TMMOB Genel Kurulu’na tartışmalar damgasını vurdu

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 40. Olağan Genel Kurulu, 29-31 Mayıs 2008 tarihlerinde Karayolları Genel Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda yapıldı.

Birinci gün öğleden sonra başlayan ve ikinci gün boyunca devam eden Çalışma Raporu üzerine görüşmeler yoğun tartışmaların yaşanmasına neden oldu.

Tartışmalar, üçüncü günde Genel Kurul kararlarının görüşülmesi sırasında da, canlı bir şekilde sürdü.

Genel Kurul’da Divan Başkanlığı’na Oğuz Türkyılmaz (Makina MO), Divan Başkan Yardımcılıklarına Murat Gökdemir (İnşaat MO), Erdoğan Kaymakçı (Maden MO), Yazmanlığa da Mehmet Ali Atay (Elektrik MO), Muharrem Toralıoğlu (Maden MO), Ramazan Göktaş (Makina MO) ve Nihal Erdoğan (Harita ve Kadastro MO) seçildi.

Divanın oluşturulmasından sonra saygı duruşunda bulunuldu ve TMMOB’nin 39. Dönemdeki çalışmalarını, etkinliklerini anlatan bir slayt gösterisi yapıldı. Slayt gösterisinden sonra TMMOB 39. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı bir konuşma yaptı. TMMOB’nin onurlu, dik duruşunu; emekten, barıştan ve özgürlükten yana yürüyüşünü 39. Dönemde de sürdürdüğünü ifade eden Soğancı, TMMOB’nin 2006-2008 dönemindeki çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Mehmet Soğancı’nın konuşmasından sonra konuk emek-meslek örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin konuşmalarına geçildi. Kürsüye sırasıyla KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, TKP Genel Başkanı Aydemir Güler, Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Taka ve DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün geldi.

Konuk konuşmacılardan sonra Genel Kurula bir saat öğlen arası verildi.

Genel Kurulun öğleden sonraki bölümünde Yönetmelikler Komisyonu, Mali İşler ve Bütçe Komisyonu, Genel Kurul Sonuç Bildirgesi Komisyonu ve Karar Taslakları Komisyonu oluşturuldu.

Daha sonra, TMMOB 39. Dönem Yönetim Kurulu II. Başkanı Hüseyin Yeşil, Çalışma Raporunun, TMMOB 39. Dönfem Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Selçuk Uluata mali raporun, Denetleme Kurulu Üyesi Mustafa Özdemir Denetleme Kurulu raporunun, Onur Kurulu Üyesi Nevzat Uğurel de Onur Kurulu raporunun sunumlarını gerçekleştirdi.

Çalışma Programı üzerine konuşmalardan notlar:

– Çalışma programı üzerine konuşmalar ilk gün saat 16.00’da başladı ve ikinci gün boyunca da sürdü. ilk gün 9 ikinci gün 54 olmak üzere toplam 63 delege söz aldı. Konuşmalar 10’ar dakika ile sınırlandırıldı.

– Konuşma sıralamasının ilan edilmesi yönündeki sözlü önerilerin divan başkanı tarafından red edilmesi pek çok konuşmacı tarafından eleştirildi. Kimi konuşmacılar konuşma sıralarının onlarca kişi aşağıya kaydırıldığını söylediler.

-Özellikle Güneydoğu’dan gelen delegeler tarafından Kürt Sorununa barışçıl ve demokratik çözüm talebi kürsüden dile getirildi.

– Delegeler tarafından sık sık İKK işleyişlerindeki sorunlar dile getirildi. Özellikle Ankara, Adana ve Samsun İKK’larında yaşanan sorunlar pek çok konuşmacı tarafından dile getirildi.

-Ziraaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık konuşmasında, düzenlenen su konferansı ile ilgili TMMOB’nin tavrını eleştirdi.

“TMMOB STK’laştırılıyor”

– Mimarlar Odası Ankara Şubesi delegesi Tezcan Karakuş Candan Genel Kurulda kürsünün dokunulmazlığına yönelik müdaheleleri eleştirerek başladığı konuşmasında söz sırasının divan tarafından tüzüğe aykırı olarak karışık verilmesinin doğru olmadığını belirtti. Candan, günümüz TMMOB politikalarının iki aksı bulunduğunu bunlardan birinin ‘bilimsel düşünce üretmek için panel-sempozyum’ diğerinin ise ‘bunun pratik biçimi olarak basın açıklaması ve miting’ düzenlemek olduğunu ifade ederek bunun yetersizliğine vurgu yaptı.

Candan ayrıca Ankara İKK’yı görevden almanın Birlik yönetimince ifade edilen örgütlülğe önem veriyoruz açıklamaları ile uyuşmadığını belirtti.

Örgütsel işleyişe yönelik bir başka eleştiri olarak da Genel Sekreterlik mekanizmasının uzun dönemdir vekaleten yürütülülerek içinin boşaltıldığını söyledi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin şirket kurarak tüm işlerini bu şirkete yaptırması konusunda TMMOB yönetiminin yetersiz kaldığını vurguladı.

Candan eleştirilerinin yanı sıra TMMOB örgütlülüğünün ve etkinliğinin geliştirilmesi için bir dizi öneride de bulundu. Candan bu amaçla bilimi halkla buluşturmak için Alo TMMOB hattı oluşturulması, Bir gazete-matbaaa ve ajans kurulması, radyo ve TV’lerin daha aktif kullanılması gibi öneriler sundu.

– EMO İstanbul Şube Başkanı Erhan Karaçay, çalışma programının özellikle uluslararası ilişkiler kısmına yönelik eleştiriler getirdi. Karaçay bu kısmın sadece 2 sayfa olduğunu ve ayrıntılı bilgi içermediğini söyledi. Karaçay ayrıca Birliğin STK’laştırıldığını ifade etti.

– Jeoloji Mühendisleri Odası’ndan Serap Durmaz, kadın mühendislerin uğradığı ayrımcılığa ve mühendisliğin bir erkek mesleği olarak görüldüğüne vurgu yaptı. 2004 Genel Kurulunda kadın sekretaryası kurulması kararının hayata geçirilmediğini ve 2006’da kadın mühendislerin sorunlarını içeren bin imzalı bir klasörün gözardı edildiğini belirtti.

– Kimya Mühendisleri Odası İstanbul delegesi Haşmet Camcı, TMMOB’nin devlet ve piyasayla yakınlaşmasına vurgu yaptığı konuşmasında ayrıca Birlik yönetiminin Halkevleri’ne yönelik aldığı tavrı eleştirdi.

– Gemi Mühendisleri Odası delegesi Muzaffer Erdal Kılıç konuşmasında TMMOB’nin mesleki sorumluluklarına vurgu yaptı. Kılıç oluşturulan çalışma gruplarından pek çoğunun faaliyet göstermediğinin altını çizdi. Kılıç Tuzla konusunda TMMOB’nin odayı yoksayarak yalnızlaştırdığını söyledi. Odanın basın açıklaması ile aynı gün ve saatte İKK’nın düzenlediği basın açıklamasını eleştirdi. GEMİMO’nun kendi alanı dışında hareket ederek patron örgütü GİSBİR ile iş kazalarına yönelik etkinlik düzenlediğini ve tavrı eleştirdiklerini belirtti.

“TMMOB halkımızın haklarını savunacak ve gelişterecek bir cephenin yaratılmasına önderlik etmelidir.”

– Şehir Plancıları Odası delegesi Başar Alipaça, Devrimci Mimar-Mühendis ve Şehir Plancıları adına yaptığı konuşmada TMMOB’nin egemen sermayenin farklı kesimleri arasındaki çıkar ve inisiyatif kavgasının dışında durmakla kalmaması gerektiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti; ” TMMOB, Türkiye emekçi halklarının sosyal, siyasal ve ekonomik çıkarlarını savunacak, eğitim ve sağlık gibi sosyal hizmet alanlarında, kentsel ve kırsal yaşam alanlarında uygulanan neoliberal dönüşüm politikalarına karşı mücadele edecek, parçalı ve kendiliğinden gelişen hak mücadelelerini bir bütün haline getirecek, cephesel bir iradenin kurucu unsuru olmalıdır. Faşizmin ve her türden gericiliğin karşısında, eşit, demokratik ve bağımsız bir Türkiye mücadelesini kararlılıkla yürütmeli, Kürt ve Türk halkının kardeşlik ve eşitlik temelinde birliğini savunmalıdır.”

– Patron örgütleri ve temsilcilerinin Birlik etkinliklerine katıldıklarını ve sponsorluk yaptıklarını vurgulayan Alipaça, TMMOB’nin içerisinde yer aldığı Türk Loydu ve MPM (Milli Prodüktivite Merkezi)’ne dair tavrının sorgulanması gerektiğini söyledi. Alipaça ayrıca TMMOB’nin mühendislerin yoksullaştığını söylemekle kalmayıp adım da atması gerektiğini belirtti. Alipaça, TMMOB politikalarına yönelik sunduğu önerilerde, Birliğin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda daha yoğun bir çaba göstermesi, hak mücadelelerinin aktif bir öznesi olması, odalardaki tüm çalışanların sendikalı olması, iç demokrasinin ve İKK işleyişinin geliştirilmesine vurgu yaptı.

– Bu arada söz alan EMO eski Genel Başkanı Kemal Ulusaler, mevcut Birlik yönetimini savunmak adına sataşma içeren bir konuşma yaptı.Konuşmasından sonra kendisine sataşmada bulunulduğu gerekçesi ile Tezcan Karakuş Candan divandan söz hakkı talep etti. Divan başkanı böyle bir sataşmanın olmadığını düşündüğünü belirtti. Candan’ın söz hakkı talebinde ısrarcı olması nedeni ile tüzük gereğince önerge oylandı. Salonun çoğunluğunun söz hakkı verilmesi yönünde iradesini beyan etmesi üzerine yaptığı konuşmada Tezcan kendisinden değil ama TMMOB Genel Kurulundan özür dilenmesi gerektiğini söyledi.

“TMMOB ortak akıl ve kolektif üretimden uzaklaştı”

– ÇMO delegesi Ethem Torunoğlu, Kemal Ulusaler’in Tezcan Karakuş Candan’a hitaben kullandığı sözlere yönelik eleştiri ile başladığı konuşmasında Ulusaler’i özür dilemeye davet etti. Torunoğlu konuşmasında kendisinden önce konuşan Tezcan Karakuş Candan, Haşmet Camcı ve Başar Alipaça’nın söylediklerine katıldığını belirtti. Torunoğlu, çalışma raporuna yönelik eleştirilerinde raporu bütünselliği olmayan ve bir çözümleme içermeyen bir kurguya sahip olduğunu belirtti. Bu durumun d aTMMOB’un ortak akıl ve kolektif üretimden uzaklaşmasının bir sonucu olduğunu vurguladı.

Torunoğlu ayrıca TMMOB tarafından düzenlenen Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresinde teamüllere aykırı olarak oluşturulan Onur Kurulu’nda Mehmet Soğancı ile birlikte iki bakan, Trabzon valisi ve Trabzon belediye başkanının olmasını eleştirdi.

TMMOB’un yayın organı Birlik Haberleri bültenine de değinen Torunoğlu, bültenin Başkanın reklam ve propagandasından ibaret olduğunu vurguladı.

HKMO delegesi Celal Beşiktepe konuşmasında örgütsel demokrasi vurgusu ön plana çıktı. Toplumsal sorunlardan uzaklaştıkça Birliğin sığlaştığını, örgüt içi güven ve dayanışmanın kalmadığını ifade eden Beşiktepe bunların sağlanması gerektiğini vurguladı. TMMOB’nin hükümetin Ayrıca, GAP girişimlerinin gerçek yüzünü gösterilmesi gerektiğini ve alternatifleri ile birlikte çözüm yollarını sunması gerektiğini ifade etti.

-JMO Adana delegesi Müzeyyen Şevkin ve HKMO Adana delegesi Hasan Zengin’in başlattığı Adana İKK sekreterliği seçiminde yaşanan sıkıntılara dair tartışmada divanın inisiyatifi ile İKK eski sekreteri Hüseyin Atıcı’ya söz verildi. Salondan ‘neden oylanmıyor’ sorusuna divan başkanının ‘divanın inisiyatifiyle karar verildi’ şeklinde yanıt vermesi salondan tepki gördü.

– MMO İstanbul delegesi Hayati Can ise konuşmasında çalışma gruplarının çalışmalarındaki verimsizliğe, pek çok çalışma grubunun toplanamamasına değindi. Can ayrıca Birliğin üyesi olduğu kurumlarla ilişkiler konusunun çalışma grubunda oldukça kapalı, eksik ve değerlendirilmeden verilmiş olmasını eleştirdi.

3. GÜN

– Üçüncü Gün Çalışma Raporuna yönelik eleştirileri üzerine Yönetim Kurulu’ndan İsmail Küçük, İlker Ertem, Hüseyin Yeşil ve Mehmet Soğancı söz aldı.

Hüseyin Yeşil yaptığı konuşmada Alternatif Su Forumu ile ilgili olarak yapılan eleştirilere cevap verdi. Ankara İKK’nın istifası konusunda ise Yeşil konunun kendileri ile ilgili olmadığını İKK sekreterinin kendi isteği ile istifa ettiğini ifade etti. Birliğin Halkevleri ile ilişkileri konusunda yapılan eleştirilere ise ilişkilerin yavaş yavaş normale döndüğünü belirtti.

-Daha sonra söz alan Mehmet Soğancı eleştirilere ilişkin olarak genel bir çerçeve içinde konuşmayı tercih etti. Soğancı konuşmasında TMMOB’nin 14 Nisan Mitingleri sürecinde yer almaması konusuna ağırlık verdi.

– Yapılan konuşmaların ardından ‘Son söz üyenin’ kısmında ise TMMOB eski Başkanı Kaya Güvenç söz aldı.

Daha sonra ise 39. dönem yönetim kurulu’nun aklanması oylamasına geçildi ve yapılan oylama ile Yönetim kurulu aklanmış oldu.

-Üçüncü gün öğleden sonra gündemin ‘Komisyon raporlarının görüşülmesi ve karara bağlanması’ kısmına geçildi. Bu gündemde özellikle kararlar komisyonu kararlarının oylanması sırasında yoğun tartışmalar yaşandı.

Karar Önergelerinde Yoğun Tartışmalar

Sponsorluk tartışması

– TMMOB’nin ve bağlı odalarının her türlü bilimsel, teknik ve politik etkinliklerde bundan sonra sponsorluk desteği alınmasının yasaklanması önergesi de uzun süre tartışılan önergeler arasındaydı. Taraf olan ve olmayan birçok delegenin tartıştığı önerge; sponsorlu etkinliklerde, sponsor olacak kurum ve kuruluşların seçiminde esas alınacak ilkeler gözetildiği takdirde TMMOB’ye ve bağlı odalara her hangi bir etiksel zarara yol açmayacağı ağırlıklı eğilimiyle; etkinliklerin öncelikli olarak özkaynaklar ile yapılmasının denenmesine, olanakların yeterli olmaması durumunda odalar arası işbirliğinin ve olanakların zorlanarak denenmesine, bununda yeterli olmaması durumunda örgütsel bağımsızlığı zedelemeyecek şekilde kaynak arayışına gidilmesi biçminde değiştirilerek kabul edildi.

Zaten TMMOB teamülleri arasında yer aldığı biçimiyle kabul edilen önergenin TMMOB 40. Dönem Olağan Genel Kurulu’nda geniş yer bulmasının en önemli sebeplerinden birisini TMMOB 2. Su Politikaları Kongresi’nde suyun özelleştirilmesinden pay alan şirketlerin sponsor olması ve bu konuya TMMOB yönetim kurulunun açıklık getirememesi oluşturuyor.

Onur Kuruluna sevk tartışması

– Tartışması saatlerce süren AKP’li 5 bakanın onur kurullarına verilmesi önergesine ilişkin söz alan birçok delege, “bu oylama ile ‘kim AKP’ye karşı, kim değil’ gibi yanlış bir sonucun çıkacağını” belirterek, önergenin geri çekilmesini istediler. Tartışmanın zaten amacına ulaştığını, ilgili bakanların teşhir edildiğini kaydeden kimi delegeler de odaların onur kurullarına bu konuda başvuru olabileceğini belirttiler. Tartışmaların sonunda, beş bakanın kınanmasına ilişkin madde oybirliğiyle, ihraç istemli madde 192’ye karşı 225 oy çokluğuyla kabul edildi.

‘Siyanür’ tartışması

– Mevcut maden yasası başta olmak üzere, TMMOB’nin siyanürlü altın işletmeciliğine karşı durması, yerellerde geliştirilen direnişlerde yerini alma yönünde gereken tüm çalışmaları önümüzdeki dönem hayata geçirme mücadelesine devam etmesi yönünde verilen önerge tartışmaları; divanın taraflı davranması sonucu gerilimli anların yaşanmasına yol açtı.

Önerge tartışmaları sırasında Maden Mühendisleri Odası delegeleri önergeye alternatif yeni bir önerge sundu. Maden yasasına karşı mücadelenin alt başlıklarının sunulduğu fakat siyanürlü altın işletmeciliğine karşı belirli bir vurgunun yer almadığı yeni önerge bu belirsizlik sebebiyle eleştirilirdi. Sunulan yeni önergenin oylanması sonucu oy sayımı yapılmadan ”Madenlerin gerçek sahibi halkımızdır. Tüm doğal kaynaklarımız, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bilim ve akla uygun yöntemlerle, insan ve insan emeğini merkeze koyan, çevre ve doğa tahribatını engelleyen bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. TMMOB, uluslararası tekellerin talanına açık olan tüm yasalara ve uygulamalara karşı durmalı, hammadde ihracına dayalı sömürge madenciliği politikasına karşı her türlü direnişte yerini alma yönünde gereken tüm çalışmaları hayata geçirme mücadelesine devam etmelidir.” şeklindeki yeni önergeyi karara bağlayan divana karşı salonda büyük tepkiler oluştu. Genel kurula ara vermek zorunda kalan divan, oylamanın yeniden yapılması önergesinin verilmesiyle Maden Mühendisleri Odası’ delegelerinin yeniden oylamaya karşı çıkması ve bu gelişmeler üzerine tepki olarak önergelerini geri çekmesi sonucu oylamayı yeniden gerçekleştirdi. Oylama sonucu önerge karar komisyonuna ilk sunulduğu şekliyle oy çokluğuyla kabul edildi.

Birlik bütçesi tartışması

– Bütçe Komisyonuna Birlik bütçesinin her Oda’ya düşen kısmını belirlemek için payın % 50’sinin ilgili Oda’nın üye sayısı üzerinden, % 50’sinin de İlgili Oda’nın bütçe büyüklüğü üzerinden belirlenmesi yönteminin, komisyon tarafından değiştirilelerek üye sayısı % 60-bütçe büyüklüğü % 40 şeklinde değişmesi içerikli önerge özellikle Genel Kurul delegelerinden tepki gördü. Yaşanılan tartışmalar sonucunda Komisyonun önerisi reddedilerek, üye sayısı % 40-bütçe büyüklüğü % 60 şeklinde tam tersi önerge oy çokluğu ile kabul edildi. Böylece Birlik bütçesinin oluşmasında %50, %50 olarak belirlenmiş oran 10 yıla varan bir süreden sonra değişmiş oldu.

Öğrenci üyeye söz hakkı tartışması

– Üçüncü. günün sabahı öğrenciler birçok delegeninin de desteği ve imzasıyla 2 önerge hazırlayarak genel kurula sundular. Önergerden ilki, merkezi TMMOB Öğrenci Örgütlülüğü ile Oda Öğrenci Komsyonları’nın ortak hareket etmesini ve TMMOB bünyesinde öğrencilerin daha aktif çalışabilmesini sağlayacak adımların atılması talebini içeriyordu.

İkinci önerge ise, ilki Kasım 2005’te yapılan ikincisinin ise Kasım 2007’de yapılacağı planlanan ancak yapılmayan kurultayın yapılmasına yönelikti. Bu kurultayın öğrencilerin inisyatif aldığı, örgütlenmesinden tartışma başlıklarına kadar birer öznesi olduğu ve özgürce sorunlarını tartışabilceği bir kurultay olması gerektiği yönündeydi.

Jeoloji Mühendisliği Odası Delegesi Hakan Tanyaş, öğrencilerinin hazırladığı ve delegeler imzasıyla sunulan önergelerin oluşturulma süreci ile ilgili kısa bir konuşma yaparak söz hakkının öğrencilerde olması gerektiğini vurguladı. Divan delegeler dışında hiç kimsenin genel kurulda konuşamayacağını, bunun tüzüğe aykırı olduğunun belirtti. Hakan Tanyaş, öğrencilerin söz hakkı talebinin oylanmasını talep etmesine rağmen bu talep divan tarafından reddedildi. Tanyaş, tüzüğün başka noktalarda da ihlal edildiğini, ancak konu öğrencilere söz hakkı tanınması olduğunda tüzük gerekçesiyle karşı çıkıldığını, bunun antidemokratik bir uygulama olduğunu söyledi. Ve bu ‘tüzük demokratik işleyişe ters düşüyorsa değiştirilmelidir’ dedi.

Ardından kürsü önergeler üzerine lehte konuşmak isteyen Mehmet Soğancı’ya bırakıldı. Soğancı’nın konuşması sırasında öğrenciler alkışlarla ve sloganlarla kendilerine söz hakkının verilmemesini protesto ettiler. “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”, “Söz, eylem hakkımız engellenemez!”, “Gençlik gelecek, gelecek ellerimizde!”, “Teoman Öztürk aramızda!” sloganları atıldı. Salonun büyük bir çoğunluğu alkışlarla öğrencilere destek verdi.

Kaynak: tmmob.org.tr, Politeknik