Elektrik Mühendisleri Odası: “AKP iktidarında enerjimiz tükendi”

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü`nün (OECD) Enerji Endeksi`ne göre Türkiye AKP iktidarları döneminde enerjide zam şampiyonu oldu. AKP`nin 12 yıl 4 aylık iktidarları döneminde enerji endeksine tüketici fiyatları bazında yapılan zam oranı yüzde 223.6`ya ulaşırken, Türkiye`yi zam oranı yüksekliği açısından ikinci sırada takip eden iflas etmiş bir ülke olan İzlanda`nın bile enerji endeksi artış oranı yüzde 134`de kaldı. OECD ortalamasındaki artış ise yüzde 86.8 oldu.

OECD`nin tüketicilere sunulan tüm enerji kaynaklarındaki ortalama fiyat değişikliklerini gösteren Enerji Endeksi, Türkiye`nin 12 yıl 4 aylık sürede açık ara zam şampiyonu olduğunu gösterdi. AKP`nin iktidara geldiği 2002 yılında 41.9`luk endeks değeriyle en ucuz ülke konumunda olan Türkiye, Nisan 2015 itibarıyla 135.6`lık endeks değeriyle, Meksika`dan (136.7) sonra en pahalı ülke konumuna geldi. Türkiye, Nisan 2015 itibarıyla 117.7 olan OECD ortalama endeksinin 17.9, 107.3`lük OECD`nin Avrupa ülkelerinin ise 28.3 puan üzerinde kaldı. OECD ortalamasının AKP`nin iktidara geldiği 2002 yılında 63 endeks değerine sahip olduğu dikkate alındığında ise; Türkiye`nin enerji endeksinin 12 yıl 4 aylık zaman içinde tüketici fiyatlarıyla yüzde 223.6 zamlanırken, OECD ortalama endeks değerinin aynı dönemde yalnızca yüzde 86.8 artış gösterdiği görülüyor.

Bu verileri görmezden gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise elektriğin asgari ücret içindeki payının azaldığını söyleyebilmiştir. Ayrıca elektrik fiyatlarına ilişkin olarak da 3`er aylık tarifenin belirlenmesine daha 1 ay varken seçim öncesinde propaganda amaçlı olarak elektriğe zam yapılmayacağını açıkladı. Ancak son 2 AKP Hükümeti döneminde toplamda yüzde 149`a ulaşan oranda elektriğe zam yapıldı. Böylece 230 kilovat saatlik asgari tüketim için 2007 yılında 36.4 TL ödeyen 4 kişilik aile bütçesinden 2015 yılına gelindiğinde 90.5 TL gidiyor.

AKP iktidara gelmeden hemen önce 2001 kriziyle gerçekleştirilen devalüasyon doğrudan elektrik fiyatlarına aylık zamlar halinde yansıtılmıştı. TEDAŞ verilerine göre, kilovat saat başına 2000 yılında ortalama 4.4 kuruşluk fiyat; 2001 yılında önce 9.5 kuruşa çıkarılmış, 2002 yılında ise 13 kuruşu aşmıştı. Yani AKP iktidara taşınmadan önce elektrik fiyatları 2 yıl içinde 2 kat artırılmıştı. Kemal Derviş`in ekonomi politikalarıyla krizin faturasının halka kesildiği bu dönemde yapılan zamlarla 5 yılını geçiren AKP iktidarı, ikinci seçimine de “zam yapmadık” propagandasıyla girebilmişti.

İkinci kez iktidara geldiğinde ise elektrik dağıtım özelleştirmelerine yönelik olarak yüklü zamlara başladı. AKP Hükümeti, yapılan zamların sorumluluğunu üzerinden atabilmek için de maliyet esaslı mekanizma adı altında otomatik zam dönemini başlattı. Bir ailenin asgari tüketimi üzerinden aylık elektrik faturası işte bu dönemde 36.4 TL`den Temmuz 2011 itibarıyla 62.1 TL`ye yükseltildi. Yani ikinci AKP iktidarında elektrik tarifesi yüzde 70.6 zamlandırıldı. Bu dönemde mekanizma öyle işletildi ki, maliyetler arttığı zaman fiyatlar yükseltildi, ama maliyetler azaldığı zaman fiyatlar indirilmedi. Yine bu maliyet esaslı mekanizma gerekçesiyle önce zam yapılacağı dedikoduları yayılıp; ardından bazı gazetecilere talimatlı sorular sordurulup zam yapılmayacağı bile “müjde”lendi.

AKP`nin 3. Hükümet döneminde dağıtım özelleştirmelerinin tamamlanmasıyla; zamlardan kayıp ve kaçak tahsilatlarına, şirketlere yapılan aktarımlardan halka kesilen faturaların ağırlaştırılmasına, elektrik kesintilerinin yol açtığı isyanlardan çiftçilerin destekleme ödemelerine elektrik şirketlerine olan borçları adına el konulmasına, yatırım plansızlığından 31 Mart`ta 10 saatlik tüm ülke çapındaki elektrik kesintisiyle sistem çöküşüne varıncaya kadar enerji alanında tam anlamıyla “iflas bayrağı” çekildi. 3. Hükümet Dönemi`nde elektriğe yüzde 45.7`lik zam yapılmasıyla Temmuz 2011`de 62.1 TL olan 4 kişilik ailenin asgari aylık elektrik gideri 90 lirayı aştı. Böylece 2007`den bu yana elektriğe yapılan zamlar, kümülatif olarak yüzde 149`a ulaştı. Kayıp ve kaçak bedellerinde öngörülen hedefler doğrultusunda azaltılması gereken bedeller diğer kalemlere aktarılarak faturalara ayrıca gizli zamlar yapıldı.

“Elektriğe zam yapmadık” kandırmacası, “Elektrikte 12.7 milyar dolarlık özelleştirme yaptık” güzellemesi boşa çıkan AKP`nin bugün de elektriğe zam yapılmayacağı açıklamasına sarılmaya çalıştığı görülmektedir. Ancak vatandaş zammı cebinde hissetmektedir.

Günümüzde temel bir insan hakkı olan elektriğin kamu hizmeti anlayışıyla yurttaşlara ucuz, kaliteli ve kesintisiz sunulabilmesi için kamunun yeniden inisiyatifi ele alması gerekmektedir. Bunun için de AKP döneminde tam gaz uygulanan özelleştirme, piyasalaştırma, enerji alanını kar hırsına terk eden politikalara son verilmelidir.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
YÖNETİM KURULU