17 Ağustos depreminin 15. yılında deprem güvenli kentlerden eser yok

17 Ağustos Kocaeli Gölcük depreminin üzerinden 15 yıl geçti. Geçen onca yılda, ne halkın güvenli barınma hakkı sağlandı, ne de depremlerin “afet”e dönüşmesinin önüne geçildi.

17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli 7,6 şiddetindeki depremde resmi rakamlara göre 17.480 kişi hayatını kaybetti, 23.781 kişi yaralandı. Gölcük’te birçok yapı tuzla buz oldu. Deprem tehlike düzeyi iyi bilinen bir coğrafyada merkezi ve yerel yönetimlerin eliyle on binlerce ‘çürük’ yapı görmezden gelindi. Bilim insanlarının ve meslek odalarının yapılaşma konularındaki uyarılarına ve önerilerine rağmen geride kalan onlarca yıl halkın güvenli barınma hakkı yok sayıldı/sayılıyor.

Türkiye’nin yüzölçümü bakımından topraklarının %92′si, nüfusunun %95′i ve sanayi merkezlerinin %98′i, barajlarının %93′ü deprem riski altında. Kocaeli Gölcük depremi sonrasında da bu riskler yok sayıldı. Deprem güvenli kent politikaları hayata geçmedi. Deprem sonrası çıkarılan dönüşüm ve denetim yasaları sermaye ve piyasalaşma zemininde ilerledi. Deprem, onlarca yılda birçok açıdan sermaye için yeni fırsatlar sunarken, halkın yaşam hakkını tehdit etmeye devam ediyor.

Piyasacı yapı denetim anlayışı felakete davetiye

17 Ağustos depremi sonrası yapı proje süreçlerini denetlemek için çıkarılan “yapı denetim kanunu” barınma güvenliğini sağlamaktan oldukça uzak. Bu kanuna göre müteahhit(veya yapı sahibi) binasının güvenliği olduğunun belgesini yine kendisinin seçtiği ve kendisinin finanse ettiği yapı denetim şirketinden alıyor. Denetim mekanizması piyasalaştı, özelleşti. Halkın yaşam güvenliği sermayenin inisiyatifine bırakıldı. Mühendislerin diplomalarını kiralayarak göstermelik mühendis istihdam eden, ‘denetlenmeyen’ yapı denetim şirketleri güvencesizlik dışında  bir şey sağlamıyor.

Deprem sigortasından duble yol

99′ depreminin üzerinden onlarca yılın ardından neoliberal kent politikalarını sürdüren AKP yeni “afet”lere yol açıyor. 2011 yılında yaşanan Van Depremi sonrası yaraların sarılması, barınma gibi yaşamsal ihtiyaçların karşılanması için toplanan zorunlu deprem sigortası birikiminin duble yol yapımına aktarıldığı açıklandı. Zorunlu deprem sigortası birikimi AKP’nin “hizmet” şovlarına dönüştürüldü. Van’da depremzedeler sağlıksız ve elverişsiz çadır kentlerde-prefabrik evlerde yıllarca kaldı, Marmara depreminde olduğu gibi bu barınma koşullarında çıkan yangınlar yeni ölümlere yol açtı. Van Depremi sırasında toplanan dayanışma bütçesinin bir kısmı TOKİ’ye devredildi. Ancak TOKİ yaptığı konutları depremzedelere 75 bin liraya sattı.

AKP’nin deprem karnesi: Sermaye için kentsel dönüşüm

AKP iktidarı yaşanan depremleri yok sayarken, deprem ve nedenlerini fırsata çevirmeye çalışıyor. Deprem açısından oldukça tehlikeli olan dere yataklarını, dolgu alanlarını sermaye birikimi varsa yapılaşmaya açan AKP, zemini sağlam olan ama kent içinde kalan gecekondu yerleşimlerini çıkardığı 6306sayılı Afet Yasası ile riskli alan ilan ederek yıkıyor, depremin varlığından fırsat çıkarmaya çalışıyor.

Afet toplanma alanlarına gökdelen ve AVM

17 Ağustos 1999 depremi sonrası İstanbul Afet Koordinasyon Kurulu tarafından 1999-2003 yılları arasında olası bir deprem durumu sonrasında afet toplanma alanı olarak 470 yer belirlendi. Ancak bu 470 yerin 300’ü alışveriş merkezine ve gökdelenlere dönüştürüldü. Kamuya ait alanlar başta TOKİ aracılığıyla olmak üzere yapılaşmaya açılarak deprem sonrası yaşam alanları da yok edildi.

İnsanca yaşam, güvenli barınma 

Deprem bu bu ülkenin ne geçmişinde kaldı ne de unutulacak. AKP’nin yok ettiği her ağaç, katlettiği her orman, talan ettiği her park, ranta açtığı her alan bu deprem coğrafyasında halkın yaşam hakkını yok ediyor. Uçsuz bucaksız plansız yapılaşma harekatı güvenli barınma için değil sermaye birikimi için ilerliyor. AKP, yarattığı sermaye birikimini ayakkabıları kutularına sığdıramıyor. Bugün kent mücadelesini yükseltmek aynı zamanda yaşam hakkını savunmak anlamına geliyor. Depremlerin yıl dönümündeki anmalar Türkiye’nin dört bir yanında insanca yaşam, güvenli barınma hakkı mücadelesinin bir parçası oluyor

politeknik.org.tr