Mühendisler, mimarlar, plancılar: ‘Kartal’da çöken iktidarın kentleşme anlayışıdır’

İstanbul Kartal’da zemin katında konfeksiyon atölyesi bulunan 8 katlı yapının çökmesine dair mühendisler, mimarlar, plancılar açıklama yaptı: ‘Kartal’da çöken, iktidarın ranta dayalı yapılaşma anlayışıdır’

İstanbul Kartal’a bağlı Orhantepe Mahallesi’nde bulunan 7 katlı bina, 6 Şubat 2019’da çöktü. Bankalar Caddesi, Sema Sokak üzerinde bulunan binanın zemin katında konfeksiyon atölyesi bulunuyordu. 10 vatandaşın yaşamını yitirdiği ve enkaz altından kurtarma faaliyetlerinin henüz tamamlanmadığı facia hakkında İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, Mimarlıkta Dayanışmacı Taban Hareketi bir açıklama yaptı.

İnşaat mühendisleri: Bu ‘eser’ kaçak yapılara af getirenlerindir

İlk edinilen bilgiye göre çökmenin zemin kattaki kolonların taşıma kapasitelerini yitirmesi nedeniyle meydana geldiğini belirten inşaat mühendisleri, kentte benzer durumda, barınma güvenliğinin bulunmadığı birçok yapının bulunduğunu vurguladı. İstanbul’da yapı stokunun büyük bölümünün ruhsatsız veya kaçak olduğunu belirten inşaat mühendisleri, ‘imar affı’ ile birlikte güvenli olmayan yapıların iktidar tarafından ruhsatlandırıldığını, meydana gelecek benzer facialardan iktidarın sorumlu olduğunu belirtti.

İnşaat mühendisleri açıklamada ayrıca, afet sonrası organizasyonda ne kadar yetersiz olunduğunun da ortaya çıktığını, bir binada bile yetersiz kalan müdahale ve kurtarma çalışmalarının olası bir İstanbul depreminde nasıl hayata geçeceğini düşünmenin kaygı verici olduğunu belirtti.

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi açıklaması için tıklayınız.

‘İmar affı geri çekilmeli, yapı güvenliği sağlanmalı’

Şehir plancıları ise, 2012 yılında AKP iktidarı tarafından çıkarılan 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”un riskli yapıları yenilemek yerine, inşaat sektörü eliyle kentin rantı yüksek mekanlarına müdahale aracına dönüştürüldüğünü belirtti.

2018 tarihinde çıkarılan imar affı uygulaması ile yapı kayıt belgesi verilen kaçak ve denetimsiz yapıların insan ve kent sağlığı için telafisi mümkün olmayan sonuçları beraberinde getirebilecek risklere rağmen affedildiğini, Kartal’daki facialara davetiye çıkarıldığını ifade etti. Şehir plancıları ‘kent ve toplum sağlığını tehlikeye atan İmar Barışı uygulamasının geri çekilmesini, bu kapsamda  düzenlenen yapı kayıt belgelerinin askıya alınmasını, çökme riski taşıyan, yapı denetiminden geçmemiş, afet karşısında kırılgan yapıların tespitine yönelik acil bir denetim süreci geliştirilmesini talep ediyoruz’ ifadelerini kullandı.

Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi açıklaması için tıklayınız


Mimarlar: ‘Kartal’da çöken ranta dayalı yapılaşmadır’

Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlıkta Dayanışmacı Taban Hareketi ise, yapı üretim sürecinde yapım standartları, iskânsız (oturmaya elverişsiz) konutlar, tutulmayan zabıtlar, alınmayan yıkım kararları ve son olarak “imar barışı” denen denetimsizlik ve usulsüzlükle barışma politikasının halkın barınma güvenliğini yok ettiğini belirtti.

Kamunun denetim sorumluluğunu yerine getirmediğini vurgulayan mimarlar, iktidarın askıya aldığı, inşaat rantına teslim ettiği denetim sürecinin yaşanabilir, güvenli konutlar ve kentler üretebilmenin asgari bir koşulu olduğunu ifade etti. Mimarlar, Kartal’da vatandaşların yaşamına mal olan facia ile denetim eksikliğinin bir kez daha en acı biçimde ortaya çıktığını ifade etti.

Mimarlıkta Dayanışmacı Taban Hareketi açıklaması için tıklayınız

politeknik.org.tr