Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası: “Türk-İş ve Hükümet El Ele… İşçi Ücretlerine Zam Gümbürtüye!”

6 Temmuz günü 1 saatlik iş bırakma eylemi yapan Türk-İş, Hükümet ile toplu sözleşmelerde anlaşmaya vardı. Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, kamu toplu sözleşme görüşmeleri sonunda imzalanan protokolle işçilerin Ocak ayından bu yana biriken ücret farklarının bütçe imkânları doğrultusunda gecikmeksizin ödeneceğini bildirdi.

2 yıllık süreyi kapsayan protokole göre, toplu sözleşmelerin birinci yılın ilk altı ayında işçi ücretlerine yüzde 3, ikinci altı ayında yüzde 5,5 zam yapılacağını bildirdi. Yazıcı, ayrıca ücreti bin 100 TL‘nin altında kalanlara bu miktarı aşmamak kaydıyla 60 TL ilave zam yapılacağını belirtti.

Yazıcı, ücretlerde 2010 yılının birinci ve ikinci altı aylarında ise, yüzde 2,5‘er artışa gidileceğini, enflasyonun zam oranlarını geçmesi halinde de farkın ücretlere yansıtılacağını söyledi.

Merkez Bankası‘nın resmi enflasyon verilerine göre, 2009‘un ilk çeyreğinde tüketici fiyatları yüzde 1.05 arttığı, yıllık tüketici enflasyonun ise 7.89 seviyesinde olduğu belirtilmektedir. Bütçe açığı ise yine yılın ilk çeyreğinde yüzde 337 artarak 4 milyar 374 milyon TL‘den 19 milyar 127 milyon TL‘ye yükseldi. Mayıs ayı enflasyonunun yüksek çıkmasının ardından Merkez Bankası hükümete yazdığı açık mektupta, 2009-2011 döneminde yüzde 4 hedefine ulaşmanın oldukça uzun bir süre alabileceğini belirterek, çıtayı yüzde 7.5‘e yükseltme önerisinde bulundu, hükümet de bu öneriyi kabul ettiğini bildirdi. Enflasyonda çıtanın yükseltilmesinin ardından yüzde 4 enflasyon hedefine göre verilen zamların eridiğini resmi enflasyon verileriyle, çarşı pazardaki fiyatlar arasında uçurum olduğu ve bütçe açığı göz önünde bulundurulursa, resmi enflasyon verilerine göre verilecek zam farkının emekçiyi mağdur edeceği açıktır.

Türk-İş, hükümetin istediğini kabul etmiş ve verilen zamma resmen boyun eğmiştir. Zira Türk-İş ilk teklifinde hükümetten yıllık yüzde 20 oranında zam talep etti. En düşük maaşın ise 1.250 TL‘ye çıkarılmasını istedi. Sosyal ödemelere yüzde 40 oranında zamda ısrar etti. Oysa yapılan anlaşmaya göre, bütçe açığı ve enflasyon verileri yok sayılarak %8.5‘e evet denmiştir. İşçilere danışılmadan, Türk-İş yönetiminin böyle bir anlaşmaya varması anti-demokratik ve mevcut sömürüyü kabul eden bir anlayıştır ve kabul edilemez.

İşçiler güçlüdür; işçiler sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamın yapı taşlarıdır ve tüm yaşamı ayakta tutanlardır. İşçi, kapitalist düzen altında ezilmekte ve en yüce değer olan emeğinin karşılığını alamamaktadır. Sendikaları tarafından dahi yalnız bırakılmaktadırlar. Türk-İş yönetimi, bu pazarlıkta hükümetin tarafında yer alarak, temsil ettiği emekçilerin haklarını gözetmemiştir. İşçilerini yarı yolda bırakmıştır.

Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu‘nun ilk icraatı bu değildi. Asgari Ücret Komisyonu‘nun belirlediği sefalet ücretinin altına uzun yıllardır ilk kez işçi tarafının muhalefet şerhi konulmaması unutulmamalıdır. Daha sonra, canlanmaya başlayan işçi tabanından ve Türk-İş‘in sınıf mücadelesini daha çok öne çıkaran bağlı sendikalarından çekinerek 14 Mart eylemleri sırasında SSGSS‘ye karşı çıktı, ancak mücadeleyi yine yarı yolda terk ederek kitleyi hayal kırıklığına uğrattı. Kumlu‘nun yaptığı, savaş sırasında kendi ordusunun saflarından karşı tarafa geçen bir generalinkinden farksızdır. Polis işçilere bu kadar gaddarca saldırabildiyse, bu aynı zamanda Kumlu‘nun cepheyi bölerek hareketi Türkiye‘nin en güçlü İşçi Konfederasyonunun ağırlığından kısmen yoksun kılmasındandır. Kabul edilen zam oranı ile işçilerle dalga geçilmekte, ücretlerin artması bir yana vergi dilimi oyunları ile ücretler daha da geriye düşmektedir.

Oysa yapılması gereken öncelikle işçileri, emperyalizmin neo-liberal politikalarının sömürüsünden ve küresel kapitalizmin krizinin üzerlerine yıkılmaya çalışılan yükünden kurtarmak, toplu iş sözleşmelerini işçilerin hak ve özgürlükleri düzeyinde bitirmek, kapanan iş yeri ve fabrikalarda üretimi yeniden başlatmak, işten atmalara son vermek, işsizliği azaltmak ve düşük ücretlerde iyileştirme yapmaktır.

Türk-İş‘in kendine ve mücadelesine saygı duyan bütün sendikaları Kumlu‘yu derhal istifaya davet etmelidir.

150 yılı aşan işçi sınıfı ve emekçilerin onurlu ve zorlu mücadelesine binlerce selam olsun.

 

TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI