Halkın Hakları Forumu 2011 – Güvencesizliğe Karşı Mücadele Atölyeleri Ortak Sonuç Bildirgesi
Halkın Hakları Forumu kapsamında toplanan Güvenceli Çalışma Hakkı, Eğitim Hakkı, Sağlık Hakkı, Emeklilik Hakkı ve Emekli Hakları ile Engelli Hakları atölyeleri, Güvencesizleştirmeye Karşı Mücadele üst başlığı altında sonuçlarını ortaklaştırmışlardır. Bu sonuçlar kısaca şu şekilde özetlenebilir:
Sermayenin emek üzerindeki gerçek tahakkümünün genelleşmesi ve derinleşmesi ile beraber güvencesizlik, ücretli emeğin baskın karakteristiği olarak üretim ve yeniden üretim alanında eş anlı biçimde dayatılmaktadır. Emeğin güvencesizleştirmesi, üretim alanında taşeronlaştırma, fason üretim, geçici işçilik, özel sözleşmelilik gibi uygulamalarla gerçekleştirilen esnekleştirmelerle kuralsızlaştırmalarla yaşanırken, yeniden üretim alanında, özellikle de eğitim, sağlık gibi hizmetlerde yaşanan piyasalaştırma, ticarileştirme, metalaştırmayla pekiştirilmektedir.
Üretimin güvencesiz çalışma temeline dayandırılarak örgütlenebilmesinde, toplumun yığınsal ve geniş kapsamlı bir biçimde yoksullaştırılması, mülksüzleştirilmesi ve işçileştirilmesi başrolü oynamaktadır. Ücretli emekçiliğin neredeyse tek geçim yolu haline geldiği bu toplumsal durum, sınıf içi parçalanma ve rekabeti yoğunlaştırmakta; sermayenin emek piyasalarını yönetme yeteneğinin olağanüstü artışına neden olmaktadır. Bu siyasal ve toplumsal gericiliğin en önemli kaynaklarından birini oluşturmaktadır.
Eğitimde sermaye tahakkümünün pekişmesi bir taraftan bu alanın sermayenin değerlenme alanı olarak düzenlenmesine yol açarken, diğer yandan emeğin güvencesizleştirilmesi ve yaşamak için iş gücü piyasalarında “rekabet gücü” kazanmaya daha fazla zorlanması “yaşam boyu eğitim satın almayı zorunlu kılmakta” ve “eğitim piyasasını genişletmektedir”. Yani sadece piyasalaştırılma güvencesizliği pekiştirmemekte, diğer yandan güvencesizlik de piyasalaşmaya uygun tüketici kitlesini yaratmaktadır.
Sağlık hizmetlerinin piyasalaşmasında da benzer bir çift taraflı ilişki gözlemlenmektedir. Ertelenemez, geciktirilemez, telafisi mümkün olmayan bir kamusal hizmet alanı olan saglık hizmetlerinin piyasalaştırılması, biyolojik var oluşu tehdit ettiği için güvencesizleştirmenin yıkıcı karakterinin en uç somutlaşması olarak değerlendirilebilir. Diğer yandan üretim ve yeniden üretim alanlarında artan güvencesizlikle beraber, iyi beslenme, sağlıklı bir ortamda barınma, dinlenme olanaklarını giderek kaybedenler sağlık piyasasının “müşteri portföyü”nü genişletmektedir. 
Tüm bu nedenlerle güvencesizliğe karşı mücadele, üretim ve yeniden üretim alanındaki mücadelelerin birliğini sağlamak ve sermaye tahakkümünü hedef almak zorundadır.
İşçiyi emek gücünü satmadığı zamanlarda insan olarak düşünmeyen kapitalizm için emek güçleri değersiz kabul edilen engelliler sadece neoliberal hayırseverliğin sadaka mekanizmalarının konusu olabilmektedir. Benzer şekilde iş gücü piyasalarının dışında çıkan emekliler için harcanan her kuruş, kamunun üzerindeki kambur olarak görülmeye devam edilmekte, emekli olmayı zorlaştıran düzenlemelerle yaşamın belirli bir evresinde emek gücü satıcısı olmadan yaşamak olanaksızlaştırılmaktadır.
Üretimden, yurttaşlıktan ve insan olmaktan kaynaklanan hiçbir hakkı tanımak istemeyen bu düzende tüm toplumsal güvencelerden arındırılmış kesimler için ailenin, hayırseverliğin ve dinsel cemaatlerin yegane güvence olarak sunulması ataerkilliğin, sermaye egemenliğinin ve gericiliğin yeniden üretilmesi anlamına gelmektedir. Bu egemenlik biçimlerine karşı mücadele güvencesizliğe karşı mücadelenin asli konusudur.
Öte yandan, Kürtler ve kadınlar hem çalışma koşulları, hem de eğitim, sağlık ve emeklilik hakları açısından güvencesiz emeğin en altta bırakılan gruplarını oluşturmaktadır ve kendi özgün sorunları ve talepleriyle beraber güvencesizliğe karşı mücadeledeki varlıkları bu mücadelenin başarısının en önemli teminatı olacaktır.
Güvencesizliğe Karşı Mücadele atölyesi mücadele düzlemini yukarıdaki biçimde tarif etmenin yanı sıra kimi pratik öneriler üzerinde de ortaklaşmıştır. 
Ortak çalışmanın sonucunda sağlıkta dönüşüm sürecinin hayata geçirilme biçimlerinden gözlemlenen tecrübeler ışığında eğitimin de benzer yöntemlerle hızlı ve topyekun bir piyasalaşma sürecinin arifesinde olunduğuna dair emareler tespit edilmiş, bu girişimlere karşı acilen pratik adımlar atılması karara bağlanmış, bu adımlar planlanırken, sağlık hakkı mücadelesinden gelen, olumlu ve eksik yönlerin değerlendirilmesi gerektiği üzerinde fikir birliğine varılmıştır.
Üzerinde ortaklaşılan bir diğer öneri de “yaşamları parçalanırken kaderleri ortaklaşan” milyonlarca emekçi için asgari ücretin belirlendiği dönemleri bir ortak mücadele süreci olarak ilan etmektir. Üretim alanında ve yeniden üretim alanında meydana gelen dönüşümlerle güvencesizleştirilirken, bir yadan da bölünen, parçalanan, kaderleri ayrıymış gibi gösterilen milyonların “Sefaleti süreklileştirmek için değil güvenceli insanca bir yaşam için asgari ücret” ortak talebi etrafında, eş zamanlı, eş biçimli, tek hedefli bir mücadeleye girişmesinin birleştirici yönüne dikkat çekilmiş; tüm forum bileşenleri, asgari ücret görüşmelerini, bir karşı atak dönemi olarak kurgulamak konusunda irade birliği içerisinde olduklarını ifade etmişlerdir.
Forum boyunca, “güvencesizliğe karşı mücadele”nin, kapsamlı bir stratejik anlayışla, çok düzeyli ve çok fonksiyonlu örgütlenmelerin bilinçli seferberliğiyle ve ekonomik-demokratik mücadeleye ilişkin geleneksel kavramlara takılmadan yürütülmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Bu süreç yeniden üretim alanına emekçiler adına müdahale eden sendikalara ve diğer emek örgütlerine özel görevler yüklemektedir. Güvencesizliğe karşı mücadele fiili, meşru ve militan mücadeleye, işçi demokrasisine ve işçi sınıfı bilimine dayanmaktadır.
“GÜVENCESİZLİĞE KARŞI MÜCADELE” ATÖLYELERİNİN KARARLARI:
Güvenceli Çalışma Hakkı Atölyesi Mücadele Hedefleri
Kısa vadede, tüm güvencesiz çalışanların, direnişlerin ortak mücadele hedefleri etrafında yan yana getirilerek Mart ayı sonunda yapılacak merkezi bir eylemle birleşik bir mücadele düzlemi yaratmak açısından adım atılmalı, işçilerin ve kamu çalışanlarının tüm geçim ve yaşam koşullarını belirleyen asgari ücret görüşmeleri ile toplu görüşmeler döneminde fiili eylemler ve direnişler örgütlenmelidir.
Orta vadede, Halkın Hakları Forumu’nun ana temaları ve sonuçları çerçevesinde, tüm ülke çapında forumlar, örgütlenme faaliyetleri ve fiili eylemler gerçekleştirilmelidir.
Uzun vadede, sınıf hareketini ve sendikal hareketin yenilenmesinin yegane hareket temeli olarak tüm ülke çapında güvencesizleştirme karşıtı birleşik bir emek mücadelesinin hak mücadelesi formuna bürünmüş düzlemi ve yerel kurumları oluşturulmalıdır.
Eğitim Hakkı Atölyesi’nde belirlenen Mücadele Hedefleri
1. Her ilde ve her mahallede eğitim hakkı meclisi kurulmalıdır. Bu meclisler okulların açık olduğu sürede değil, sürekli eğitim hakkı mücadelesini yürütmek zorundadır.
2. “Eğitim Hak İhlalleri Takip Merkezi” kurulmalıdır. Bu merkezler, paralılaştırma, gericilik ve güvensizleştirme ile ilgili, anadilin kullanım hakkı ile ilgili hak ihlalleri takibi yapmalıdır. Hak ihlallerinin yaşandığı her ilde, o ilin eğitim hakkı meclisleri müdahil olmalıdır.
3. Gericiliğe karşı hukuk mücadeleleri, zorunlu din derslerinin kaldırılması, toplu dava açmalar, tüm illerde yaygınlaştırılmalıdır. Bu eylemler bir Türkiye programı haline getirilmelidir.
4. Eğitim Hakkı Meclisleri mail grubu kurarak, bir iletişim ve ihbar merkezi oluşturulmalıdır.
5. Eğitim Hakkı Meclisi “Aylık Bülteni ” çıkarılması için çalışmalar başlatılmalıdır.
6. Hak meclisleri bütünlüklü bir mücadele programıyla eğitimin tüm öznelerini kapsamayı hedeflemeli, talepleri ve eğitim hakkı mücadelesini yükseltmek için ilk olarak Nisan ayına doğru bir eğitim hakkı mitingi örgütlenmelidir.
Sağlık Hakkı Atölyesi’nde Mücadele Hedefleri
1. Bileşenleri genişletilerek ve diğer hak mücadele alanlarıyla ilişkileri geliştirilerek her il ve ilçede Sağlık Hakkı Meclisleri yaygın ve etkin olarak işlerlik kazanmalıdır.
2. Sağlıktaki yanlış algıların kırılması, sağlık hakkının gerçek temelleriyle halkın bilincine çıkarılması için geniş katılımlı eğitim toplantıları, internet dahil çeşitli araç ve yöntemlerle bilgilendirme yapılmalıdır.
3. Sosyalist tarihsel deneyim ve kazanımlardan yararlanarak, alternatif bir sosyalist bir sağlık politikasının oluşturulması için geniş ve katılımcı anlayışla konferanslar düzenlenmelidir.
4. Ayrımcılığa, sağlık alanında yaşanan mağduriyetlere karşı etkin ve hızlı müdahale için araçlar ve örgütsel mekanizmalar geliştirilmelidir.
5. Herkesin sağlık hakkına tam erişiminin sağlanması yönünden, dil, fiziki koşullar, bölgesel farklılıklar gibi her türlü sorun odaklarını hukuk dahil müdahale ve mücadele araçları etkin olarak kullanılmalıdır.
6. Sağlıkta ırkçı, cinsiyetçi, gerici ideolojik ve politik dayatmalara, ayrımcılık uygulamalarına ve kadrolaşmaya karşı mücadele geliştirilmelidir.
7. Meslek örgütleri, sendikalar, hak temelli çalışan dernekler arasındaki işbirliği ve güç birliği artırılmalı, ortak çalışma alanları belirlenerek, bunlar üzerinden daha geniş bir toplum kesimine ulaşılmasının zeminleri yaratılmalıdır.
8. Hayatın her alanında olduğu gibi, sağlık hizmetlerinde de güvencesiz çalışma ve çalıştırma türlerinin önlenebilmesi için sendikaların, meslek örgütlerinin ortak mücadelesi teşvik edilmelidir.
9. Sağlıkta katkı payı uygulamasına son verilmesi sağlık uygulama tebliğinin iptal edilmesi, tedavide kısıtlama ve sınırlamaların kaldırılması için mücadele öncelikli olarak yükseltilmelidir.
Emekli Hakları ve Emeklilik Hakkı Atölyesi Mücadele Hedefleri
Emeklilik hakkının önündeki en büyük engel olan güvencesiz çalıştırma yasaklanması, emekliler arasındaki ücret farklarının kaldırılması, ülkenin büyüme oranından emeklilere pay verilmesi, her emekliye yılda iki ikramiye ödenmesi, emekli maaşlarından yapılan sağlık harcaması kesintilerinin durdurulması, emeklilere doğalgaz, su, elektrik gibi ihtiyaçların belirli bir m3’e kadar ücretsiz sağlanması, kronik hastalıklara ilişkin tüm harcamaların kamu kaynaklarıyla karşılanması, tüm hastanelerde geriatri klinikleri kurulması, emeklilerin sosyal hayata katılımının desteklenmesi, ulaşımın ücretsiz sağlanması, kentlerin emeklilerin kullanımına uygun diyazn edilmesi, emeklilik çağında eğitim olanakları sağlanması ve kültürel faaliyetlere katılımların maddi tedbirlerle özendirilmesi gibi acil talepler doğrultusunda bir mücadeleyi büyütmek için emeklilerin önündeki en büyük engel örgütlenmedeki eksikliklerdir.
Bu nedenle Emekli Hakları Atölyesi, tüm emeklileri DİSK Emekli Sen’e üye olmaya ve Emekli Sen’in kapatılmasına karşı mücadele etmeye çağırmaktadır.
Bunun yanı sıra Halkevleri, emekliler ve yaşlılar için sosyalleşme gereksinimlerini giderebilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri, birikimlerini paylaşabilecekleri çekim merkezlerine dönüştürülmeli, Halkevleri bünyesinde bir Emekli Hakları Meclisi kurulmalıdır.
Engelli Hakları Atölyesi Mücadele Hedefleri
1. Akademisyenlerin, velilerin, öğrencilerin ve eğitimcilerin bir araya gelerek engellilerin eğitiminin piyasalaştırılmasına karşı “engellilerin eğitim hakkı” konulu bir panelin önümüzdeki aylarda örgütlenmesi; 
2. Türkiye’de engellilerin istihdamı üzerine sendikalar ve derneklerle birlikte bir rapor oluşturulması ve bunun için bahar döneminde bir çalıştayın gerçekleştirilmesi;
3. “Sağlıkta dönüşüm kör, sağır, topal bırakıyor, durduralım” sloganıyla kampanyaların örgütlenmesi;
4. Sakatlar Erişim Platformuyla gündeme taşınmaya çalışılan engellilerin ulaşım taleplerine önümüzdeki dönemde devam edilmesi kararlaştırılmıştır.