TMMOB Genel Kurulu’nda Öğrencilerin Söz Verilmediği İçin Okunamayan Görüşleri

TMMOB’nin 40. Olağan Genel Kurulu’na katılan ve çeşitli odalarda “öğrenci üye” olarak faaliyet gösteren mühendis, mimar ve şehir plancısı adayı öğrenciler, söz alarak görüş ve taleplerini Genel Kurul’a iletmek istediler. Ancak Divan Başkanı, delegelerin de söz verilmesi yönündeki isteklerine karşı söz vermedi. TMMOB Başkanı, Mehmet Soğancı da, öğrencilerin talepleri lehinde söz almasına rağmen, söz verilmesi yönünde bir istemde bulunmadı. Öğrenciler, akış ve sloganlarla salonda yürüyerek, durumu protesto ettiler ve Genel Kurul’u terkettiler. İşte öğrencilerin okuyamadığı bu metni sitemizde yayınlıyoruz.

 

 

Bugün burada bu metnin oluşturulmasında emeği geçen tüm öğrenciler olarak, TMMOB Genel Kurulu’nda söz söyleme hakkımızın gerekçelerini vurgulamak ve bunun gerçekleşmesi için de TMMOB Yönetim Kurulu’na bazı hatırlatmalarda bulunmak için varız. TMMOB örgütlülüğü açısından düşünüldüğünde gittikçe darlaşan kadrolarla kendi sınırlarını daraltan bir zihniyetin, TMMOB’ un kapsamlı bir meslek örgütlülüğünü yaratması noktasında sorun teşkil edeceğini düşünüyoruz. Bu durumun da ne denli sağlıklı olduğunu sorgulama ve sorgulatma ihtiyacı taşıyoruz. Düşünen, üreten genç beyinlerin varlığının göz ardı edilmesi, gelecekte yoz düşüncelerin tutsağı olan bir örgütlülüğün zeminini yaratacaktır. Öğrenciler, üniversitenin yapısı içinde söz hakkına sahip değil. Kör göze parmak sokarcasına okullarda kök salan bilim dışı eğitim üniversiteleri gittikçe niteliksizleştirmekte ve bunun yanı sıra okullarda hüküm süren anti-demokratik uygulamalar tabloyu her geçen gün daha da kötüleştirmekte. Eğitimin piyasalaştırılması sürecine at başı olarak koşturulan; öğrencilere açılan keyfi soruşturmalar, her köşe başında bulunan kamera sistemleri, okul içerisindeki eli satırlı, döner bıçaklı faşistlerin artan saldırıları ve bu saldırılarda rektörlük-polis-faşist çetelerin ittifakı, okulların içlerinde bulunan polis karakolları ve tüm bu saldırıları perçinlemek üzere hazırlanan yeni disiplin yönetmeliği… Bu sürecin en somutlaşmış ifadeleridirler.

 

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, öğrenciler bir yandan, üniversitelerin ticarileştirilmesi, piyasaya uyumlaştırılması saldırılarıyla karşı karşıyayken; öte yandan da mesleki alanda, öğrencileri de ileride geleceksizleştirecek dönüşümler yapılmakta. Üniversitelerin sermayenin ihtiyaçlarına göre değiştirilmesi süreci, akreditasyon uygulamaları olarak karşımıza çıkarken bunun mühendislik, mimarlık, planlama alanına en büyük yansıması ise AB uyum süreci ve GATS anlaşmaları çerçevesinde çıkarılmaya çalışılan Yetkin/Yetkili Mühendislik Yasa Tasarıları olarak göze çarpmaktadır. Bu uygulamalarla, diplomalardan mühendis/mimar unvanları da kaldırılarak öğrencilerin henüz sahip olmadığı mesleki haklarına gelecekte hiç sahip olamamaları yönünde dönüşümler yapılıyor; ya da bu hakların önüne sınavlar, puanlar, stajlar konulmaya çalışılıyor. Sonuç olarak da mühendislik mesleğinde bir çeşit taşeronlaşma süreci başlatılmış bulunuyor.

Haklarımıza böylesi saldırıların yapıldığı zamanda, özgür bilim ve özgür ve demokratik eğitimin yaşamsal kılınabilmesi için TMMOB’a bağlı tüm öğrenci komisyonlarının bu ortak sorunlar etrafında, ortak söz söyleme ve ortak mücadele amacıyla bir araya gelmesi, örgütlülüğünü geliştirmesi ve genişletmesi daha da yakıcı bir ihtiyaç olarak göze çarpmaktadır. Bu bağlamda da öğrenci örgütlülüğünün önünü kapatacak her türlü engelin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Tüm bunların yanı sıra öğrenci örgütlülüğünün geliştirilmesi konusunda da TMMOB içerisinde engellerle karşılaşılmaktadır. Bu engeller bazen odalarının yönetim kurulu tarafından keyfi olarak dağıtılan, faaliyetleri yok sayılan öğrenci komisyonları, bazen diğer odaların öğrenci komisyonlarıyla ortak iş yapma konusunda engel oluşturulması, bazen de tarihi ve hakkında yapılan çalışmaların varlığı hiçbir zaman netleştirilmemiş olan TMMOB Öğrenci Kurultayı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu zihniyet tabanda yaratılan öğrenci örgütlülüğüne zarar vermekte ve bunun için yapılan tüm emekleri de göz ardı etmektedir. Bu TMMOB içerisinde çelişkili bir durumun ifadesidir. Hem demokratik bir ortamda öğrencilere söz söyletmenin zeminleri oluşturulmalıdır denmekte, hem de bunun için öğrenciler tarafından oluşturulan zeminler yok edilmektedir.

Bunun en iyi örneğini; bu dönem oluşturulan çalışma planı içinde yer almasına karşın, gerçekleştirilmesine dair somut herhangi bir adım atılmayan ve bu konuda biz öğrencilerin her türlü bilgi edinme çabası yanıtsız bırakılarak duruma dair de geçerli hiçbir bir açıklama yapılmayan TMMOB Öğrenci Üye Kurultayı ile yaşamış oldukBundan sonra yaşanan gelişmelerle birlikte TMMOB Yönetim Kurulu 26 Nisan 2008 tarihinde yapmış olduğu toplantıda bu dönemde TMMOB Öğrenci Üye Kurultayı’nın yapılamayacağını açıklamış ve buna gerekçe olarak da bazı odaların öğrenci komisyonlarının kendi öğrenci üye kurultaylarını henüz gerçekleştirmemiş olmasını öne sürmüştür. Oysaki TMMOB öğrenci kurultayının yapılma tarihi önceden belirlenmiş olsaydı bu tarz bir sorunla karşı karşıya kalınmazdı.Kurultayın yapılamamış olması bizim açımızdan tek sorun değildir. Zaten bu dönem içerisinde her an yapılabileceği söylentileri ile düzenlenecek olan kurultayın bizi ne kadar anlatacağı şüphesi mevcuttur ki, buna bir de kurultayın delegasyon usulü ile yapılacağı söylentilerinin olması ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Doğalında bizler de böylesi bir anlayışı sorgulama ihtiyacı duyuyor ve buradan nasıl bir kurultay istediğimizi bir kez daha hatırlatmak ve anlatmak istiyoruz:

 

lKurultay; mühendislik, mimarlık ve planlama öğrencilerinin ortak sorunlarının tartışıldığı, bunlara çözümler üretildiği bir platform olmalıdır. Eğitim alanındaki ve meslek alanlarındaki dönüşümler ele alınmalı, bu dönüşümlerin eğitimin piyasalaşması, mesleki yeterlilik gibi somut yansımalarına karşı mücadelenin yol ve yöntemleri tartışılmalı, belirlenmelidir. lTMMOB’a bağlı öğrenci komisyonlarının koordinasyonu ve TMMOB Öğrenci üye örgütlülüğünün oluşturulması ve genişletilmesi, kurultayın gündemleri arasında yer almalıdır.

l 

Kurultay, ön süreciyle birlikte, tüm mühendislik, mimarlık, planlama öğrencilerini kapsayacak şekilde üniversitelerde yürütülen çalışmalarla birlikte ele alınmalı; öncesi ve sonrası olmayan, kurultay anından ibaret bir etkinlikten kaçınılmalı; TMMOB Öğrenci üye örgütlülüğünü geliştiren ve önüne somut hedefler koyan bir kurultay süreci hayata geçirilmelidir. lKurultay, tüm mühendislik, mimarlık, planlama öğrencilerinin katılımına açık olarak örgütlenmelidir. Bu katılımı engelleyecek olan, delegasyon yöntemi gibi yöntemlere izin verilmemeli, kurultayın tüm mühendislik, mimarlık, planlama öğrencilerinin katılımına açık olması için, kurultay hazırlık sürecinde gerekli önlemler alınmalıdır.

l

Kurultayın konularını, yöntemini, örgütlenmesini belirleyen, odaların öğrenci komisyonları aracılığıyla tüm mühendislik, mimarlık, planlama öğrencileri olmalıdır. Kurultayda ve kurultayın hazırlık sürecinde demokratik katılım esas alınmalıdır. Bu katılımı engelleyecek her türden bürokratik engelin karşısında durulmalıdır. Öğrencilerin bir araya gelip söz söyleyebilmesinin bu derecede önemli bir ihtiyaç olduğu bu koşullarda TMMOB Öğrenci adı altında bir birliktelik sağlayabilmek zorunluluktur. Biz öğrenciler bu ihtiyacı karşılamanın gereğini yerine getirebilmek adına çalışmalar yürütüyoruz, yürütmeye de devam edeceğiz. TMMOB Öğrenci Örgütlülüğü’nün oluşturulması için her türlü çabayı göstereceğimizi buradan bir kez daha tekrar ediyoruz.

 

TMMOB Öğrenci Üyeleri