EMO Ankara Şubesi: “Google‘a Erişim Yasağı Sansürcü Zihniyetin Hortladığının Göstergesidir”

“İnternet hava gibidir. Varlığı ancak yok olduğunda anlaşılır.” Telekomünikasyon İdaresi Başkanlığı İnternet Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan 2007-2008 çalışma raporu bu cümle ile başlamaktadır. İnterneti hava gibi değerli gören anlayış 2009 yılı ilk 6 ayında 2 bin 601 siteyi engellerken bunlardan sadece 475‘i yargı kararı ile engellenen sitelerden oluşmaktadır. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından erişimi re‘sen engellenen internet sitesi sayısı 2 bin 126‘yı bulmaktadır. Yargı kararını beklemeden erişimi engellemeye yönelik atılan imzalar göstermektedir ki birileri bizi gözetlemekle kalmıyor aynı zamanda engelliyor.

Hükümetin iletişim özgürlüğü konusundaki antidemokratik yaklaşımı nedeniyle alelacele 4 Mayıs 2007 tarihinde çıkarılan 5651 Sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” ile de hükümet, sansürcü yaklaşımını yasal düzenleme haline getirmiştir. Bu yasayla içerik veya yer sağlayıcının yurtdışında bulunması durumunda, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı‘na mahkeme kararı olmaksızın erişim engelleme yetkisi ile “site karartma hakkı” tanınmıştır. Yasal düzenlemelerin ardından site erişimlerinin birbiri ardına durdurulması göstermektedir ki yasaklanan internet siteleri “Atatürk‘e ve Adnan Hoca‘ya hakaret, cinsel içerikli yayın, içki, kumar vb. alışkanlıkları yaygınlaştıran, çocuk istismarını engellemeye” yönelik olmanın ötesinde düşünceleri iktidara ters olanları da kapsamaktadır.Site barındırmaya yarayan “sites.google.com”‘un Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesi‘nin 24 Haziran 2009 tarihinde “koruma tedbiri”  kapsamında verdiği erişim yasağı kararı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından uygulanmaktadır. Bu yasaklama sites.google.com üzerinden internet sayfası yayını yapan ve düşüncelerini kamuoyu ile paylaşan insanlara yönelik bir uygulamadır.

TİB tarafından geçen sene içinde koruma tedbiri olarak alan adı/alt alan adı ve IP‘ler olarak 116 site hakkında erişim yasağı getirilmişti. Daha önce kapatılan Google Groups, YouTube, Blogger derken şimdi de Google‘ın alt sayfası olan sites.google.com‘a erişim engellenmiştir. Ülkemizde internet en çok bilgi arama ve çevrimiçi (on-line) hizmetler için kullanılmaktadır.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki geçen yıl Nisan-Haziran döneminde internet kullanan hane halkı bireylerinin % 90.54‘ü bilgi arama ve çevrimiçi (on-line) hizmetlerde, % 80.74‘ü iletişim faaliyetlerinde, % 52.27‘si eğitim faaliyetlerinde, % 26.18‘i kamu kurum/kuruluşlarıyla iletişimde interneti kullanmıştır. Ülkemiz insanlarının büyük bir bölümünün iletişim faaliyetleri ve bilgi aramada kullandığı internetin siyasi iktidarın atadığı kişiler tarafından res‘sen kapatılması, iletişim özgürlüğünün engellenmesinin yanı sıra insanların ifade özgürlüğünün de kısıtlanmasından başka bir şey değildir.

Siyasal iktidarlarca atanan bürokratlar, kendi ideolojik ve duygusal değerlendirmelerinden referansla, kimseye savunma hakkı tanımaksızın, internette neyin olup olamayacağına “hükmetmektedirler”. Böylesi bir durumda artık ne haberleşme özgürlüğünden ne de ifade özgürlüğünden söz edilemez. Yani biz internet kullanıcıları aslında “yasaklanmayan” sitelerde dolaşırken, sandığımızın aksine Anayasal hakkımızdan değil, siyasal iktidarın lütfundan istifade etmekteyiz.

Pire için yorgan yakmayı seven bu anlayış, işine gelmediği sitelerin erişimini sudan bahaneler bularak engellemekte ve ifade özgürlüğünü kısıtlamaktadır. 
Yasakçı zihniyet bilişim sektörünün gelişip yaygınlaşması işe biçim değiştirmiş, başlangıçta sayfa engelleme biçimindeki uygulamalar erişim engellemeye kadar uzanmıştır. İletişim özgürlüğü bakımından Türkiye‘nin sahip olduğu hukuksal düzenlemeler son derece yetersiz kalmaktayken, yasaklamalara ve karartmalara değil anayasal güvenceye sahip iletişim özgürlüğünün korunmasına temel prensip olarak ihtiyaç duyulmaktadır.

Yasaklardan ancak kendisi zarar görünce yakınan sübjektif anlayışların, bir iktidar erkini fütursuzca kullanması, demokratik yönetim biçimi ile açıkça çelişmektedir. Günümüz insanının hava ve su kadar doğal ihtiyacı olan iletişim özgürlüğünün önündeki bütün engeller, antidemokratik ve çağdışı yasalar/yasaklamalar kaldırılmalıdır.
 
TMMOB
EMO ANKARA ŞUBESİ
19. DÖNEM YÖNETİM KURULU