Dikmen Vadisi Halkı’ndan: DURDURALIM ARTIK BU ADAMI

 Dikmen Vadisi halkının Gökçek’in adaylığı ve 2009 yerel seçimleri ile ilgili bir bildirisi yayınladı.

Bildiride “AKP, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayını nihayet açıkladı ve yine Gökçek dedi. Dikmen Vadisi halkı olarak, bütün kent yoksulları ve Ankaralılarla birlikte, şimdi hesap sormak için yola çıkıyoruz. Yıllardır yaşadığımız evlerimizi yıkıp bizi sokağa atmak isteyen bu anlayış ile şimdi hesaplaşma zamanıdır ! Gökçek gidecek, bu çile bitecek !” denilerek aşağıdaki çağrı tüm kamuoyuna iletildi.

Dikmen Vadisi halkının Gökçek’in adaylığı ve 2009 yerel seçimleri ile ilgili bildirisidir;

DURDURALIM ARTIK BU ADAMI !

Kardeşler,

Önümüzdeki Mart ayında yerel yönetim seçimleri yapılacak. Yaşadığımız şehrin yeni belediye başkanını ve yeni yönetim anlayışını oylarımızla bizler belirleyeceğiz.

Oyunuzu kime verecek olursanız olun; yeniden aday olan İ. Melih Gökçek’in, bu kente ve bizlere neler yaptığını sakın ola hatırınızdan çıkarmayın !

Gökçek’in iktidarında Ankara’mız;

-Toplu ulaşımın en pahalı olduğu şehir haline geldi. Otobüs ve metro ücretlerine yapılan yüksek zamlarla, her birimizin aile bütçesine dayanılmaz bir yük bindi.

-Şebeke suyuna, kömür ve doğalgaza zam üstüne zam yapıldı. Belediyenin su ve gaz faturaları, her birimizin belini büker oldu.

-Üstelik musluklarımızdan akan su içilecek gibi değil. Her birimiz Gökçek iktidarında damacanaya mahkûm olduk.

-Gökçek, Ankara’nın su ihtiyacını karşılamaya dönük zamanında gerekli yatırımları yapmadı. Bu nedenle özellikle 2007 yılı yaz aylarında hepimizi günlerce susuz bıraktı, bütün kenti pis kokular, hastalıklar sardı.

-Gökçek, aynen bir tüccar zihniyetiyle davrandı; şehrimizin değerlerini, belediyemizin kaynaklarını ona buna peşkeş çekti. Belediyecilik hizmetlerini sürekli taşeron şirketlere ihale etti, böylece yandaşlarının cebini kasasını doldurdu. EGO’ya bağlı bir kamu kurumu olan doğalgaz işletmesini özelleştirip sattı, sattı ama parasını bile henüz tahsil edemedi.

-Ankara halkını yolunacak kaz yerine koydu. 800 bin doğalgaz abonesinden yaklaşık 50 milyon dolar fazla tahsilât yaptığı; üstelik hiçbir neden ve gereklilik yokken abonelere zorla kartlı sayaç dayatıp, vatandaşa 300 dolar ek maliyet çıkardığı anlaşıldı. EPDK’nın resmi belgeleriyle ortaya çıkan bu yolsuzluğa rağmen, fazla tahsil ettiği paraları geri ödemeye bir türlü yanaşmadı.

-“Kentsel Dönüşüm” adıyla gecekondularda yaşayan onbinlerce yoksul insanı evsiz bıraktı, onları çoluk çocuk sokağa attı. Yoksul gecekondu halkı ile uzlaşmak yerine, onların barındığı bölgelerin rantına vahşice el koydu ve yandaşı sermayeye pazarladı, kendisine karşı çıkanlara ise tehdit ve hakaretler yağdırdı, yıkımlar yaptı. Üstelik verdiği sözleri de tutmadı, ona güvenip evini teslim edenler perişan oldu.

-Yol planlamasını keyfince yapan Gökçek, şehir trafiğini arapsaçına döndürdü. İktidarı boyunca sokaklarımızı, caddelerimizi çukur ve çamur içinde bıraktı; ama ne zaman ki seçimler yaklaştı, telaşla orayı burayı kazıp asfalt atmaya başladı. Metro, Gökçek’in 15 yıllık iktidarında bir metre bile ilerlemedi. Gökçek döneminde yapılan alt ve üst geçitler ise, şehrimize hizmetten daha çok, yandaşı müteahhitlerin cebini doldurdu, üstelik trafiği de rahatlatmadı, yalnızca şehrimizde görüntü kirliliği yarattı.

-Okulumuzu, hastanemizi susuz ve yakacaksız bıraktı. Çocuklarımızın okuduğu devlet okullarına, hastalarımızın şifa aradığı devlet hastanelerine suyun ve doğalgazın belediye tarafından indirimli verilmesi yolundaki önerilere hep karşı çıktı. Bu gün Ankara’daki yüzlerce okulun suyu kesik, yakacağı yok. Çocuklarımız, onun tüccar zihniyeti yüzünden pis, soğuk okullarda okuyor.

-Gökçek, Ankara’mızı Türkiye’nin en borçlu kenti haline getirdi. Bizlerden tahsil ettiği doğalgaz paralarını BOTAŞ’a yatırmadığı ortaya çıktı. Bu nedenle bütün ülke genelinde doğalgaz fahiş ölçüde zamlandı. Gelinen noktada Gökçek’in borcu nedeniyle BOTAŞ tarafından haciz işlemleri dahi başlatıldı. Konsere, sirke, panayıra, kendi reklâmına milyarlar harcayan Gökçek, gelecek yıllar boyu şehrimizi sıkıntıya sokacak devasa bir borç yükü yarattı. Sıkışınca, kendini aklamak için bu borçların 15 yıl öncesine yani Karayalçın dönemine ait olduğu yalanına sığındı. Yahu 15 yıllık borç olur mu ?

-Gökçek, iktidarı boyunca belediyecilik yapmak yerine, televizyonlarda programlara katılmakla, ona buna sataşıp ağız kavgası yapmakla uğraştı durdu. Ne zaman televizyonu açsak onu gördük. İlan panolarında hep onun reklâmları asıldı. Sürekli gazetecilere, meslek odalarına, üniversitelere, bilirkişilere, mahkemelere sataştı durdu. Bir türlü bu şehre yakışan, şöyle ağır, oturaklı, saygın bir adam olamadı.

-İktidar hırsıyla gözü döndü, şehrimizde bir aile saltanatlığı kurmaya kalktı. Bir oğlunu ilçe belediyesine, bir oğlunu futbol kulübüne başkan yapmak için çabaladı durdu. Tam 15 yıl başkanlık yaptı, hala yemeye soymaya doymadı, yeniden aday oldu. Partisi AKP’yi dahi karıştırdı.

-Gökçek, gerçekte hiçbir zaman yoksulun dostu olmadı. Dağıtmakla övündüğü o yardımların parası sanki onun cebinden mi çıkıyor ? Her şeye zam yapıp, bizi önce yoksul ve muhtaç kılıyor; sonra ödediğimiz yüklü faturalarla, vergilerle bizden keyfince aldığının yalnızca küçük bir kısmını sözde yardım adıyla bize geri veriyor. Kömürle, erzakla bizi kandırıyor.

-Sosyal belediyecilik yerine, tüccar belediyecilik uyguladı. Eğer Gökçek yoksulun dostu olsaydı; su, ulaşım, yakacak gibi temel hizmetleri yoksul halka, kamuya ait okul ve hastanelere uygun bedelle sunardı. Oğluna milyon dolarlık villa alırken, gecekonducuyu sokağa atmazdı. Suyu halka bedava veren Dikili Belediye Başkanı’na sataşmaz, rakiplerinin savunduğu sosyal belediyecilik anlayışıyla alay etmezdi.

Kardeşler,

Bizler size, bir parti veya aday adına seslenmiyoruz; bizler bir parti veya aday için çalışmıyoruz. Bizler, yıllardır Gökçek’in zulmü altında çile çeken, evleri toprakları zenginlere peşkeş çekilmek istenen, tehdit ve saldırılar altında yaşayan, Dikmen Vadisi’nin gecekondularda yaşayan yoksul emekçi insanlarıyız.

Bizim başımıza gelen sizin de başınıza gelmeden, çektiğimiz çileye kayıtsız kalmayacağınıza güvenerek, komşuluğumuza hemşeriliğimize sığınarak, sizin aklınıza ve vicdanınıza sesleniyoruz.

Seçim günü bütün siyasetçiler için hesap günüdür. Biliyoruz ki, şehrin neresinde oturuyor, hangi işte çalışıyor, hatta hangi partiyi beğeniyor olursanız olsun, sizin de Gökçek’in saltanatından soracak bir hesabınız var !

Oyunuzu kime verecek olursanız olun; yeniden aday olan İ. Melih Gökçek’in, gerçekte yoksul emekçi halka düşman; rantçıya sermayeye dost olan bir belediye başkanı olduğunu unutmayın !

Gelin hep birlikte Ankara’mızı, bu tüccar zihniyetli, gösteriş düşkünü belediye anlayışından kurtaralım !

GÖKÇEK GİTSİN, BU ÇİLE BİTSİN !

Dikmen Vadisi Halkı