JMO’dan TMMOB 40. Dönem Genel Kurul Değerlendirmesi

Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, TMMOB’deki genel eğilimin aksine üzerinden 2 ay geçmesine karşın Birliğin son Genel Kurulu üzerine yazılı bir değerlendirme yayınladı. Oldukça yerinde olduğunu düşündüğümüz bu değerlendirmeyi okurlarımızla paylaşıyoruz…

TMMOB 40. Dönem Genel Kurulu 30 Mayıs-1 Haziran 2008 tarihlerinde Ankara‘da gerçekleştirilmiştir..

3 günlük genel kurul sürecinde, özellikle Çalışma Raporunun değerlendirilmesi kapsamında, TMMOB çalışmalarında artan neo-liberal etkiler, çalışma tarzındaki bireyselleşme, örgüt içi demokrasinin işletilmemesi vb. konularda ciddi eleştiriler yapılmıştır..

Genel Kurulda verilen önergeler genel olarak fikir birliğiyle kabul edilmiş ancak birkaç önemli önergede tartışmalar yaşanmıştır. Bu önergeler, oda gelirlerinin TMMOB‘ne aktarılma oranları, mühendis kökenli bakanların odalarından ihraç talebiyle oda onur kurullarına verilmeleri, altın işletmeciliğinin reddi, yasal düzenlemelere karşı odaların tüzel kişiliklerince girişimlerde bulunulması yerine Birlik olarak görüşmelerde bulunulması önergeleridir.

Bakanların oda onur kurullarına verilmesi önergesi konusunda salona çok fazla sayıda söz verilmesi konuşmaların tekrarını getirmiş tartışmaların gereksiz uzamasına neden olmuştur.

Altın işletmeciği önergesi üzerindeki görüşmeler ise TMMOB‘nde olması gereken tartışma düzeyinin altına düşerek, seviye konuşmacılara hakaret edilmesine kadar varmıştır. Bu, Genel Kurula yakışmayan ve kabul edilemez bir durum olarak değerlendirilmiştir.

Benzer olarak eski TMMOB Başkanlarımızdan Yavuz Önen‘e yönelik sözlü hakaret aynı düzeyde olumsuz bir olay olarak kabul edilmelidir.

Yasal düzenlemelere karşı odaların tüzel kişiliklerince değişik platformlarda girişimlerde bulunulması yerine Birlik olarak görüşmelerde bulunulması önergesi, şu anda uygulanan yöntem (odalarca konunun TMMOB‘e aktarılması durumunda tartışılması) önerilerek reddedilmiştir. Birlik içerisinde mesleki rekabet, şövenizmin önüne geçebilecek bir önermenin önü kesilmiştir.

Genel kurulun yönetiminden sorumlu Divan ve özellikle Divan Başkanı genel olarak oldukça başarılı bir yönetim göstermiştir. Ancak, altın işletmeciliğinin reddi önergesine alternatif olarak sunulan ve siyanürlü altın işletmeciliği ifadesinin olmadığı önergenin oylanmasında belirgin olarak azınlık olan tarafı çoğunluk göstermiş, oyları sayma gereği bile duymamıştır. Yapılan ısrarlı protesto sonucunda konu yeniden gündeme gelmiş, verilen diğer bu son önerge geri çekilerek altın işletmeciğinin reddi önergesi kabul edilmiştir.

Çeşitli tüzüksel gerekçelerle TMMOB öğrenci üyelerine söz hakkı kullandırılmamış olması üzerinde durulması gereken bir yaklaşımdır. TMMOB yönetmelik, vb. düzenlemelerinde öğrencilerle ilgili bir düzenleme yapılmamış olabilir. Ancak bu nedenle öğrencilere söz vermemek bürokratik, biçimsel bir anlayışın TMMOB de ne derece egemen olduğunun göstergesi olarak kabul edilmelidir. Demokrasi, özgürlük mücadelesinin içinde olan, bu mücadelenin tarihsel geçmişi özelliğiyle doğal bir parçası olarak görülen TMMOB‘nin gelenekleri açısından kabul edilebilir bir yanının olmadığının bilinmesi gerekir..

Bu Genel Kurul kadın üyelerin daha fazla ses çıkardığı ve eşitlik taleplerini gerçekleştirmek için çeşitli önermeler yaptıkları bir genel kurul olmuştur.

Bu genel kurulda aynı zamanda ilk kez odaların çoğunlukla etkinliklerini sponsorluklarla yapması nedeniyle tartışmalar yaşanmıştır. Sponsorlukların örgütsel bağımsızlığı zedelediği, tabiyet ilişkilerini geliştirdiği vb. gerekçelerle kabul edilmemesi üzerinden yapılan tartışmalarda, önerge değiştirilerek öncelikli olarak etkinlik bütçelerinin oda kaynaklarından karşılanması, yeterince kaynak bulunamaması durumunda diğer odalardan katkı istenmesi, yine de kaynak yetersizliği durumunda örgütsel bağımsızlığı zedelemeyecek şekilde sponsorluklar şeklinde kaynak sorununun çözülmesi biçimi ile karara bağlanmıştır.

40. Dönem Genel Kurul sürecinde bürokratikleşen, neoliberal politikaların etkisinde kalan, ademi merkeziyetci yönetim anlayışının etkisini artırdığı bir TMMOB ‘ye karşı ortaklaşmış bir yaklaşım seçim döneminde de dile getirilmiştir. Bu tespit ve anlayışta birleşmiş ve Odamız delegelerinin de desteklediği bir liste, eleştirileri de içerecek şekilde bir deklerasyonla seçimlerde aday olma biçimiyle ifade edilmiştir.

4. Gün yapılan seçim sonuçları ile ilgili olarak ciddi değerlendirmelere gereksinim vardır. Örneğin İlk kez bir genel başkanın oyu % 50 ye düşmüştür. Bu ciddiyetle değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Bir başkanın bu denli oy kaybı, genel başkanlık konusunda önemli yanlışlıklar yapıldığının göstergesi olarak kabul edilmelidir.

Benzer bir biçimde zaman zaman başkanlık yetkisini kullanan II. Başkanın, seçimi kazanan listeden/gruptan aday olmasına karşın seçilememesi, TMMOB Yürütmesince benimsenen yönetim tarzının örgütsel alanda yarattığı sıkıntının sonuçları olarak görülmelidir.

Seçim sonuçlarında yapılması gereken bir diğer önemli değerlendirme, Başkan, II. Başkan, yürütme kurulu, yönetim kurulu vb., yani tüm yönetsel organların sadece belirli bir çevrenin yönetim organı olmak yerine tüm örgütün yönetim organı olmak zorunda olduklarının, TMMOB‘nin ademi merkeziyetçi davranış kalıpları yerine tüzük, yönetmelik ve devrimci-demokrat-yurtsever gelenekler çerçevesinde yönetilmesi zorunluluğunun açığa çıkmasıdır. Ancak, daha kolektif, kapsayıcı, demokratik merkeziyetçi bir organ oluşumu yaklaşımımız ne yazık ki TMMOB 41. Dönem Yürütme Kurulu oluşumunda da karşılığını bulmamıştır..

Bir bütün olarak 40. Dönem Genel Kurulu yakın geçmişteki genel kurullara göre daha politik bir genel kurul olmuştur. Hem tartışmalarda görülen içerik, hem hazırlanan önergeler, hem de seçim aşamasında politik tavırlar gösterilmiştir. Dünyaya bakış, TMMOB‘ ye bakış, mücadeleye bakış konusunda politik olarak benzerlikler gösterenlerin yan yana gelebildikleri, bu anlamda solun benzer kesimlerinin çatışma yaşamadan ortaklaşabildiği bir örnek olmuştur.

Bu genel kurulda açıkça görülmüştür ki, TMMOB‘de devrimci-demokrat-yurtsever damar kaybolmayacaktır. Bu damar hala güçlü bir damardır. Önümüzdeki dönem bu damar güçlendirilerek TMMOB üzerinde gözlemlenen neo-liberal etkiler ve dar grupçuluk, mesleki şovenizm, bireyselleşme azaltılarak, katılımcı, açık, üretken ve demokratik yönetim anlayışı egemen hale getirilmelidir.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak geçmiş dönemdeki eleştirilerimizi devam ettirmekle birlikte, BİRLİK içindeki sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz.

Saygılarımızla…

TMMOB

Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu