Türkiye’de kadın mühendis olmak – İdil Soyseçkin (Çatlak Zemin)

Bir kadın, inşaat mühendisiyse ve ofis yerine erkeklere ait olarak tanımlanan şantiyede çalışmayı göze alıyorsa karşılaşacağı ayrımcılığın derinliği dudak uçuklatıyor. Türkiye’de kadın mühendislerin deneyimleri genel olarak işgücü piyasasında yer alan kadınların deneyimleri ile ortaklıklar taşıyor. Bu nedenle öncelikle kadın istihdamına kısa bir bakış faydalı olacaktır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2016…

Devamını Oku

Distopya mühendisliği – David A. Banks*

‘’Mühendislik, popüler kültürden yanlış çıkarımlarda bulunmuş otoriter insanlarla dolu.’’ “Mühendis” olarak adlandırılan ilk kişilerden bazıları mancınık işletiyorlardı. Mancınık, düşman şehrin surlarını yıkmak için kullanılan çok eski bir alettir. Hangi yüzyılda veya hangi ordu tarafından kullanıldığına bağlı olarak mancınıkların koçbaşı, çatapultu veya askerlerin şehir surlarının üstünden atlamalarını sağlayan basit bir rampaları…

Devamını Oku

Çevre mühendisi Uğur Çetin ile söyleşi: “Gerze’de kafes balıkçılığı yaptırmayacağız!” – (Sendika.Org)

Sinop’un Gerze ilçesi ile Samsun arasında kurulmak istenen balık çiftlikleri ve buna karşı yürütülen mücadele süreci ile ilgili Çevre Mühendisi Uğur Çetin ile konuştuk. Balık çiftliklerinin denizi kirlettiğini ve deniz canlılarına zarar verdiğini belirten Çetin, Gerze halkının kafes balıkçılığını istemediğini ve bu projeyi engelleyeceklerini söyledi Sinop’un Gerze ilçesi ile Samsun’un…

Devamını Oku

Yurt dışında çalışan bilgisayar mühendisleriyle röportaj – (BM Dergi*)

Bilgisayar Mühendisleri Odası yurt dışında çalışan meslektaşlarıyla röportaj yaptı. BM Dergi: Sizi tanıyabilir miyiz? Hangi alanda çalışıyorsunuz? Oya Tezel: İsmim Oya Tezel, bilgisayar mühendisiyim. Mainframe sistem programcılığı alanında çalışıyorum. Bankacılık ana sistemlerinin ve ilişkili yazılımların kurulumu, bakımı, güncellenmesi ve kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilmesi, alandaki yeni teknolojilerin takip edilmesi ve kullanıcıların…

Devamını Oku

Sen hasta mısın beyaz yakalı? – Serkan Küçük (Gazete Duvar)

Evet sevgili beyaz yakalı, sen hastasın ama henüz bilmiyorsun. İstatistiklere geçmedin. Belki de biliyordun ama parkinsondan mütevellit unutuverdin. Yazı başlığına bakıp da metafor aramaya gerek yok. Cümlenin yalın anlamıyla bu gazetenin de okurları arasında ağırlıklı yer alan beyaz yakalılara yönelik bir soru bu. Sorunun yanıtıysa maalesef koskoca bir evet. Evet,…

Devamını Oku

Brogrammer’lığa karşı yaşasın kadın dayanışması – Ecem Öztürk (Çatlak Zemin)

Kod yazan kadınların sayısı giderek azalıyor. Ve bu durumu bir an önce tersine çevirmezsek cinsiyetçiliği ortadan kaldırma mücadelemiz daha çetin bir hal alabilir. 1999’da yayımlanan bir araştırmaya[i] göre kadınların iyi bir mühendis olamamasının gayet mantıklı bir açıklaması var: Çünkü olamazlar da ondan. Beyinleri erkeklerden oldukça farklı, kadınlar detaylar için yaratılmış.…

Devamını Oku

İşyerinde öfkelenmenin doğru yolu – Deanna Geddes, Dirk Lindebaum* (plazaeylem.org)

İşyerinde öfke genellikle kötü bir şöhretle anılır. Çalışanlarını bezdiren hiddetli patronları ya da eleştirilmeye katlanamayan yüksek egolu yaratıcı tipleri akla getirir. Çeşitli kanallardan huysuz iş arkadaşlarımızın “tepesinin attığını” ve birine ya da bir şeye kızıp şiddete başvurduğunu duymuşuzdur. Ya da aklımıza başka şeyler gelir. Mesela beklentilerimizi karşılamayan iş arkadaşlarımız ya…

Devamını Oku

Bir Truva atı olarak kıdem tazminatı fonu – Aziz Çelik (BirGün)

Kıdem tazminatının fona devri ciddi bir tuzaktır, Truva atıdır. Kıdem tazminatının fona devrine ilkesel olarak karşı çıkmak lazım. “Fon olsun ama nasıl bir fon tartışalım” yaklaşımı son derece tehlikelidir. Tartışmaya girmek sarı öküzü vermek anlamına gelir İki önemli Cumhuriyet kurumu ve çalışanların Cumhuriyet dönemindeki iki önemli kazanımı olan kıdem tazminatında…

Devamını Oku

Plazalardan yükselen ses: Tek Adam’a “hayır” demekle başlayacak her şey – Tuğçe Özçelik (Sendika.Org)

Onlar için Tek Adam’a “hayır” diyebilmek, ileride bir gün patrona da “hayır” diyebilmek için bir başlangıç olacak. Çünkü hepsinin içinde bir ukde bu… Referandum sürecinde Hayır diyen bütün kesimleri bir araya getiren yerel Hayır Meclislerinin yanı sıra üniversiteliler, liseliler, kadınlar, işçiler derken yaşam alanları, bedenleri, hayatları iktidarın politikalarıyla saldırı altında…

Devamını Oku

Emeğin yağmalanması senaryo değil, gerçek – Dr. Murat Özveri (Evrensel)

Doktor, avukat, mühendis, öğretmen, akademisyen, sanatçı, set işçisi, beyaz yakalı, mavi yakalı, taşeron, kiralık işçi, işçi, fark etmiyor. İş gücünü satarak geçimini sağlayan herkesin emeğinin yağmalandığı bir dönem yaşıyoruz. Bağımlı çalışanların meslekleri ne olursa olsun emeklerinin değeri ödenmiyor. Çalışma sürelerine ilişkin yasal sınırlar uygulanmıyor. Sigorta primleri gerçek ücreti üzerinden yatırılmıyor…

Devamını Oku

Evet, işçilerin de zamanı kıymetlidir – Murat Özveri (Evrensel)

İşverenler “vakit nakittir” sözünü çok sever. İşe beş dakika geç gelen veya beş dakika erken çıkan işçi, iş akışını bozmakla suçlanır. İşverenin zamanı çok kıymetlidir. Her dakikası boşa geçirilmeden kullanılmalıdır. “Büyük abdestini işyerinde yapan işçi benden çalıyordur” diyen işveren gördüm. İşveren sahiplendiğinde bu denli kıymetli olan “zaman”, işçiden gittiğinde değersizleştirilir.…

Devamını Oku

Kendi hesabına çalışma bir rüyaydı, şimdi ise bir kabus – Peter Fleming*

Kendi patronumuz olma rüyası, kendi hesabına çalışıyor olmanın ekonomik özgürlüğe çıkan bir yol olabileceğine inanan tüm inşaat işçileri, IT danışmanları, hemşireler ve kuryeler için nasıl oldu da böylesine kötü bir işe dönüştü? Kim kendi patronu olmak istemez? Sanayi kapitalizminin şafağından beri geçim kaynağımız üzerindeki bağımsızlığımızı kazanmak pek çok işçinin hayali…

Devamını Oku

“Parça başına” çalışan akademisyen John niçin intihar etti? – George Morgan*

Hayatımın benim için bir anlamı olmasını istiyorsam, bir başkası için anlamı olmalı. Bir başkası karşılık vermeli. Anlam, bir dilde veya bir deyimde paylaşılmalı ve anlaşılmalı Ağustos ayının başında bir doğa yürüyüşçüsü, Blue Mountains Ulusal Parkı’ndaki bir uçurumun dibinde onun bedenini buldu. Bir önceki gün, yaşadığı yer olan Summer Hill’den trene…

Devamını Oku

Plaza yaşamında kadın düşmanı erkeklerle varolmaya çalışmanın dayanılmaz ağırlığı – Femihat (catlakzemin.com)

İşyerindeki (beyaz yakalı plaza ortamı) pasif agresif ya da doğrudan kadın düşmanı söylemlere karşı nasıl bir tutum sergilemeliyim? Mesela topuklu giyen kadına “Valla yeri titretiyorsunuz, üzerinde yürüyemediğinizi kabul edin işte,” ya da “Evlenmek isteyen kadınların tek derdi para oluyor, boşanıp her şeye konmak heveslisi oluyorlar,” ya da sosyal medyada makyajlı-makyajsız…

Devamını Oku

Kiralık işçilik veya robotik işgücü – Aziz Çelik (BirGün)

Bir tür robotik işgücüne kavuşuyor işverenler. Adeta bir robot kiralar gibi işçi kiralayacaklar, sorun olursa yenisiyle değiştirecekler. Onlar işçiye emir verecek, ama işçi onlardan hak talep edemeyecek, ağzını açamayacak Yeni özel istihdam büroları yönetmeliği 11 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Böylece Mayıs 2016’da 6715 sayılı yasa ile kabul edilen…

Devamını Oku

Çalışmaktan yaşamaya fırsat bulamayanlar ne yapmalı? – Peter Fleming*

Bazı insanların uykuda bile çalıştığı 7/24 kapitalizminin dünyasına hoşgeldiniz. Neden bu kadar iş bağımlısıyız ve buna dair ne yapabiliriz? Melissa Gregg’ın işkoliklik ile ilgili çok ilginç öyküsünde, bir telekomünikasyon firmasında müdür olan Miranda ile tanışıyoruz. Miranda bir motosiklet kazasında ciddi biçimde yaralanır. Kocası hastaneye ulaştığında, bilinci yarı açıktır ve sadece…

Devamını Oku

Zorunlu BES’te işveren parayı iç ederse… – Atilla Özsever (BirGün)

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Bu raporun önemli bölümleri de, geçen hafta gazetemiz Birgün’de üç gün süreyle yayınlandı. Zorunlu BES’te çalışanları ilgilendiren önemli bir sorun da, “İşveren, işçi ve memurdan kestiği parayı sigorta şirketine yatırmazsa ne olur?”…

Devamını Oku

‘Pers ordusuna karşı 30 Spartalıyız’ – Pınar Öğünç (Cumhuriyet)

Kaç Bize Gel, beyaz yakalılara “Sendika sensin, süpermen seni kurtarmayacak” diyor. Her şeyin birlikte çay içerek başladığına inanıyorlar… “Ofis ve plaza işçileri çok mutsuz. Sebebi de görüp adını koyamadıkları sınıf çelişkisi” diyor Hikmet. Dört yıl önce bir araya gelen Kaç Bize Gel (www. kacbizegel.com/), çekirdekte on kişinin işlere koşturduğu yüz…

Devamını Oku

Müdürsüz, patronsuz bir ofisten fazlası – Pınar Öğünç (Cumhuriyet)

Çay demlenmiş, günün nöbetçisi makinede kahveyi de hazır etmişti. Tatil gününü “kiralık işçilik” konusunda bir söyleşi dinlemeye ayıranlar, ellerinde simitler, kurabiyelerle yavaş yavaş birikti. İstanbul, Taksim’de Danışman Geçidi’ndeki Dünyada Mekan’a (https://dunyadamekan. wordpress.com/) benzeyen bir yer yok galiba. Burası beyaz yakalı, freelance çalışanlar ve işsizler için bir dayanışma alanı diyelim. Yazları…

Devamını Oku

Zorunlu BES’te yeni tuzak… – Atilla Özsever (BirGün)

Bireysel Emeklilik Sistemi’ni (BES) 45 yaşın altındaki çalışanlar için zorunlu hale getiren yasa, TBMM’den süratle geçti. 8 Ağustos’ta Meclis komisyonuna gelen tasarı, 9 Ağustos’ta komisyonda görüşüldü ve 10 Ağustos’ta da genel kurulda kabul edildi. 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında alelacele yasalaştı, bir anlamda toplum darbe olayı ile meşgul iken zorunlu…

Devamını Oku