MMO Genel Kurulu Değerlendirmesi – Ertuğrul Bilir

TMMOB’ye bağlı odaların Genel Kurul’ları tamamlandı ve Mayıs ayı sonunda da Birlik Genel Kurulu toplanarak bir dönem tamamlanmış olacak. Bu süreçte TMMOB’nin etkili odalarından olan Makina Mühendisleri Odası’nın Genel Kurulu’nu değerlendirmek yararlı olacaktır.

Makina Mühendisleri Odası  43. Olağan Genel Kurulu 10-11 Nisan 2010 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi. Genel Kurul haberi daha önce yayınlandığından dolayı bu yazıda haber niteliğindeki konulardan ziyade yorum ve değerlendirme yapılması tercih edilecektir.

MMO Genel Kurulu 4 dönemdir başkanlığı yürüten ve uzun yıllardır odada emeği geçmiş  olan Yürütme Kurulu Başkanı Emin Koramaz’ın görevi bırakıyor olması nedeniyle duygusal bir ortam da yaşamıştır. Emin Koramaz’ın bundan sonraki dönemde halkın ve emekçilerin mücadelesinde yer alacağını düşüncesiyle, kendisine başarılar diliyoruz.

Genel Kurul Süreci

MMO Genel Kurulu 1 gün toplantı, 1 gün seçim olacak şekilde toplanmaktadır. Bu durum da, özellikle karar önerilerinin tartışılacağı sürenin oldukça sınırlı kalmasına yol açmaktadır. Genel Kurul’larda konuşma sürelerinin. zaman azlığı gerekçesiyle, 5-10 dakika arasında sınırlanması bir alışkanlık halini almıştır. Genel Kurul’lar çok uzun söylevler için uygun zemin olmasa da, özellikle alışılmışın dışında sözü olanların derdini anlatabilmek için daha çok zamana ihtiyacı olacağı açıktır. Kısıtlı konuşma süreleri, daha çok statükonun yararına işlemektedir.

Genel Kurul Gündem’inde yeni dönem için aday olanların programlarının sunulması ve üzerinde tartışılması yer almamaktadır. Bu nedenle delegeler yeni döneme ilişkin perspektiflerini, ancak geçen dönemin çalışmalarını değerlendirirken tanınan sınırlı sürede dile getirmektedirler.

Yönetmelik değişiklikleri ve karar önergeleri de bu sıkışık zamanda yeterince tartışılamamaktadır. Salonda kalan delegeler Genel Kurul’da oluşturulan Komisyonlar’ın sunduğu raporlara göre kararlarını vermektedir.

Önümüzdeki Genel Kurul’un hazırlıkları sürecinde Genel Kurul’un 3 gün olarak (2 gün toplantı, 1 gün seçim) gerçekleştirilmesinin olanakları üzerinde durulmalı, Gündem’in tartışmaları geliştirecek tarzda belirlenmesi hedeflenmelidir.  

Çalışma Raporu Üzerine

MMO Genel Kurulu’na Çalışma Raporu sunulmuş, ayrıca çeşitli konulardaki Oda Görüşleri, yapılan Kurultay, Kongre ve Sempozyum sonuçları vb. delege ve üyeye ulaştırılmıştır.

Çalışma Raporunda bir çok veri delegelere sunulmuş, ancak bu verilerin değerlendirilebilmesi için gerekli olan başka bazı veriler ise atlanmıştır. Oda örgütlülüğü açısından sorunlu olan alanlar görmezden gelinmiştir.  

Üyelik Kayıtlarında Düşüş

Örneğin odaya yeni üye kayıtları ve oda üye sayısı yıllara göre verilmiştir. (s. 36-37) Buna göre MMO’ya yeni üyelikler 2005-2007’de yıllık olarak 4 bin’in üzerine çıkmışken, 2008’de 3.101 ve 2009’da 3.401 olmuştur. Üniversite sayısı ve kontenjanlarının hızla artmış olduğu bir dönemde yeni üyelikler yavaşlamıştır. ÖSYM verilerine göre 2007-2008 öğretim yılında MMO alanına giren bölümlerden mezun olan öğrenci sayısı 7 000’in üstündedir. Bu durumda 2008’de mezun olan makina grubu mühendis sayısının ancak %42’si kadar yeni kayıt yapılabilmiştir.

TMMOB’nin yaptığı  “Üye Profili” araştırmasında MMO’nun meslek alanındaki örgütlülük oranı 2004 yılı başı itibarı ile %62.2 olarak tahmin edilmiştir. Bu oran, kamuda çalışan mühendislerin üyelik zorunluluğu olmayışı, üniversitelerden mühendislik diploması alanların bir kısmının mühendislik yapmaması gibi faktörler göz önünde tutulduğunda fena bir oran değildir. Ancak, mevcut durumda bu oran hızla düşmektedir.

MMO üyeleri içinde 5.309 Endüstri ve İşletme Mühendisi ile 770 Uçak, Havacılık ve Uzay Mühendisi bulunmaktadır. Son iki yıl içinde 630 Endüstri ve İşletme Mühendisi ile 26 Uçak, Havacılık ve Uzay Mühendisi Oda üyesi olmuştur. Ancak sadece 2007-2008 öğretim yılında mezun olan Endüstri Mühendislerinin sayısı 2241 ve Uçak, Uzay ve Havacılık Mühendisliği mezunları ise 249’dur. İki yıllık dönemde mezun olan 4500 kadar Endüstri Mühendisi’nin ancak %14’ü (bu sayıya İşletme Mühendisleri dahil değildir) ve 500 kadar Uçak, Havacılık ve Uzay Mühendisinin ise ancak %5’i Odaya üye olmuştur.

MMO 42. Dönem Yönetim Kurulu yeni üyelikte yaşanan düşüklüğü bir sorun olarak görmemiş, başarısızlığın nedenleri ve çözüm yolları üzerinde durmamıştır.  

Üyelik Aidatının Azlığı/Hizmet Gelirlerinin Çokluğu

Yıllardır dile getirilen bir sorun ise Oda gelirleri içinde üye aidatlarının düşüklüğü  sorunudur. 2008-2009 döneminde de bu sorun daha da ağırlaşarak devam etmiştir. 2009’da gerçekleşen bütçe içinde üye kayıt ve aidat gelirleri 2008’de %3,3 ve 2009’da %3,7’lik bir paya sahiptir. 2004’teki %5,7’lik orandan 2009’da %3,7’ye gerilenmiştir. Bu gerilemede hizmet gelirlerinin çok büyük oranda artması, buna karşılık aidat ödeyen üye sayısının çok az artması etkilidir.

Çalışma Raporu’nda maalesef kaç üyenin aidat ödediğini bize doğrudan gösteren bir veri yoktur. Ancak Mali Rapor’daki üye ödentilerinden hesapladığımızda 17600 üyenin 2009 yılında cari yıl aidatı, 8800 üye de geçmiş yıllar aidatı ödediği sonucuna varıyoruz.1 Maksimum 26 000 üye aidat ödemiş olmaktadır. Üye sayısı 2009 yılı sonunda 74 bin’e ulaşan MMO’nun üyelerinin %35 civarındaki kısmı aidatlarını ödemiştir.

Örgütün ihtiyaçları ticari içerikli hizmet faaliyetlerinden elde edilen gelirlerle karşılandığından dolayı üyelik aidatı düşük miktarlarda tutulmakta, buna rağmen üyelerin ancak küçük bir kısmı aidatlarını ödemektedirler. Bu da, Oda’nın üyenin günlük ve çalışma yaşamında çok az bir yer tutmasından kaynaklıdır. Bilinçli olarak meslek örgütünü sahiplenen sınırlı sayıdaki üye dışında en önemli aidat ödeme nedeni proje onayı, SMM belgesi vizesi, eğitimlerde sağlanan indirimler ve ücretsiz eğitimlerden yararlanma olarak görünmektedir.  

Komisyon ve Çalışma Grubu Çalışmaları

MMO’nun geçen dönem komisyon çalışmaları zayıf kalmıştır. Özellikle “Ekonomik, Demokratik, Özlük Hakları ve İşsiz Mühendisler Komisyonu” dönem içinde bir etkinlik yapmamıştır. Çalışma Raporu’nda belirtilen tek çalışma 2009 yılı sonunda şubelere iletilerek gerçekleştirilen krizin etkilerini içeren anket çalışmasıdır. Oysa aynı dönem içinde TMMOB Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı yapılmıştır. Komisyon’un Kurultay’a ilişkin bir çalışması hissedilmemiştir. Yine önemli alanlardan birisi olan İş Sağlığı ve Güvenliği Komisyonu’nun Çalışma Raporu’na hiçbir çalışması yansımamıştır.

Ülkemizde yaşanan enerji özelleştirmeleri, nükleer enerji, yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmemesi gibi gündemler nedeniyle daha da önem kazanan enerji alanında Enerji Çalışma Grubu oluşturulmuştur. Enerji Çalışma Grubu ise çalışan bir çalışma grubu olmakla birlikte savunduğu bazı görüşler, genel olarak demokrat kamuoyunun paylaşmakta sıkıntı yaşayacağı görüşlerdir.

Bunlardan bir tanesi “Türkiye’nin Enerji Görünümü başlığıyla yayınlanan Oda Raporu’nda yer alan nükleer enerji hakkındaki öneridir. Raporda “Türkiye uzun vadeli enerji planlamasında, nükleer enerjiyi de dikkate almalı, buna yönelik bir strateji oluşturmalı, mevzuat ve altyapı hazırlığını yapmalı, ancak öncelik ve ağırlığı yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına vermelidir” görüşü ifade edilmektedir. Böylece nükleer enerjiye açık kapı bırakılmaktadır. Aslında konuya ilişkin rapor Yönetim Kurulu sorumluluğundadır.

Genel Kurul’da Yaşanan Tartışmalar ve Ortam

MMO şubelerinde yaşanan seçimlerin ardından delegeliklerin büyük çoğunluğu demokrat olarak adlandırılan listelerden oluştu. Bu nedenle Genel Kurul’daki tartışmalar demokrat mühendisler arasında geçti ve demokrat mühendisler arasındaki derin görüş ve davranış ayrılıklarını da yansıttı.

1970’li yıllarda dünyada ve ülkemizdeki mücadele ve devrimci güçlerin ideolojik hegemonyası  TMMOB’ye de yansımıştı. Bugün ise bulutlar dağılmaya başlamış olmakla birlikte sermaye ideolojisinin güncel versiyonu olan yeni liberalizm hala etkin durumdadır ve bu durum da TMMOB’ye yansımaktadır. Yönetici kadroların bir çoğunun siyasal kültürünü 70’li yıllar ve devamındaki devrimci çevrelerden almış olması sol bir söylemin varlığını, en azından şimdilik, devam ettirmektedir. Ancak pratikle oluşan açı giderek artmaktadır. Daha önce, MMO Danışma Kurulu’nda bir şube yöneticisinin veciz şekilde ifade ettiği “güçten, paradan ve iktidardan korkmayalım. Bir ideolojimiz varsa güç, para ve iktidar bunlara hizmet eder. İdeolojiniz yoksa sizi çeteleşmeye götürür” söylemi bunun yalın ifadelerinden birisidir. Güç, para ve iktidarla kurulan ilişki tek yanlı bir ilişki değildir. Kapitalist toplumda gücü, parayı ve iktidarı elde ederken siz de bir çok bedel ödersiniz. Bir çok eski solcunun yaşamında, ve eski solcuların yönetimde olduğu bir çok kurumda gördüğümüz gibi “güç, para ve iktidar” amaç haline gelmektedir. Yapılacak işlerde el titremesi baş gösterir. Örneğin böyle bir durumda iktidarın bakanlarına soruşturma açılması gündeme geldiğinde, üst kurulun kararına rağmen Yönetim Kurulları kendilerini Onur Kurulu’nun yerine koyarak ve söylemde radikal pratikte geri kararlarla davranabilir. Çünkü örgütün elinde bulunan güç, para ve iktidarın kaynağı üyenin örgütlü gücü değil sermaye iktidarının hükümetinin vermiş olduğu yetkiler, TÜRKAK’tan alınmış belgelerdir. Hatta üyelerinizin mesleki gelişimlerinin nasıl sağlanacağı konusundaki tartışmanın da bir ucu “TÜRKAK böyle istedi” noktasına kadar gider.

Bu ortam içinde MMO Genel Kurulu mal ve hizmetlerin kamusal denetimi ile ilgili önergeyi görüşmeyi reddetmiştir. Odanın söylemlerinde önemli yer tutan “özelleştirmelerin durdurulması, temel hizmet alanlarının piyasaya açılmasının reddi ve kamusallık” talebine rağmen “halk sağlığı ve güvenliği, kamu yararı açısından denetimlerin kamusal olması” önergesinin görüşülmesinin reddi içinde bir ironiyi barındırmaktadır. Bir yandan kamusallığı talep eden MMO, diğer yanda kendi hizmet ve gelir alanı olan konulara gelince kamusallık talebini görüşmeye dahi açmamaktadır.

Aynı şekilde mühendislerin sendikalaşması için çalışmayı somutlamaya çalışan önergenin de görüşülmesi reddedilmiştir.

 MMO genel kurulunun tartışmayı dahi kabul etmediği karar önergelerinin çoğunluğunun Ücretli ve İşsiz MMŞP Kurultayı kararlarını yansıtan öneriler olması ise dikkat çekicidir. 1974-75-76’da düzenlenen ‘Teknik Elemanlar Kurultayları’ndan beri TMMOB tarihinde ancak şimdi yeniden düzenlenen ve mühendislerin çalışma yaşamındaki sorunlarını tartışmak, sendikal mücadelenin yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak ve bu alanda mühendislerin örgütü olan TMMOB’ye ve odalara somut görevler tanımlamak doğrultusunda gerçekleştirilen bu kurultay ve kararları yok sayılmıştır. Bu durum, yönetimlerin sol söylemleri ile, üyelerin ekonomik ve özlük hakları konusundaki sınıfsal taleplerin görmezden gelinmesi arasındaki çelişkinin yeni bir somut örneğidir.

MMO genel kurulu; Cumhurbaşkanlığı DDK Raporu, yabancı mühendislerin çalıştırılması hakkındaki yasa tasarısı, Teknoloji Fakülteleri gibi önümüzdeki dönem gerek MMO’nun gerekse TMMOB’nin en çok üzerinde durulması gereken mücadele başlıkları alanında 43. Dönem Yönetim Kurulu’nun bu alanlarda nasıl bir çalışma yapacağı konusunda bir program oluşturma iddiası ve niyetinden yoksun olarak gerçekleşmiştir. Bu gündemler pek çok delege tarafından konuşmalarında dile getirilse de, MMO örgütlülüğünün bu saldırılara karşı aşağıdan yukarıya bir mücadele hattı oluşturması gerektiği konusunda yönetim kurullarının önüne somut hedefler konulmamıştır. Ancak daha önce bir çok örnekte görüldüğü üzere sadece dava açmaya ve bir kısım açıklamaya endeksli tepkilerin bu konularda yetersiz kalacağı açıktır.  

Bu Aşamanın Sonsözü

Önümüzdeki dönemde başka alanlarda olduğu gibi MMO içinde de, sol söylemin ardında giderek derinleşmekte olan liberalizme karşı mücadele devam edecektir.

Örgüt içinde tüm demokratik kurullarını işleten, aşağıdan yukarıya tartışma zeminlerini geliştiren, gücünü başta ücretli mühendisler olmak üzere üyelerinden alan ve örgütlü gücünü harekete geçiren bir MMO karşı karşıya olunan sorunları göğüsleyebilecektir. Devrimci Mühendisler bu mücadelenin temel gücü olmayı hedefleyeceklerdir.

Bu amaçla Devrimci Mühendisler önümüzdeki dönemde bir yandan halen çalışma yürüttükleri ve mevzi kazandıkları yerlerdeki etkilerini artırırken, öte yandan da özellikle de devrimcilerin düşüncelerinden habersiz kalan bölge ve şubelerdeki üyelere kendilerini anlatmanın, ilişkilerini geliştirmenin yolunu bulmalıdırlar.

Son dönemde gelişen öğrenci çalışması bu açıdan önemli bir olanak sunmaktadır. Diğer yandan ücretli mühendislerin sorunlarının tartışılacağı etkinliklerin yaygınlaştırılmasının mühendisler içinde sınıfsal mücadeleye yatkın olanların buluşmasını sağlayacağı göz ardı edilmemelidir.

Şehirlerdeki emekçi ve yoksulların hak mücadelelerinin mühendislere yansıtılması da önümüzdeki dönemlerde daha sol bir anlayışın mühendisler içinde yayılması için önemli olacaktır.

Mücadele devam ediyor…

Ertuğrul Bilir
Makina Mühendisi

Not: Bu yazı kolaektif bir tartışmanın sonucu olarak Ertuğrul Bilir tarafından kaleme alınmıştır.