Danıştay’dan baz istasyonu kararı: Yaşam alanlarına yapılamayacak

Danıştay, yaşam alanlarına, eğitim kurumları ve çocuk parklarının çevresine baz istasyonları ile televizyon ve radyo vericilerinin montajı yapılmasını yasakladı. Karara göre bu noktalardaki mevcut baz istasyonları ile radyo-TV vericilerinin derhal mühürlenmesi ve kaldırılması gerekecek

Yıllardır çeşitli mahallelerde baz istasyonlarına karşı irili ufaklı verilen mücadeleler kazanım getirdi. Tüketici Hakları Derneği ile Çevre Mühendisleri Odası’nın açtığı davada, Danıştay 13. Dairesi tarafından verilen karara göre, insanların ikamet ettiği yaşam alanlarına, eğitim kurumları ve çocuk parklarının çevresine baz istasyonları ile televizyon ve radyo vericilerinin montajı yapılamayacak.

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar ile Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Mert Güvenç’in yaptığı ortak yazılı açıklamaya göre, Danıştay 13. Dairesi’nin vermiş olduğu çok önemli bir karar ise baz istasyonları ile televizyon ve radyo vericilerine ait Türkiye ‘de uygulanan elektromanyetik alan şiddeti limit değerlerinin iptal edilmesi oldu.

Açıklamada, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından söz konusu baz istasyonları ile televizyon ve radyo vericilerini kuran firmalara verilen güvenlik sertifikaları da Danıştay 13. Dairesince geçersiz kılındığı belirtildi.

21 Nisan 2011 tarih ve 27912 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan ‘Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik’in iptaline ilişkin Tüketici Hakları Derneği ile Çevre Mühendisleri Odası 2011 tarihinde dava açmıştı. Açılan davada, Danıştay 13. Dairesi tarafından 22 Mayıs 2015 tarihinde Yönetmeliğin 4.maddesinin 1.fıkrasının (n) bendi, 6.maddesinin 2.fıkrası, 16.maddesinin tamamı ve geçici 1.maddesi ile birlikte 8.maddesinin 6.fıkrası ve 9.maddesinin 2.fıkrası iptal edildi.

Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Uluslararası ilgili kuruluşlar tarafından elektromanyetik alan şiddeti konusunda yapılan değerlendirmelere göre, en küçük elektromanyetik alan şiddeti değerini dikkate alan ihtiyat ilkesi kuralına uyulmaktadır. AB ve dünyanın bir çok ülkesinde ihtiyat ilkesine çok önem verilmekte ve Türkiye’nin uyguladığı limit değerlerin (41 watt/metre) altmışsekizde birine (Avusturya- Salzburg’da uygulanan limit değer 0.6 watt/metre) kadar varan küçük değerlere inilmiştir. Buna göre, Türkiye’de elektromanyetik alan şiddeti ile ilgili olarak uygulanması gereken limit değer, en azından bugünkü değerin onda birinden daha aşağıya indirilmelidir.

Danıştay 13.Dairesi’nin iptal kararı ile ihtiyat ilkesi dikkate alındığında, hem yerleşim yerlerine gelişigüzel monte edilen, hem limit değerleri yüksek olan, hem de güvenlik sertifikaları geçersiz hale getirilen tüm baz istasyonları ile televizyon ve radyo vericilerinin varlığı hem Danıştay kararına hem de ihtiyat ilkesine aykırı bir duruma düştüğüne işaret edilen açıklama şu cümlelerle sona erdi:

Danıştay’ın iptal kararına göre, çevre hukukunun temel ilkelerinden olan ihtiyat ilkesi dikkate alındığında; yerleşim yerlerine, okul öncesi eğitim ve temel eğitim kuruluşları ile çocuk parklarının yakınına montajı yapılan baz istasyonları, televizyon ve radyo vericilerinin tamamı kaçak hale gelmiştir. Söz konusu baz istasyonları ile televizyon ve radyo vericilerinin derhal mühürlenmesi ve kaldırılması gerekmektedir. İlçe belediyeleri bu konuda yetkilidir. Tüketiciler ilgili belediyelere başvuruda bulunarak, yukarıda belirtildiği şekilde kaçak hale gelen baz istasyonları ile televizyon ve radyo vericilerinin kaldırılmasını istesinler.

“Karar emsal; yaşamı savunanlar kazandı”
Kararı Politeknik’e değerlendiren Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi YK Başkanı Emine Girgin “Bu karar ile, baz istasyonları kurulurken dikkate alınan elektromanyetik alan şiddeti limit değerinin bilimsel gerçekler ile uyuşmadığı ve halk sağlığını hiçe saydığı kabul edilmiş oldu. Bu anlamda, elektromanyetik kirlilikten ve yarattığı sağlık sorunlarından uzak yaşam alanları yaratmak için baz istasyonlarına karşı yürütülen mücadelede önemli bir kazanım olarak değerlendirilebilir. Yaşam alanlarını savunan ve yakınında baz istasyonu kurulmasına itiraz edenler için emsal niteliğindeki karar aynı zamanda mevcut istasyonların da kaçak duruma düşmesi anlamına geliyor. Karar, Beşiktaş’tan Avcılar’a, Pendik’ten Üsküdar’a; İstanbul’da da pek çok noktada yürütülen baz istasyonuna karşı mücadelenin de haklılığını vurguluyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: Politeknik, Sendika.Org