Bu emsal artışını verdiği Eskişehir Yolu’nun sabah ve akşam saatlerinde Türkiye’nin en büyük otoparkına dönüşmesinin geri planında bu keyfi ve hesaba dayanmayan artışlar vardır.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı bu rant pazarlıklarının içine girerek, bir yandan keyfi ve Ankara kentine aşırı yük getiren ve geriye dönülmesi olanaksız hasarlar verirken, bir yandan da kamusal alanları yok etmekte, kentin ortak yaşam ortamlarını ortadan kaldırmaktadır. Bazı kesimlere yönelik yaratılan rantlar, daha sonra kentlerin ödemesi gereken büyük maliyetlere dönüşmektedir.

Ankara kenti, İstanbul ile birlikte, bu talan rejiminin odağında yer almaktadır. Şehir Plancıları Odası geçtiğimiz beş yılda Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan plan değişikliklerinin bir bölümünü siz basın mensupları aracılığı ile toplumla paylaşma ihtiyacını duymuştur. Bu plan kararlarının ortak yönü sınırlı bir kesimin yararına, kentte yaşayanların bütününün zararına olmasıdır. Ne yazık ki,bu uygulamalar çoğu durumda, kentte geri dönülmez hasarlar yaratmaktadır.

Değerlendirmeyi kamuoyuna bırakıyoruz.  Saygılarımızla.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu