Dikkat; kamyon çıkabilir, mikser devrilebilir! – Mehmet Baran Akat / Ersin Kiriş

Bir gün yolda giderken üzerinize bir mikser düşüyor. Elma büyüklüğünde bir dolu tanesi değil 50 tonluk bir iş makinası. Üst geçitten geçerken açık bir kamyon damperi size doğru geliyor ve üst geçiti deviriyor… Ya da  parktasınız, yürüyorsunuz; orda olmasını asla tahmin edemeyeceğiniz bir hafriyat kamyonu gelip size çarpıyor, parkın içinde……

Devamını Oku

Meslektaşa e-mail: İyi iş yok, çok umut var – K. Efe Ersöz

Sevgili meslektaşım, Nasılsın? Kendine bu soruyu sormaya pek fırsat bulamadığını bildiğimden ben sorayım istedim. “Eh işte, iş güç… Sabah gidip akşam geliyoruz.” diyen sesin kulaklarımda çınladı. Bütün yoğunluğunun arasında bayram tatili ilaç gibi gelmiş olsa gerek. Hele bir de yaz aylarına denk geldi ya, eğer on günü bağlayabildiysen çoktan düşmüşsündür…

Devamını Oku

‘Başımızdaki’ akıl deprem güvenli kentler kurabilir mi? – Ersin Kiriş

Bir 17 Ağustos daha deprem gerçeğinin yamaçlarında dolaşarak geçti. Kocaeli Gölcük merkezli 99’ Marmara Depremi’nin ardından 18 yıl geride kaldı. Yaşanan acılara, yok olan yapılara, ülke topraklarının yüzde 92’si hala deprem tehdidinde olmasına rağmen güvenli kentler adına henüz bir adım atılmadı. Bunca şantiyeden depreme dayanıklı bir kent çıkar mı? Sorunun…

Devamını Oku

Madencilik sektörünün önlenebilir yükselişi – Ragıp Varol

ETKB açıklama yaptı, madencilik sektörü yine ayağa kalkıyormuş. Ne zaman böyle bir açıklama gelse, heyecan duymak yerine tuhaf bir tedirginlik haline girmemizin aslında çok somut bir gerekçesi var. Buna gerekçe demek de iç ağrısı elbette, fakat madenciliğin en son ayağa kalktığında üç yüz bir adım sonra yüzükoyun yere kapaklandığını, hatta…

Devamını Oku

Mühendislerin gündemi belli, ya TMMOB’nin ki? – Pınar Hocaoğulları

İstanbul’un semalarında kapkara ve kocaman bir bulut dolaşıp koca koca dolu parçalarını yağdırdığı sıralarda Makine Mühendisleri Odası’nın twitter hesabından bir tweet atıldı: “Mühendis Asgari Ücret protokolü tek taraflı iptal edildi. Mühendis açlığa mahkum olsun ama Fatih Terim 3,5 M€ kovulma bedeli alsın!!!” Bugüne kadar bu boyutuyla görmediğimiz bir doğa olayının…

Devamını Oku

OHAL’de mühendislik – Ragıp Varol

Peşinen “ben onun olağan halini de biliyorum” dersek, söze fena başlamış sayılmayız. Zira zihninizdeki Babil, karşınızdaki Keçiören metro inşaatı olunca, fen işleri bazen sarmayabiliyor. Sanat tarihi okusaydım keşke demek üzereyken, antik tiyatronun ortasına minare diktiklerini fark ediyorsun, işler iyice karışıyor. Bir elin vince sol yap demek için kalkarken, diğeri Theseus’a…

Devamını Oku

Betona gömdükleri kentlerin dramı: AKP varsa afet var – Ersin Kiriş*

İstanbullular yağan yağmurla birlikte yine göle dönen sokaklarda, su basan ulaşım araçlarında, sel altında kalan kamusal alanlarda, evlerde, işyerlerinde mahsur kaldılar. 18 Temmuz’da 1 saat etkili yağışla birlikte altyapı çöktü, sokakta yüzen de oldu, bariyerlerde akrobatik yürüyüşler yapan da, araçlarının tavanına çıkıp kurtarılmayı bekleyen de… Kentlerimiz neden her yağmurda dereye…

Devamını Oku

SGK sen kimsin ya! – Volkan Bilgin

Bilindiği üzere 2012 yılında TMMOB ile SGK arasında bir protokol imzalanmış ve mühendis, mimar, şehir plancılarının TMMOB tarafından belirlenen asgari ücretin altında ücret almaması için bir adım atılmıştı. Ancak bu protokolü 9 Haziran 2017 tarihinde SGK tek taraflı feshetti. Mühendis, mimar, şehir plancıları arasında açık ara en büyük dilimi oluşturan…

Devamını Oku

Domates tırmandı, gıda fiyatları katlandı: İşte ‘Büyük Türkiye’ – Politeknik 

Mayıs ayının ortasında domates fiyatları pazar ve marketlerde 10 TL’ye kadar yükseldi. En büyük domates ihracatçısı ülke olan Rusya, Türkiye’den domates almama kararını değiştirmedi. Türkiye’nin 1 milyon 200 bin tonluk 365 milyon dolar hacmindeki toplam domates ihracatının %70’i yani 259 milyon dolar değerindeki 840 bin tonluk kısmı Rusya’ya yapılıyordu. 2015’ten bu yana Rusya’ya domates ihraç edilemiyor. Peki domates ihraç edilmiyorsa fiyatların düşmesi gerekirken neden yükseliyor?    Talep…

Devamını Oku

Modern endüstrinin diyolojisi üzerine bir deneme – Ragıp Varol

Bilimsel düşünce, insanın tekniğe ihtiyaç duymasıyla – ya da herhangi bir ihtiyacı üzerinden gelişerek – var olmadı, hâlihazırda kendi doğasının bir parçasıydı. Aksi takdirde, dogmatizm karşısında başarıya ulaşması mümkün olmazdı (Bugün evrene Aristo’nun feneriyle değil, Galileo’nun teleskobuyla bakıyoruz). Dolayısıyla, keşif ve icat, her şeyden önce kâşif ile mucidin varlığına koşullu…

Devamını Oku

Gökçek’in rezidansları mı, Eymir’i kurtarmak mı? – Murat Yıldız

Baştan belirtmek gerekir ki kapsamlı ve zengin içerikli bir çerçeve sunma gayretiyle başlıyorum bu yazıya. Eymir mücadelemizi, ODTÜ’lüler olarak çabalarımızı, Eymir Festivalini ve geleceği mevcut deneyimlerle değerlendirmeye çalışacağım. Biraz serbest vezin ilerleyeceği için de hata, yanlış veya eksiklikler olacaktır, şimdiden affola. Eymir Festivali – Yola çıkarken Türkiye özelinde bakıldığı zaman…

Devamını Oku

Ölmek mi, yargılanmak mı, mesleki sorumluluklar mı, cevap Soma’da – Ersin Kiriş

Soma katliamının, 301 işçinin Soma Holding’e bağlı Eynez kömür ocağında hayatını kaybettiği kara günün 3’üncü yıldönümündeyiz. 13 Mayıs 2014… 301 işçinin 5’i meslektaşlarımız, maden mühendisleriydi. Daha dün gibi geliyor birçoğumuza, Soma’dakiler için, madenci yakınları için zaman geçmiyor, acıları, üzüntüleri azalmıyor, kayıplar geri gelmiyor. Artık tek umutları devam eden ve 20’inci…

Devamını Oku

Çernobil’den Akkuyu’ya tek yol Hayır – Neriman Usta

26 Nisan 1986 tarihinde Çernobil Nükleer santralında meydana gelen kazadan bu yana 31 yıl geçti. 11 mart 2011 Fukuşima nükleer santral kazasının ardından ise 6 yıl. Çernobil dahil bu santrallere müdahaleler hala sürüyor. Kaza hali halen devam ediyor. Binlerce insanın öldüğü, yüzbinlerce insanın hastalandığı, sakat kaldığı, milyonlarca insanın ve tüm…

Devamını Oku

Santrallar özelleşti, dışa bağımlılık arttı, faturalar kabardı: Enerji politikalarında AKP’nin 15 yılı Hayır’a nasıl götürüyor?

AKP’nin 15 yıllık hikayelerinin biri de enerji alanında. AKP’li yıllarda enerji alanında da ‘Güçlü Türkiye’ den eser yok. “Enerjide dışa bağımlılık ortadan kalkacak, enerji ihtiyacı var” söylemleriyle zeytinliklerin, tarım alanlarının, derelerin yok edilmesi, buna rağmen artan elektrik ithalatı ve dışa bağımlılık, çöken elektrik sistemleri, fahiş elektrik faturaları var. Enerji ve…

Devamını Oku

Beyaz yakalıdan beyaz yakalıya ‘hayır’ notları – Pınar Hocaoğulları

Malum, bugünlerde ‘hayır’cılar mahalle mahalle çalışıyor. Kimisi ‘hayır’cı öğretmen, kimisi ‘hayır’cı işsiz, kimisi ‘hayır’cı esnaf, öğrenci… ‘Hayır’cı beyaz yakalı da var. Hem mahallesinde, hem iş yerinde hayır için çalışan beyaz yakalı. Ofis çalışanları, bilişimciler, araştırmacılar, reklamcılar, mühendisler, mimarlar; beyaz yakalılar plaza önlerinde ofis arkadaşlarına ‘hayır’ı anlatıyor, ‘hayır’ çalışmasını birlikte büyütme…

Devamını Oku

İş güvenliğinden sorumlu mühendisler ‘Hayır’ der, neden mi? – Pınar Hocaoğulları

Türkiye’de 2016 yılında 1970 işçi hayatını kaybetti(1). Dile kolay değil! Her gün ölüyor işçiler. Ölenler arasında mühendisler de var, hatta öğrenimine devam eden mühendislik öğrencileri de. Mühendisler sadece ölmüyor. Mesleki sorumlulukları sebebiyle kazalar, iş cinayetleri, katliamlar sonrası yargılanıyorlar da, yargılanmalılar da. Peki sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı hazırlamak zorunda…

Devamını Oku

Toprakta, tohumda, buğdayda, üreticide AKP’nin 15 yılı Hayır’a nasıl götürüyor? – Politeknik

AKP’nin “milli tarım projesi” ile birlikte tarım sıklıkla gündeme gelir oldu. Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik 7 Ekim 2016’da Tekirdağ’da milli tarım projesini açıklarken, “üreticimizin boşa kürek çekmemesi ve ektiğinin para etmesi için” yeni bir modele geçileceğini belirterek “Bunlardan birincisi havza bazlı destekleme modeline geçiyoruz, ikincisi ise hayvancılık destekleme…

Devamını Oku

Çalışma yaşamında mühendis hikayeleri – 5: ‘İşsiz bir mimarım’

Çalışma yaşamında mühendis hikayeleri serisi bu kez bir mimar meslektaşımızla devam ediyor. Meslektaşımız 28 yaşında, ODTÜ 2011 yılı mezunu. 1 ay gibi bir kısa bir çalışma süresi dışında 3 senedir işsizim. Çok fazla iş görüşmesi yapmadım aslında. İlk iş yerime 2012 yılında girdim. Arkadaşlarımın çalıştığı bir ofisti. Beni önerdiler, oldu.…

Devamını Oku

Kentte, ormanda, dağda, suda AKP’nin 15 yılı Hayır’a nasıl götürüyor? – Politeknik

Kenti, ormanı, ağacı, suyu, dereyi, dağı, taşı, havayı kurtaracağız dedik, geleceğimiz için. Bir hayır da bunlar için. Karadeniz yaylalarına, Yırca’nın köyüne, İstanbul’un kuzeyine, ormanlara, yaşam alanlarına Hayır’ın söyleyecekleri var. Kentler, dağlar, yaylalar, dereler, parklar, ormanlar son yıllarda sürekli artan bir hızla inşaat, maden ve enerji projelerine göre planlandı, yağmalandı. Kent…

Devamını Oku

Çalışma yaşamında mühendis hikayeleri – 4: ‘Belki değişir, düzelir her şey, ümit etmesi bile güzel’

Çalışma yaşamında mühendis hikayeleri serisi devam ediyor. Bu kez 28 yaşında kadın bilgisayar mühendisi meslektaşımıza kulak veriyoruz. ‘Belki değişir, düzelir her şey, ümit etmesi bile güzel’ Bilgisayar mühendisiyim. Başka bir deyişle ücretli çalışan, beyaz yakalı işçiyim. Mesleğim birçok farklı alt disiplinden oluşuyor. Ben, AR-GE Yazılım uzmanı pozisyonunda yazılımcı olarak çalışıyorum.…

Devamını Oku