7-8 Ocak 2011 – STHP: Yaşam Alanlarını, Yaşamı Savunanlar Buluşuyor, Mücadeleler Birleşiyor – İstanbul

Bizler,
Kapitalizmin saldırısına karşı; Hopa’dan Saklıkent’e, Fındıklı’dan Yuvarlakçay’a, Çağlayan’dan, Solaklı-Karaçam-Köknar’dan Erzurum Tortum’a, Munzur’dan, Peri’den İkizdere’ye, Tonya’ya, Hasankeyf’den Allianoi’e, Sinop Gerze’ye Anadolunun kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına kadar doğayı, dereleri, meraları, ormanları, tarım alanlarını,  yaşamı, sağlığı, eğitimi, emeği ve kültürleri savunanlarız.
 
Su kullanım hakkı anlaşmaları, enerji üretim lisansları ile nehir tipi HES (hidroelektrik santral)’ler ve barajlar ile suyu dere yatağından, doğadan koparıp tutuklayarak sermaye birikimine sokanlara,  yaşam alanlarını yok etmek isteyenlere karşı;
 
Peri Suyu için yapılmaya çalışılan HES’lerde olduğu gibi, şirketin güvenliğini sağlamak amacıyla, vadi boyunca köylülerin meralarında ve orman alanlarında inşaa edilen güvenlik karakollarının kural tanımadan doğayı tahrip etmesine, ormanları yok etmesine karşı,
 
Sivaslılar Köyü’nden Çorlu’ya, Ünye’den Çanakkale’ye Gerze’ye kadar dağlarda, kıyılarda, vadilerde, tarım arazileri üzerinde, termik santraller, çimento fabrikaları, taşocakları, organize sanayi bölgeleri ve liman-tersaneler kurarak yaşam alanlarını ve havzaları ortak olarak kullananlara, ticarileştirenlere karşı;
 
Mersin’den Sinop’a, İğne ada’ya ve Malatya’ya kadar yapımı planlanan nükleer santrallere, nükleer silahlara, füze kalkanlarına karşı;
 
Samandağ ve Çine’de rüzgar santralleri kurmak amacıyla, Uludağ’da, İstanbul Belgrad’da, Munzur’da yeraltı ve kaynak sularını ticarileştirmek amacıyla ormanları talan edenlere karşı;
 
Belgrad ormanlarından Trakya’daki meralara kadar tehlikeli atık yakma ve depolama için ormanların, meraların, tarım topraklarının yok edilişine karşı;
 
Bergama’dan Uşak’a, Gökçeada’dan Eşme’ye, Kütahya Gümüşköy’e ve Manisa Çaldağı’na kadar siyanürle altın, gümüş ve Nikel madeni, çıkarılarak, işlenerek yaşamın, doğanın yok edilişine karşı;
 
Köprüler, otobanlar, kanallar, kentsel dönüşüm projeleri ile su havzalarını, ormanları, tarım alanlarını, yaşamı rant için yok etmek isteyenlere,  kent ve köylerde suları kontörlü ya da kontörsüz sayaçlarla piyasalaştıranlara karşı;
 
Suyun ve su havzalarından sermaye biriktirmek isteyenlere, su havzalarını, meralar, ormanlar, tarım alanlarını sermayenin kullanımına sokanlara karşı;
 
Tarımın şirketleşmesine, küçük çiftçiliğin tasfiyesine karşı;
 
Genetiği değiştirilmiş organizmalar ve tohumlarla tarımı ve biyoçeşitliliği, insan ve hayvan sağlığını tehdit edenlere karşı olanlar,
 
Emeğin sömürülmesine, yaşamların yok olmasına karşı duranlar,
 
Parasız eğitimi savunanlar,
 
Sağlığın ticarileştirilmesine karşı herkes için sağlıklı ve güvenli gelecek isteyenler, meraların, ormanların, su havzalarının şirketlere satılmasına, doğal alanların, suların yaşamın, sağlığın, eğitimin ticarileştirilmesine karşı mücadele edenler olarak,
 
Sonuna kadar birlikte direneceğiz.
 
Hopa Kemal Paşa’da, Erzurum Tortum’da, Sinop Gerze’de, Solaklı Karaçam’da olduğu gibi yaşam alanlarını kapitalizmin saldırısına karşı koruduğu için devletin güvenlik güçlerinin saldırısına uğrayarak ölenlerin, gözaltına alınanların, dövülenlerin hesabını mutlaka soracağız.
 
Yaşam alanlarını ve yaşamı sermaye birikimine sokmaya kalkışanları yargılama yolunda,
Yaşamımızı ve yaşam alanlarımızı sermayeye karşı sonuna kadar sürdüreceğimiz direnişimizi, mücadelelerimizi ortak dayanışmaya taşımak için,
Birlikteliğimizi, kendi hukukumuzu oluşturmak için,
Mücadelede bundan sonra ortak olarak yapacaklarımızı tartışmak üzere
İstanbul’da buluşuyoruz.
 
Çağrımız mücadele edenleredir. Çağrımız kapitalizme ve yandaşlarına karşı birlikteliğe ve dayanışmayadır.
 
Tarih: 7-8 Ocak 2012
Yer: Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul
 
Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu