İşçilerden formalite diye alınan imzalar formalite değildir – Murat Özveri (Evrensel)

İşçilerin imzaladığı için hak kaybına uğradığı belgeleri “neden imzaladın” sorusuna sıkça verdikleri iki yanıt var. Birincisi; “işe girerken, çalışırken, önemli değil, formalite dediler, imzaladım”, ikincisi ise imzalamasam işten atılacaktım, işe başlatılmayacaktım imzaladım. Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne göre formalitenin iki anlamı var. Birincisi“Yerine getirilmesi kanunca zorunlu kılınan işlem.” TDK formalite…

Devamını Oku

Konkordato ve iflas hallerinde işçi alacağına ne zaman sıra gelir? – Murat Özveri (Evrensel)

İflas eden, konkordato ilan eden bir işverenden işçinin alacağını alabilmesi bu sistem içerisinde neredeyse olanaksızdır. İşçi alacakları, yasayla rehinli alacakların önüne konulmadan, borçlunun mal varlığını hangi hukuki işlemle devrederse devretsin işçi alacakları devir eden malla birlikte yeni malike karşı da ileri sürülebilir bir alacak statüsüne kavuşturulmadan, işçilerin var olan ya…

Devamını Oku

Beyaz yakanın modern melodramı – Sinan Zarakol (Bianet)

Otomasyon yerine Ottoman’izasyona odaklanan yurdumun muktedirleri, dijital devrimden çok kazanç hanelerindeki digit (basamak) devrimiyle ilgilene dursun, başat ekonomi çevreleri uzun süredir dijital dönüşüm ve otomasyonun dünya işgücüne etkilerini tartışıyor 1990’larda Azerbaycan’da bir silah fabrikası satıldı. Türkiyeli müteşebbisler orada tüp dolum tesisi kuracaktı. Dönüşümü yönetmesi için parlak bir beyaz yakayı işin…

Devamını Oku

Sen hasta mısın beyaz yakalı? – Serkan Küçük (Gazete Duvar)

Evet sevgili beyaz yakalı, sen hastasın ama henüz bilmiyorsun. İstatistiklere geçmedin. Belki de biliyordun ama parkinsondan mütevellit unutuverdin. Yazı başlığına bakıp da metafor aramaya gerek yok. Cümlenin yalın anlamıyla bu gazetenin de okurları arasında ağırlıklı yer alan beyaz yakalılara yönelik bir soru bu. Sorunun yanıtıysa maalesef koskoca bir evet. Evet,…

Devamını Oku

Fazla çalışmada işçinin onayı aranması koşulu ve kuralsızlaştırma – Murat Özveri (Evrensel)

Fazla çalışma yaptırmak isteyen işveren 4857 sayılı İş Yasası’nın 41. maddesine göre işçinin onayını almak zorundadır. Yasaya göre işveren işçinin onayını almadan işçiye fazla çalışma yap diyemez. İşverenin fazla çalışma için işçiden ne zaman onay alacağı konusunda yasada hüküm yoktur. Her fazla çalışma yapıldığında işçiden onay almasının zorunlu olduğuna ilişkin…

Devamını Oku

İşyerinde öfkelenmenin doğru yolu – Deanna Geddes, Dirk Lindebaum* (plazaeylem.org)

İşyerinde öfke genellikle kötü bir şöhretle anılır. Çalışanlarını bezdiren hiddetli patronları ya da eleştirilmeye katlanamayan yüksek egolu yaratıcı tipleri akla getirir. Çeşitli kanallardan huysuz iş arkadaşlarımızın “tepesinin attığını” ve birine ya da bir şeye kızıp şiddete başvurduğunu duymuşuzdur. Ya da aklımıza başka şeyler gelir. Mesela beklentilerimizi karşılamayan iş arkadaşlarımız ya…

Devamını Oku

Biz maaşlarımızı konuşmadıkça devrim olmayacak! – Rick Paulas* (plazaeylem.org)

Daha adaletli bir ekonomi düzeni bir parça şeffaflıkla başlar. Lia Kantrowitz illüstrasyonu Ne kadar para kazanıyorsunuz? Gelir vergisi formlarıma göre 2016 yılında kazancım 30.000 doların biraz üzerinde olmuş. Ben freelance yazarlık yapıyorum. Yani biraz dengesiz, muhtemelen sürdürülemez ve saçma bir şekilde kısa süreli işlerin işçisi. Bu yıl bundan biraz daha…

Devamını Oku

Kıdem tazminatında modele değil niyete bak – Aziz Çelik (BirGün)

Kıdem tazminatı fonu konusunda muamma sürüyor. Hükümetin kapalı kapılar ardında sürdürdüğü, sendikalarla ve kamuoyu ile paylaşmadığı hazırlıklardan sızdırılan bilgiler muhtelif. İşçi açısından yararlı ve kıdem tazminatını koruyan ve geliştiren bir model söz konusu olsaydı şimdiye kadar defalarca açıklanırdı ve şimdiye kadar çoktan gerçekleşirdi. Kıdem tazminatını fona devreden her formülde işçiler…

Devamını Oku

Tarihte ilk toplu iş sözleşmesi efsanesi! – Aziz Çelik (BirGün)

1 Mayıs 2017, Türkiye tarihinin en yaygın 1 Mayıs kutlamalarından birine tanıklık etti. 60’ı aşkın ilde 1 Mayıs mitingleri yapıldı. 1 Mayıs kutlamalarının yaygınlığı ve katılım düzeyi olumlu olsa da 1 Mayıs bu yıl darmadağınıktı. Geçmiş yıllarda ortak 1 Mayıs mitingleri yapan işçi ve memur konfederasyonlarının her biri ayrı bir…

Devamını Oku

Kıdem fonuna ‘Hayır’ da örgütlenmeli – Atilla Özsever (BirGün)

Referandum sonrası kıdem tazminatı konusu yine gündeme geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun kıdem tazminatının fona devriyle ilgili olarak bu hafta taraflarla görüşmeye başlaması bekleniyor. Türk-İş, kamuda çalışan 200 bin işçinin toplu sözleşme görüşmeleriyle ilgili olarak yarın (26 Nisan 2017)Bakan’la bir görüşme yapacak. Bu görüşmede kıdem tazminatı konusunun…

Devamını Oku

Bir Truva atı olarak kıdem tazminatı fonu – Aziz Çelik (BirGün)

Kıdem tazminatının fona devri ciddi bir tuzaktır, Truva atıdır. Kıdem tazminatının fona devrine ilkesel olarak karşı çıkmak lazım. “Fon olsun ama nasıl bir fon tartışalım” yaklaşımı son derece tehlikelidir. Tartışmaya girmek sarı öküzü vermek anlamına gelir İki önemli Cumhuriyet kurumu ve çalışanların Cumhuriyet dönemindeki iki önemli kazanımı olan kıdem tazminatında…

Devamını Oku

‘HAYIR’ diyen beyaz yakalı çalışanlar kazanıyor! – Gökçe Tatlısu* (BirGün)

Maslak’ta bir plazada pazarlama uzmanı, Gebze’de organize sanayide mühendis, Bakırköy’de bir şantiyede mimar, Beyoğlu’nda bir yayınevinde redaktör ya da Türkiye’nin herhangi bir semtindeki evinde freelance çevirmen olarak pek de kısa olmayan çalışma saatlerimizde aşağıdaki gibi birçok “teklife” maruz kalırız: “Sigortanı asgariden yatıracağız, maaşının bir kısmını elden vereceğiz.” “Yasal sınırın üzerinde…

Devamını Oku

Plazalardan yükselen ses: Tek Adam’a “hayır” demekle başlayacak her şey – Tuğçe Özçelik (Sendika.Org)

Onlar için Tek Adam’a “hayır” diyebilmek, ileride bir gün patrona da “hayır” diyebilmek için bir başlangıç olacak. Çünkü hepsinin içinde bir ukde bu… Referandum sürecinde Hayır diyen bütün kesimleri bir araya getiren yerel Hayır Meclislerinin yanı sıra üniversiteliler, liseliler, kadınlar, işçiler derken yaşam alanları, bedenleri, hayatları iktidarın politikalarıyla saldırı altında…

Devamını Oku

Emeğin yağmalanması senaryo değil, gerçek – Dr. Murat Özveri (Evrensel)

Doktor, avukat, mühendis, öğretmen, akademisyen, sanatçı, set işçisi, beyaz yakalı, mavi yakalı, taşeron, kiralık işçi, işçi, fark etmiyor. İş gücünü satarak geçimini sağlayan herkesin emeğinin yağmalandığı bir dönem yaşıyoruz. Bağımlı çalışanların meslekleri ne olursa olsun emeklerinin değeri ödenmiyor. Çalışma sürelerine ilişkin yasal sınırlar uygulanmıyor. Sigorta primleri gerçek ücreti üzerinden yatırılmıyor…

Devamını Oku

Evet, işçilerin de zamanı kıymetlidir – Murat Özveri (Evrensel)

İşverenler “vakit nakittir” sözünü çok sever. İşe beş dakika geç gelen veya beş dakika erken çıkan işçi, iş akışını bozmakla suçlanır. İşverenin zamanı çok kıymetlidir. Her dakikası boşa geçirilmeden kullanılmalıdır. “Büyük abdestini işyerinde yapan işçi benden çalıyordur” diyen işveren gördüm. İşveren sahiplendiğinde bu denli kıymetli olan “zaman”, işçiden gittiğinde değersizleştirilir.…

Devamını Oku

Kiralık işçilik veya robotik işgücü – Aziz Çelik (BirGün)

Bir tür robotik işgücüne kavuşuyor işverenler. Adeta bir robot kiralar gibi işçi kiralayacaklar, sorun olursa yenisiyle değiştirecekler. Onlar işçiye emir verecek, ama işçi onlardan hak talep edemeyecek, ağzını açamayacak Yeni özel istihdam büroları yönetmeliği 11 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Böylece Mayıs 2016’da 6715 sayılı yasa ile kabul edilen…

Devamını Oku

Çalışmaktan yaşamaya fırsat bulamayanlar ne yapmalı? – Peter Fleming*

Bazı insanların uykuda bile çalıştığı 7/24 kapitalizminin dünyasına hoşgeldiniz. Neden bu kadar iş bağımlısıyız ve buna dair ne yapabiliriz? Melissa Gregg’ın işkoliklik ile ilgili çok ilginç öyküsünde, bir telekomünikasyon firmasında müdür olan Miranda ile tanışıyoruz. Miranda bir motosiklet kazasında ciddi biçimde yaralanır. Kocası hastaneye ulaştığında, bilinci yarı açıktır ve sadece…

Devamını Oku

Zorunlu BES’te işveren parayı iç ederse… – Atilla Özsever (BirGün)

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Bu raporun önemli bölümleri de, geçen hafta gazetemiz Birgün’de üç gün süreyle yayınlandı. Zorunlu BES’te çalışanları ilgilendiren önemli bir sorun da, “İşveren, işçi ve memurdan kestiği parayı sigorta şirketine yatırmazsa ne olur?”…

Devamını Oku

‘Pers ordusuna karşı 30 Spartalıyız’ – Pınar Öğünç (Cumhuriyet)

Kaç Bize Gel, beyaz yakalılara “Sendika sensin, süpermen seni kurtarmayacak” diyor. Her şeyin birlikte çay içerek başladığına inanıyorlar… “Ofis ve plaza işçileri çok mutsuz. Sebebi de görüp adını koyamadıkları sınıf çelişkisi” diyor Hikmet. Dört yıl önce bir araya gelen Kaç Bize Gel (www. kacbizegel.com/), çekirdekte on kişinin işlere koşturduğu yüz…

Devamını Oku

Müdürsüz, patronsuz bir ofisten fazlası – Pınar Öğünç (Cumhuriyet)

Çay demlenmiş, günün nöbetçisi makinede kahveyi de hazır etmişti. Tatil gününü “kiralık işçilik” konusunda bir söyleşi dinlemeye ayıranlar, ellerinde simitler, kurabiyelerle yavaş yavaş birikti. İstanbul, Taksim’de Danışman Geçidi’ndeki Dünyada Mekan’a (https://dunyadamekan. wordpress.com/) benzeyen bir yer yok galiba. Burası beyaz yakalı, freelance çalışanlar ve işsizler için bir dayanışma alanı diyelim. Yazları…

Devamını Oku