Emekçiler! İlk ‘Hayır’ınız BES olsun… – Atilla Özsever (BirGün)

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) katılım, 1 Ocak 2017 tarihi itibariyle başladı. Başlangıçta 45 yaşını doldurmamış tüm işçi ve memurların 1 Ocak tarihi itibariyle BES’e zorunlu olarak katılımı öngörülürken, tepkiler dikkate alınarak kademeli bir geçiş programı uygulandı.

Buna göre; 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren 1000 ve daha fazla çalışanı olan özel sektör çalışanları sisteme otomatik olarak dahil edildiler. 250-1000 çalışanı bulunan özel sektör çalışanları ile tüm memurlar ise 1 Nisan 2017’den itibaren zorunlu BES’li olacaklar. Daha sonra kademeli geçiş, 45 yaş altı tüm emekçileri kapsayacak şekilde 2019 yılına kadar gidiyor.

İlk aşamada 2.2 milyon
Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Akif Eroğlu’nun verdiği bilgiye göre, 1 Ocak itibariyle 2.2 milyon kişinin BES’e otomatik olarak katıldığı tahmin ediliyor. Bu sayı 1 Nisan’da 4 milyon kişinin daha katılımıyla 6.2 milyona ulaşmış olacak.

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin Aralık 2016 verilerine göre de, halen 6.6 milyon kişinin BES içinde yer aldığı, son uygulamayla 45 yaşın altındaki 7.7 milyon kişinin daha sisteme dahil olacağı öngörülüyor. Yani, 14 milyon çalışan bu BES’te zorunlu ikamete tabi tutulacak.

Bu AKP iktidarı için büyük bir kaynak. Bilindiği gibi BES için çalışanın brüt ücretinden yüzde 3 oranında bir kesinti yapılıyor. İkramiye ve diğer yan ödemelerden de aynı oranda kesinti yapılacağı için zorunlu BES miktarı giderek artıyor.

Sistemin fon büyüklüğü halen 60.2 milyar TL. Yeni zorunlu katılımlarla bu miktar çok daha yükselecek. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin hesabına göre, 10 yıl içinde fona 90 milyar TL’lik bir artı kaynak sağlanmış olacak.

Cayma hakkı
Peki çalışanın kazancı ne? 56 yaşını doldurup sistemde 10 yıl kalırsa, yani 10 yıl sonra ayda 140 TL maaş alacak. Aslında bu zorunlu kesinti Anayasa’ya da aykırı. Daha doğrusu bir haraç…

BES’le ilgili yasaya göre, çalışan emeklilik planına dahil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi müteakip iki ay içinde sözleşmeden cayma hakkına sahip. Çalışanlar genellikle çalışıp ay sonu itibariyle maaş aldıklarından henüz şubat başında kaç kişinin sistemden caydığına ilişkin bir veri elde edemedik.

Yalnız Türkiye genelinde ocak ayı başında önce maaş alan 39 bin kişiden 21 bininin cayma hakkını kullandığına ilişkin bir bilgi var. Yani ilk etapta sisteme giriş yapanların yüzde 54’ü cayma hakkını kullanmış gözüküyor.

BES’e ‘Hayır’
AKP’nin bir “haraç” niteliği taşıyan bu zorunlu BES uygulamasına karşı çalışanların ve sendikalarının bir tepkisi olması gerekir. Başkanlık referandumu öncesinde böyle bir tepkiyi göstermekte yarar var.

Nitekim akademisyen İlker Belek, 2 Şubat 2017 tarihinde SoL Haber internet sitesinde yer alan “Başkanlık derken zorunlu BES’i atlamayalım” başlıklı yazısında şöyle diyor:

“Başkanlık referandumuna zaman var. Ancak 1 Şubat itibariyle özel sektör işçilerinden ilk zorunlu BES kesintisi yapıldı. Kısa vade için mücadeleyi buraya odaklamak gerek. İlk hayır buradan çıkmalı. İşçi sınıfı düzenin yalanını dolanını ilk olarak burada yere çalmalı.”

Biz de İlker Belek’in bu yazısından esinlenerek başlığımızı “Emekçiler, ilk ‘Hayır’ınız BES olsun” diye attık…

Dilekçeler hazır
Birçok sendika cayma hakkını kullanmak için dilekçeler ve afişler hazırladı. Bildiğimiz kadarı ile Türk-İş’e bağlı Tez Koop-İş, Basın-İş gibi sendikalarda eğitim çalışması yapıldı ve dilekçeler hazırlandı. DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş, Genel-İş ve Basın İş sendikaları da üyelerine dilekçe örneklerini sundu.

Yine Türk-İş’e bağlı TÜMTİS de, zorunlu BES’le ilgili olarak DHL ve UPS Kargo gibi işyerlerinde bilgilendirme çalışması yaptı. Cayma hakkıyla ilgili dilekçe hazırlanarak şubat ayında teslim edilmek üzere temsilciliklere dağıtıldı. Ayrıca afiş hazırlanıp işyerlerindeki panolara asıldı. İşyerlerinde halen bu yönlü çalışmalar sürüyor.

Geç kalmada hak kaybı
BES’ten ayrılmak için sisteme dahil olduğunu takiben 2 ay içerisinde bir dilekçe doldurulup işverene veya emeklilik şirketine posta ve güvenli e-posta yoluyla iletmek gerekiyor. Bu cayma dilekçesinin ilgilisine ulaşmasından 10 iş günü içerisinde yapılmış olan kesintiler ve varsa yatırım geliri çalışana iade ediliyor.

Eğer iki ay içinde cayma hakkı kullanılmazsa daha sonra da sistemden çıkmak mümkün. Ancak BES’le ilgili yeni yönetmeliğe göre, sistemden çıkılması halinde “zorunlu giderler” daha da genişletildi. Böyle bir durumda fon işletim giderinin dışında birçok gider de ilave edildi. Yani, daha sonra sistemden çıkanlar için kesinti miktarı artmış bulunuyor, dolayısıyla çalışana ödenecek miktar da daha azalmış olacak.

Bu nedenle emekçiler bir an önce cayma hakkını kullanarak referandum öncesi ilk “hayır”ını ortaya koymuş olsunlar. Bu ilk “hayır” ne kadar güçlü olursa tek adam diktatörlüğüne yol açacak başkanlığa “hayır” da o kadar güçlü olacaktır…