‘Kriz yok’ diyenler sıkışınca keşfetti: Son üç yılda farklı işverenlerden maaş alanlara vergi borcu

Adaletsiz vergi sistemi çalışanların gündeminden hiç düşmüyor. Ücretli çalışanların bu konudaki son gündemiyse vergi dairelerinden gelen yazılar. Yazının konusu son üç yıl içinde farklı işverenlerden ücret alanların bildirilmemiş gelir vergileri.

Maaşını brüt alan çalışanlar adaletsiz vergi dilimleriyle yaşamaya çalışırken yeni bir vergi borcuyla karşılaştı. Son üç yıl içinde SGK kayıtlarında aynı anda birden fazla işverene hizmet verenler ile yine son üç yılda iş değiştirerek farklı işverenlerde ücretli çalışanlar bu borçla karşı karşıya. Borcun nedeni aynı anda elde edilen ücretlerin toplam olarak/devreden biçimde düşünülmeden her maaş bordrosunda ayrı ayrı vergilendirilmesi ya da iş değiştirenlerin aynı yıl içinde bir önceki işten elde ettiği ücret hesaba katılmadan yalnızca yeni ücreti üzerinden vergi vermesi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sürdürdüğü çalışmalar doğrultusunda tespit edilen borçlulara vergi dairelerinden beyan etmedikleri ücretlerle ilgili yazılar gönderilmeye başladı. Bu güne kadar Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hiç gündemi olmayan bu borç kalemi, bir kez daha iktidarın ekonomik krizin faturasını işçilere keseceğinin bir göstergesi.

Madde madde açıklamak gerekirse:

-Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu 2016 yılından sonrasını kapsayan bir çalışma yaparak ücretlerinin tamamı vergilendirilmemiş olan çalışanları tespit etti.

-Brüt ücret üzerinden maaş alan bu çalışanlar esas olarak üç yıl içinde aynı anda farklı işverenlerden ücret alanlar ile iş değişikliği yaparak farklı işverenlerden ücret alanlardan oluşuyor.

-Son üç yıl içinde bu şekilde çalışmış olanlar kendi sorumlulukları olmayan, işverenin sorumluluğunda olan maaş bordrolarındaki ‘hatalı’ vergi hesabı sebebiyle adeta keşfedilen vergi borcuyla karşı karşıya.

-Bu borcun nasıl keşfedildiğine gelecek olursak, aynı anda farklı işverenlerden ücret alanların toplam ücret üzerinden vergi vermemeleri yani her bir ücret için ayrı ayrı gelir vergisinin hesaplanmasının, iş değişikliği yapanların ise yıl içinde önceki işlerinden elde ettikleri ücretler hesaba katılmadan son işverenden aldıkları ücret üzerinden vergi vermelerinin eksik gelir beyanı anlamına geleceğini Maliye Bakanlığı ‘birden’ dert edindi.

-Son üç yıl içinde benzer şekilde çalışanların vergileri toplam ücret üzerinden hesaplandığı zaman, adaletsiz vergi dilimi sistemi sebebiyle mevcut verilen gelir vergisinden daha fazla bir bedel bulunuyor. Çalışanlar aradaki bu fark kadar borçlanıyor.

-Çalışanlar ‘pişmanlık’ hükümlerinden yararlanırsa herhangi bir borç faiziyle karşılaşmıyor ancak yazı tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde kuruma başvuru yapmak gerekiyor. Aksi takdirde borç katlanarak artıyor.

-Vergi dilimlerine göre 2016 ve 2017 yılında toplam 30 bin TL’den, 2018 yılında 34 bin TL’den az ücret almış olanlar bu yeni keşif borçtan muhaflar.

-Aynı işverenin değişik işyerlerinde çalışan işçilerin ücretleri iş sözleşmelerinde net olarak belirlenmiş ise bu borcun işverenden talebi mümkün. Diğer durumlarda borç ne yazık ki çalışandan talep ediliyor.

İş güvenliği uzmanları gibi hizmet verenlere yüklü borçlar

İş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimleri gibi aynı anda farklı işverenlerle çalışmış olanlar yüklü borçlarla karşı karşıya kalacak diyebiliriz. Ekonomik kriz sebebiyle işten çıkarmaların sıklıkla yaşandığı bu son yıllarda işsiz kalarak mecburen iş değiştirmiş olanlar da yeni bir mağduriyetle karşı karşıya kalmış görünüyor.

 

politeknik.org.tr