Ücretli İşsiz Mimarlar Forumu… Ne oldu da yorgun, ücretli, işsiz mimarlar biraraya geldi? – (guvenlicalisma.org)

Ücretli İşsiz Mimarlar Forumu Ne oldu da yorgun, ücretli, işsiz mimarlar biraraya geldi? Bizi bir araya getiren şey, acı çekmemiz. Sevgi değil. Sevgi akla boyun eğmez, zorlandığında da nefrete dönüşür. Bizi birleştiren bağ seçilebilir bir şey değil. Biz kardeşiz. Paylaştığımız şeylerde kardeşiz. Hepimizin tek başına çekmek zorunda olduğu acıda, açlıkta,…

Devamını Oku

Yurt dışında çalışan bilgisayar mühendisleriyle röportaj – (BM Dergi*)

Bilgisayar Mühendisleri Odası yurt dışında çalışan meslektaşlarıyla röportaj yaptı. BM Dergi: Sizi tanıyabilir miyiz? Hangi alanda çalışıyorsunuz? Oya Tezel: İsmim Oya Tezel, bilgisayar mühendisiyim. Mainframe sistem programcılığı alanında çalışıyorum. Bankacılık ana sistemlerinin ve ilişkili yazılımların kurulumu, bakımı, güncellenmesi ve kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilmesi, alandaki yeni teknolojilerin takip edilmesi ve kullanıcıların…

Devamını Oku

Sen hasta mısın beyaz yakalı? – Serkan Küçük (Gazete Duvar)

Evet sevgili beyaz yakalı, sen hastasın ama henüz bilmiyorsun. İstatistiklere geçmedin. Belki de biliyordun ama parkinsondan mütevellit unutuverdin. Yazı başlığına bakıp da metafor aramaya gerek yok. Cümlenin yalın anlamıyla bu gazetenin de okurları arasında ağırlıklı yer alan beyaz yakalılara yönelik bir soru bu. Sorunun yanıtıysa maalesef koskoca bir evet. Evet,…

Devamını Oku

Kursiyer ve bursiyerli istihdam mucizesi – Aziz Çelik (BirGün)

Ücretleri ve primleri İşsizlik Fonu’ndan ödenen ve iş hukukunun işçi olarak kabul etmediği stajyer, kursiyer ve bursiyer sayısındaki artış, gerçek istihdam artışı olarak değerlendirilemez. ‘İstihdam seferberliği’ kapsamında yaşandığı iddia edilen artış, eğreti ve hormonludur ‘İstihdam seferberliği’ tartışması gündemdeki yerini koruyor. Konu 1 Kasım 2017 tarihinde toplanan İŞKUR 9. Genel Kurulu’na…

Devamını Oku

İşçi sınıfına yeni bir dayatma: Zorunlu arabuluculuk – Ergün İşeri (Sendika.Org)

Bir atasözü vardır; “kurtla ortak olan tilkinin hissesi; ya tırnaktır ya da bağırsak” TBMM’de 12 Ekim 2017 tarihinde kabul edilen 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile birçok yasada değişikliğe gidilmiştir. Yasa 25 Ekim 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış, zorunlu arabuluculuk sistemini düzenleyen (3, 11 ve 12. maddeler) dışındaki maddeleri bakımından…

Devamını Oku

Fazla çalışmada işçinin onayı aranması koşulu ve kuralsızlaştırma – Murat Özveri (Evrensel)

Fazla çalışma yaptırmak isteyen işveren 4857 sayılı İş Yasası’nın 41. maddesine göre işçinin onayını almak zorundadır. Yasaya göre işveren işçinin onayını almadan işçiye fazla çalışma yap diyemez. İşverenin fazla çalışma için işçiden ne zaman onay alacağı konusunda yasada hüküm yoktur. Her fazla çalışma yapıldığında işçiden onay almasının zorunlu olduğuna ilişkin…

Devamını Oku

İşverenin kreş açma zorunluluğuna uymaması haklı fesih nedenidir – Hüseyin İrfan Fırat (ABC Gazetesi)

TÜİK ( Türkiye istatistik Kurumu ) verilerine göre ülkemizde kadın istihdamı erkek istihdamının yarısından daha az aşağıdaki satırlar TÜİK’ in Mart 2017 bülteninden alınmıştır. “Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2015 yılında, Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus içerisinde işgücüne katılma oranı %51,3 olup, bu oran erkeklerde %71,6, kadınlarda ise…

Devamını Oku

İşyerinde öfkelenmenin doğru yolu – Deanna Geddes, Dirk Lindebaum* (plazaeylem.org)

İşyerinde öfke genellikle kötü bir şöhretle anılır. Çalışanlarını bezdiren hiddetli patronları ya da eleştirilmeye katlanamayan yüksek egolu yaratıcı tipleri akla getirir. Çeşitli kanallardan huysuz iş arkadaşlarımızın “tepesinin attığını” ve birine ya da bir şeye kızıp şiddete başvurduğunu duymuşuzdur. Ya da aklımıza başka şeyler gelir. Mesela beklentilerimizi karşılamayan iş arkadaşlarımız ya…

Devamını Oku

Biz maaşlarımızı konuşmadıkça devrim olmayacak! – Rick Paulas* (plazaeylem.org)

Daha adaletli bir ekonomi düzeni bir parça şeffaflıkla başlar. Lia Kantrowitz illüstrasyonu Ne kadar para kazanıyorsunuz? Gelir vergisi formlarıma göre 2016 yılında kazancım 30.000 doların biraz üzerinde olmuş. Ben freelance yazarlık yapıyorum. Yani biraz dengesiz, muhtemelen sürdürülemez ve saçma bir şekilde kısa süreli işlerin işçisi. Bu yıl bundan biraz daha…

Devamını Oku

Kıdem tazminatında modele değil niyete bak – Aziz Çelik (BirGün)

Kıdem tazminatı fonu konusunda muamma sürüyor. Hükümetin kapalı kapılar ardında sürdürdüğü, sendikalarla ve kamuoyu ile paylaşmadığı hazırlıklardan sızdırılan bilgiler muhtelif. İşçi açısından yararlı ve kıdem tazminatını koruyan ve geliştiren bir model söz konusu olsaydı şimdiye kadar defalarca açıklanırdı ve şimdiye kadar çoktan gerçekleşirdi. Kıdem tazminatını fona devreden her formülde işçiler…

Devamını Oku

Kıdem fonuna ‘Hayır’ da örgütlenmeli – Atilla Özsever (BirGün)

Referandum sonrası kıdem tazminatı konusu yine gündeme geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun kıdem tazminatının fona devriyle ilgili olarak bu hafta taraflarla görüşmeye başlaması bekleniyor. Türk-İş, kamuda çalışan 200 bin işçinin toplu sözleşme görüşmeleriyle ilgili olarak yarın (26 Nisan 2017)Bakan’la bir görüşme yapacak. Bu görüşmede kıdem tazminatı konusunun…

Devamını Oku

Bir Truva atı olarak kıdem tazminatı fonu – Aziz Çelik (BirGün)

Kıdem tazminatının fona devri ciddi bir tuzaktır, Truva atıdır. Kıdem tazminatının fona devrine ilkesel olarak karşı çıkmak lazım. “Fon olsun ama nasıl bir fon tartışalım” yaklaşımı son derece tehlikelidir. Tartışmaya girmek sarı öküzü vermek anlamına gelir İki önemli Cumhuriyet kurumu ve çalışanların Cumhuriyet dönemindeki iki önemli kazanımı olan kıdem tazminatında…

Devamını Oku

‘HAYIR’ diyen beyaz yakalı çalışanlar kazanıyor! – Gökçe Tatlısu* (BirGün)

Maslak’ta bir plazada pazarlama uzmanı, Gebze’de organize sanayide mühendis, Bakırköy’de bir şantiyede mimar, Beyoğlu’nda bir yayınevinde redaktör ya da Türkiye’nin herhangi bir semtindeki evinde freelance çevirmen olarak pek de kısa olmayan çalışma saatlerimizde aşağıdaki gibi birçok “teklife” maruz kalırız: “Sigortanı asgariden yatıracağız, maaşının bir kısmını elden vereceğiz.” “Yasal sınırın üzerinde…

Devamını Oku

Grev yasaklarına ‘Evet’ mi ‘Hayır’ mı? – Onur Bakır* (Evrensel)

12 Eylül öncesinde de Bakanlar Kurulunun “grev erteleme” yetkisi vardı. Ancak bu yetki “geciktirme” ile sınırlıydı. Bakanlar Kurulu, bir grevi “Grev memleket sağlığını veya milli güvenliği bozucu nitelikte ise” en fazla 90 gün geciktirebiliyordu. Bu sürenin sonunda sendika greve başlayabiliyordu. 12 Eylül darbesinin ardından “grevi geciktirme” yetkisi “Grevi bir daha…

Devamını Oku

Plazalardan yükselen ses: Tek Adam’a “hayır” demekle başlayacak her şey – Tuğçe Özçelik (Sendika.Org)

Onlar için Tek Adam’a “hayır” diyebilmek, ileride bir gün patrona da “hayır” diyebilmek için bir başlangıç olacak. Çünkü hepsinin içinde bir ukde bu… Referandum sürecinde Hayır diyen bütün kesimleri bir araya getiren yerel Hayır Meclislerinin yanı sıra üniversiteliler, liseliler, kadınlar, işçiler derken yaşam alanları, bedenleri, hayatları iktidarın politikalarıyla saldırı altında…

Devamını Oku

Emeğin yağmalanması senaryo değil, gerçek – Dr. Murat Özveri (Evrensel)

Doktor, avukat, mühendis, öğretmen, akademisyen, sanatçı, set işçisi, beyaz yakalı, mavi yakalı, taşeron, kiralık işçi, işçi, fark etmiyor. İş gücünü satarak geçimini sağlayan herkesin emeğinin yağmalandığı bir dönem yaşıyoruz. Bağımlı çalışanların meslekleri ne olursa olsun emeklerinin değeri ödenmiyor. Çalışma sürelerine ilişkin yasal sınırlar uygulanmıyor. Sigorta primleri gerçek ücreti üzerinden yatırılmıyor…

Devamını Oku

Emekçiler! İlk ‘Hayır’ınız BES olsun… – Atilla Özsever (BirGün)

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) katılım, 1 Ocak 2017 tarihi itibariyle başladı. Başlangıçta 45 yaşını doldurmamış tüm işçi ve memurların 1 Ocak tarihi itibariyle BES’e zorunlu olarak katılımı öngörülürken, tepkiler dikkate alınarak kademeli bir geçiş programı uygulandı. Buna göre; 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren 1000 ve daha fazla çalışanı olan…

Devamını Oku

Evet, işçilerin de zamanı kıymetlidir – Murat Özveri (Evrensel)

İşverenler “vakit nakittir” sözünü çok sever. İşe beş dakika geç gelen veya beş dakika erken çıkan işçi, iş akışını bozmakla suçlanır. İşverenin zamanı çok kıymetlidir. Her dakikası boşa geçirilmeden kullanılmalıdır. “Büyük abdestini işyerinde yapan işçi benden çalıyordur” diyen işveren gördüm. İşveren sahiplendiğinde bu denli kıymetli olan “zaman”, işçiden gittiğinde değersizleştirilir.…

Devamını Oku

İşçilikten köleliğe dönüş – Murat Özveri (Evrensel)

Hukuken işçiyle kölenin farkı, işçinin hak sahibi olmasıyla açıklanır. Köle ile köle sahibi arasında karşılıklı hak ve borçlara dayalı bir hukuki ilişki bulunmaz. İşçi ile işveren arasında ise karşılıklı haklar ve borçlar vardır. iş sözleşmesi hem işçiye hem işverene borç yükleyen iki taraflı sözleşmedir. İş sözleşmesinde işçinin temel borcu iş…

Devamını Oku

Kendi hesabına çalışma bir rüyaydı, şimdi ise bir kabus – Peter Fleming*

Kendi patronumuz olma rüyası, kendi hesabına çalışıyor olmanın ekonomik özgürlüğe çıkan bir yol olabileceğine inanan tüm inşaat işçileri, IT danışmanları, hemşireler ve kuryeler için nasıl oldu da böylesine kötü bir işe dönüştü? Kim kendi patronu olmak istemez? Sanayi kapitalizminin şafağından beri geçim kaynağımız üzerindeki bağımsızlığımızı kazanmak pek çok işçinin hayali…

Devamını Oku