Çevre Mühendisleri Odası: “Denetimsiz Çevre Denetimi”

Ülkemizde çevre yönetiminde güçlü bir teknik, idari ve kurumsal yapılanmaya, çevre hukukunun gerektiği gibi uygulanmasına ihtiyaç vardır. Bütün bunların gerçekleşmesi ise etkin bir çevre denetiminden ve kamu gücünün kullanılmasından geçer. Etkin bir çevre denetiminin gerçekleştirilmediği durumda çevre yönetiminden bahsetmek de mümkün değildir. Çevre yönetimi hizmeti, çevre mühendisliği çalışma alanlarından biri olup, teknik bilgi, birikim ve beceri de gerektirmektedir.

Anayasa’nın 56. Maddesi herkese “sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı” tanımış “çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek” konusunda devlete ve vatandaşlara ödev vermiştir. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu yayınlanmış, 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur. 29 adet üniversitemizde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde çevre mühendisliği eğitimi verilmektedir. Lisan düzeyinde eğitim veren çevre mühendisliği bölümleri bugüne kadar yaklaşık 13.000 mezun vermiştir.

Bu açıdan bakıldığında, etkin bir çevre yönetiminin oluşturulabilmesi için ülkemiz her türlü kurumsal, idari, hukuksal ve teknik altyapıya sahiptir. Ancak çevre yönetimi konusunda bütünleşik yaklaşımların gelişmemiş olması ve çevre politikalarındaki eksiklikler nedeniyle yasal düzenlemelere, kurumsal yapılanmalara, bilimsel ve teknik eğitime, mesleki gelişmelere rağmen ülkemizde etkin bir çevre yönetimi hala hayata geçirilememiştir.

2002 yılında yayımlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği yürürlüğe girmesinin ardından bir yıl içinde 3 kez değişikliğe uğramış; toplum, çevre ve insan sağlığı yararı gözetmeyen; siparişle yapılan bu değişikliklere rağmen Yönetmelik bir türlü gerektiği gibi uygulanmamış, denetimsiz bir çevre yönetimi politikası 7 yıl boyunca devam ettirilmiştir. Nihayetinde 21 Kasım 2008 tarihinde yeniden yayımlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği ile aynı isimli eski yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ve yeni yönetmelik 1 Ocak 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Geçici 1’inci madde ile yeni yönetmeliğin yükümlülükleri için işletme sahiplerine 18 veya 24 ay daha süre verilmiştir. Böylece denetimsizliğin 2 yıl daha devam edeceği resmi belgelerde ifade edilmiştir.

Yönetmeliğin getirdiği yeni düzenlemeler ile “Yetkilendirilmiş Firmalar”, “Çevre Görevlisi”, “Çevre Yönetim Birimi” ve “Çevre Gönüllüsü” denetim hizmetlerine dahil edilerek, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın denetim sorumluluğu serbest mühendislik, müşavirlik hizmeti yürüten meslektaşlarımıza veya yetkilendirmiş firmalara devredilmeye çalışılmaktadır. Çevre Denetimi, çevre mühendisliği çalışma alanlarından biri olmasına rağmen, 13.000 çevre mühendisliği bölümü mezununu da göz ardı eden düzenleme ile Bakanlık, eğitim seminerleri ve sertifikalarla her meslek grubundan kişilere bu hizmeti yürütme olanağı vermek istemektedir. Küresel mali kriz ile çöküşü ilan edilen neo-liberal politikaları devam ettirmekte ısrarcı olan hükümet, çevre denetimi hizmetini de piyasanın ellerine teslim etmeye çalışmaktadır.

Oysa bütün çevre hizmetleri gibi çevre yönetimi/denetimi hizmetleri de kamusal nitelikte hizmetlerdir. Dolayısıyla bu hizmetlerin süreklilik, eşitlik (yansızlık), uyum (çağın gereklerine ve değişikliklere ayak uydurma) ve meccanilik (hizmetlerin karşılıksız ve parasız olması) gibi temel ilkelere uygun olması gerekir.

Yönetmeliğin getirdiği bu yeni düzenleme açıkça Anayasa’nın 128’inci Maddesinin “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmüne aykırı bir uygulamadır.

Yönetmeliğin getirdiği düzenlemeler ile bugüne kadar yerine getirilmeyen çevre denetimi hizmetlerinin Çevre ve Orman Bakanlığı’nın doğrudan yerine getirmeyeceği ve denetim yetkisini kullanmaktan vazgeçeceği, bu faaliyetin yerine getirilmesinin gelir sağlamak amacıyla kullanılmasına olanak sağlayacağı görülmektedir. Kamusal hizmet vermekle yükümlü Çevre ve Orman Bakanlığı’nın asıl sorumluluğu olan etkin denetim hizmetlerini yerine getirebilmesinin yolu ise; gerekli teknik ve kurumsal altyapının güçlendirilmesinden, kadrolarında çevre mühendisliğine daha fazla yer verilmesinden ve idari kadrolarda daha çok liyakat esasına göre hareket edilmesinden geçmektedir.

Odamız bünyesinde kurulan Çevre Denetimi Yönetmeliği Çalışma Grubu tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda;

1- Anayasa, Çevre Kanunu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun, Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve ilgili mevzuata aykırı düzenlemeler içerdiğinden,

2- 2002 yılından beri çevre denetimi konusunda yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletme ve faaliyet sahipleri için af niteliğinde bir düzenleme olduğu ve 2 yıl daha denetimden muaf tutulmalarını sağladığından,

3- Uygulanmasında yaşanacak zorluklar ve sakıncalar nedeniyle,

4- Toplum, çevre ve insan sağlığını korumaktan uzak düzenlemeleri nedeniyle,

5- Çevre ve Orman Bakanlığı’nın görev ve yetkisi dışında mesleki çalışma alanımıza müdahale ettiğinden,

21 Kasım 2008 tarihinde yayımlanan ve 1 Ocak 2009 tarihinde yürürlüğe giren Çevre Denetimi Yönetmeliği’nin bazı maddelerinin iptali talebiyle Odamız tarafından Çevre ve Orman Bakanlığı’na karşı Danıştay’da dava açılmıştır.

Türkiye’nin, kamu yararını, çevre ve halk sağlığını gözeten bir çevre politikasından yoksun olduğu, çevre yönetiminde siyasi iktitarca bir dizi zaaf yaşandığı ortadadır. Çevre sorunları, önlem ve çözüm olanakları hala tali bir konu olarak ele alınmakta, ülkenin kamu yönetimi sisteminde yaşanan karmaşa ile çevre sorunları daha da çözümsüz hale gelmektedir. Uzmanlık gerektiren alanlarda doğru istihdam politikaları uygulanmamaktadır.

Çevre politikalarının oluşum sürecine ve karar-mekanizmalarına halkın ve meslek odalarının katılımı gözetmeyen siyasi iktidara rağmen Odamız, mesleğin uygulanması sürecinde uygunsuz ve haksız her türlü konuda mesleki bilgi ve birikimini kamu ve toplum yararına kullanmaya, hukuksal süreçleri işletmeye devam edecektir.

 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu