Halkın hazinesinden Saray’ın hazinesine: Varlık Fonu’na devirler – Neriman Usta

Geleceğe dönük hiç bir ekonomik ve insani gelişme programı olmayan, hamaset ve düşmanlaştırma ile varlığını sürdüren AKP ve Saray eliyle halk tüm varlıklarını kaybetme noktasına gelmiş durumda. Hayır! Emeklerimizin, bilgimizin, birikimlerimizin, yaşamlarımızın varlıklarına el koymalarına hayır!

Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, Borsa İstanbul, TÜRKSAT’ın Hazine hisselerinin tamamı, Türk Telekom’un %6,68 oranındaki Hazine’ye ait hissesi, Eti Maden ve Çaykur 5 Şubat Pazar gecesi Türiye Varlık Fonu’na aktarıldı. Bu kurumların yanı sıra Antalya Manavgat, Kemer ve merkez ilçelerindeki hazine arazileri, Aydın Kuşadası ve Didim’deki hazine arazileri, İzmir’de Menderes ve Selçuk ilçelerindeki hazine arazileri ile İstanbul Bakırköy, Kayseri Melikgazi ve Muğla Bodrum’da Hazine’ye ait parseller Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredildi. Devredilen hazine arazilerinin hemen hemen tamamı turizm bölgelerine ait. Ayrıca Savunma Sanayi Destekleme Fonu’ndan 3 milyar TL üç ay içinde geri verilmek üzere borç olarak fona aktarıldı.

Yetmemiş olacak ki bu sabah (6 şubat) THY ve Halk Bankası da TVF’ye devredildi.

Türkiye Varlık Fonu Nedir ?

19 Ağustos 2017 tarinde darbe girişiminin üzerinden henüz bir ay geçmişken yangından mal kaçırırcasına (ki kaçırılıyor), kamuoyunda ve mecliste yapılan büyük tartışmalara rağmen Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi (TVF A.Ş.) 6741 sayılı kanunla kuruldu.

Fon ve şirketin amacı sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek şeklinde tarifleniyor.

Fonun kaynakları; özelleştirme kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşları, Özelleştirme Fonu’nun nakit fazlaları, Bakanlar Kurulu’nun kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının gelir, kaynak ve varlıkları, yurtiçi ve yurtdışı borçlanmadan (izinsiz ve onaysız) oluşuyor.

TVF borçlanacak, borcu kamu ödeyecek

Borçlanmalarda TVF portföyü üzerinde teminat, rehin, kefalet ve ipotek tesis edilebilir. Yani fona aktarılan tüm kuruluşlar ve hazine arazileri borçlanma amacıyla teminat gösterilecek ve borca karşılık hacz edilebilecek. Ancak bu işlemler kamu alacakları için yapılamayacak. Bunun yanısıra TVF’nin ve fona devredilen kurumların mal varlığı ile şirketin mal varlığı ayrı tutulmuş. Yani fona haciz geldiğinde şirkete gelmeyecek.

TVF ve şirketi denetime tabi değil

Fon ve şirket, Meclis adına denetim yapan Sayıştay denetimine tabi değil. Başbakan’ın atayacağı 3 ‘bağımsız’ denetçi denetleyecek ve yıllık raporunu Bakanlar Kurulu’na verecek. Meclis denetimi, denetim raporlarının her yıl Ekim ayında meclis Plan Bütçe Komisyonu’na sunulması ve görüşülmesinden ibaret. Meclis Genel Kuruluna dahi sunulmuyor.

TVF ve şirketi her şeyden muaf

Fon ve şirket, gelir vergisi, kurumlar vergisi, belediye vergileri gibi her türlü vergiden muaf. Dava bedelleri, tapu kadastro harçlarından muaf. Kamu personeli ile ilgili kanunlardan, Kamu İhale Kanunu’ndan muaf. Kamu kurumlarıyla ilgili uygulanan tüm mevzuattan muaf. Taşıt Kanunu, Basın-İlan Kanunu, Rekabet Kanunu’ndan muaf.

TVF yönetim kurulu yandaş

Başbakan denetçileri olduğu gibi en az beş kişiden oluşan yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile şirket genel müdürünü atayacak.

Başbakan TVF Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olarak Mehmet Bostan’ı (Özelleşttirme İdaresi Başkanı) 3 Kasım 2016’da atamıştı. Diğer yönetim kurulu üyeliklerine de 25 Ocak 2017’de Yiğit Bulut (Cumhurbaşkanı başdanışmanı), Kerem Alkin (Sabah yazarı), Himmet Karadağ (Borsa başkanı) ve Oral Erdoğan’ı (Piri Reis Üni. Rektörü) atadı. Fon yönetimi oluşturuldaktan 10 gün sonra kamu varlıklarının fona devri Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı onayıyla 5 Şubat’ta başladı.

Tüm bunlardan anlaşılacağı üzere, kamuya ait hazine arazilerinin, kuruluşların, özel kuruluşların kamu paylarının ne kadarının fona devredileceğine ilişkin bir kısıtlama bulunmuyor. Maliye Hazinesi’ne ait tüm varlıklar, kurumlar, şirketlerin istenirse tamamı veya karları TVF’ye aktarılabilecek. Yani halkın emekleriyle oluşturduğu tüm varlıklar ve halkın bugünü ve geleceği için kullanılabilecek tüm kaynaklar Türkiye Varlık Fonu’nun oluyor.

Fon bu kaynakları ‘mega projelerin’ finansmanında istediği gibi kullanabilecek. Türkiye’de yaşayan 80 milyona ait tüm mal varlığı üç beş yandaş şirketin projeleri devam etsin, yeni projelerle yandaşlar zenginleşsin, Saray iktidarı hüküm sürsün diye hukuksuz bir kanunla elinden alınıyor, ipleri tek adamın elinde olan 5 kişiden oluşan bir yönetim kuruluna devrediliyor. Türkiye hazinesi Saray’ın saltanatına devrediliyor.

Geleceğe dönük hiç bir ekonomik ve insani gelişme programı olmayan, hamaset ve düşmanlaştırma ile varlığını sürdüren AKP ve Saray eliyle halk tüm varlıklarını kaybetme noktasına gelmiş durumda. Hayır! Emeklerimizin, bilgimizin, birikimlerimizin, yaşamlarımızın varlıklarına el koymalarına hayır!

Neriman Usta
Politeknik YK Üyesi/Elektronik Mühendisi