ÇMO’dan 1 Mayıs Çağrısı: “Bu Gemi Bizim Değil”

BU GEMİ BİZİM DEĞİL 

 

Sermayenin her krizinde hepimizin içinde olduğu aynı gemiden bahsedilir. Bu söyleme göre, sermayenin ve işçi sınıfının çıkarları ortaktır.

 

Her gemi zaman zaman bazı limanlara uğrar. Her yılın 1 Mayıs’ı bu limanlardan biridir. Bu limanda, sermaye ve emekçiler geminin kontrolünün kimde olması gerektiğine dair güçlerini gösterirler. Hatta emek güçleri açısından daha önemli olan geminin tek olmadığının deşifre edilmesidir.

 

Her krizde gemiden bazı “yükler” atılır. Her zaman gemiden atılan yük emekçilerin kazanılmış hakları ya da çevre kirliliği gibi sermayeye göre “dışsal” sayılan maliyetlerdir. Sermaye tarafından bu yük kimi zaman “fazla çalışan sayısı” kimi zaman “yüksek ücretler” kimi zaman ise “doğal ve kültürel varlıklarımızın talanı” olarak vücut bulur. Emekçiler için daha fazla yoksulluk, daha fazla yoksunluk, daha fazla işsizlik, düşük ücret ve sağlıksız yaşam koşulları olarak yansımasını bulan krizde asıl atılması gerekenin doğanın, emekçilerin ve ezilenlerin sırtına yapışmış olan “sermayenin kar hırsı” olduğu göz ardı edilir.

 

Bugün, sermayenin ve hükümetin krizinin görünür hale gelip kendileri tarafından da teğet geçmediğinin kabul edilişinden sonraki ilk 1 Mayıs. Bugün, geminin yanaştığı bu limanda emekçilerin ve ezilenlerin gemiden inmeleri için bir fırsat olarak görülmelidir. İşten çıkarmalarla, ücret azaltmalarla, eğitim ve sağlık sistemindeki dönüşümlerle ve daha pek çok uygulamayla geminin aynı gemi olmadığı artık fark edilmelidir. Gün, emekçilerin bu yağma ve talan gemisinden inip kendi gemileriyle özgürlüklere yelken açma günüdür. Aynı gemide kaldığımız sürece, bir sonraki limanı bile beklemeden, ayağımıza taş bağlanıp okyanusun dibine atılma tehlikesini hep ensemizde hissetmemek için!

 

Bugün, emeğe, yaşama, mesleğimize ve geleceğimize her zamankinden daha çok sahip çıkma zamanı. Emeğimizi göz ardı eden, meslektaşlarımızı işsizlik sorunuyla yüz yüze bırakan, düşük ücretlerle ve iş güvencesinden yoksun olarak çalışmamıza neden olan hükümeti bir kez daha uyarma zamanı. Meslektaşlarımızın, emekçilerin hak ettiği onurlu bir yaşamı haykırma zamanı. İzledikleri politikalarla çalışma alanlarımızı yok etmelerine, yoksulluğumuzu derinleştirmelerine dur deme zamanı.

 

Sözüm ona “demokratik” açılımlarından birini daha yapıp 1 Mayıs’ı resmi tatil ilan eden siyasi iktidar, 1 Mayıs’ın sahibi olan emekçilere bu günü dar edeceğinin mesajını çoktan vermiş ve sınıfsal konumunu belirlemiştir.

 

AKP’nin değil emekçilerin 1 Mayıs’ı için alanlarda tüm emekçilerle buluşmak üzere biz de alanlardayız.

 

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu

 

ANKARA 13:00 Gar Önü- 15:00 Sıhhiye Meydanı
ANTALYA 14:00 TRT Cad. Köyhizmetleri Binası-Eski Hal Kavşağı
BURSA 13:00 Demirtaşpaşa Köprüsü Altı-Fomara Meydanı
DENİZLİ 14:00 Tarım İl Müdürlüğü Önü- 15:00 Ulus Cad/Tokat Cad.
DİYARBAKIR 13:00 Dağkapı Meydanı
ESKİŞEHİR 16:00 Sıhhiye Meydanı
İSTANBUL Taksim Meydanı
İZMİR 11:30 Alsancak Limanı- 13:00 Gündoğdu Meydanı
MERSİN 11:00 Devlet Hastanesi Önü-Metropol Miting Alanı